ALANYA Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, şehir merkezindeki 90 otelin ve apartmanın sahibi ve yöneticisine, imar kanununa aykırı davranış içerisinde oldukları için dava açtı ve mahkemeye verdi. Gerekçesi şuydu: 'Alanya Belediyesi'nden...
ALANYA Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, şehir merkezindeki 90 otelin ve apartmanın sahibi ve yöneticisine, imar kanununa aykırı davranış içerisinde oldukları için dava açtı ve mahkemeye verdi.
Gerekçesi şuydu: “Alanya Belediyesi’nden izin almadan otel ve apartmanların çatısına GSM operatörlerinin baz istasyonlarının kurulmasına göz yummak.”
90 kişiye dava açan Sipahioğlu, peşi sıra şu açıklamayı yaptı: “Bizden ruhsat almaları gerekiyordu, ruhsatları olmadığı için biz de baz istasyonlarının kaldırılması amacıyla dava açtık.”
Ancak, aynı dakikada kendisine yöneltilen bir soruya da ne ilginçtir ki aynen şu yanıtı verdi: “İmar Müdürlüğü’ne gelip projelendirme yapsınlar, ama proje yapsalar bile ruhsat veremeyiz.”
Tam bir “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” ikilemi…
Anlayacağınız, Alanya’da şu anda tabiri caizse “iki ucu bazlı değnek” durumu yaşanıyor.
Alanya’da cep telefonu kullanımı ne zaman başladı?
Ben söyleyeyim. Cep telefonu 1995’ten beri hayatımızda var.
Sanırım, cep telefonu varsa baz istasyonlarının da var olduğunu söylemeye gerek bile yok.
Fakat, aradan geçen 16 yılın ardından, Alanya’nın şehri emini olan Başkan Sipahioğlu, “Kaldırın kardeşim ne kadar baz istasyonu varsa” diye, 90 otelci ve apartman sahibini mahkemeye verdi.
Üstelik bunu, baz istasyonlarının halkın sağlığını bozduğu iddiasına dayanarak değil, imar kanununa muhalefetten dolayı istediği belirtiliyor.
Birkaç ay sonra ne olacak biliyor musunuz?
Hakim karşısına çıkmak istemeyen ne kadar otelci ve apartman sahibi varsa, baz istasyonlarının fişini birer ikişer çekecek, külliyen kapatacak.
Ondan sonra ne mi olacak?
Belki telgrafa, hadi biraz daha çağdaş olsun, belki de 90’lı yıllarda kullanılan çağrı cihazlarına geri dönüş yapacağız.
800 senelik Selçuklu Tersanesi’ne Osmanlı gemisi koyarak pek çok ilklerinden birini daha gerçekleştiren Sipahioğlu, sanıyorum 2011 Türkiye’sinde bizi yeniden “telgraf” ve “çağrı cihazı” ile buluşturacak.
İşin şakası bir yana, bu mevzu gerçekten çok ciddi.
“Çatınıza baz istasyonu kurup kentin iletişimine katkı verdiğiniz için teşekkürler” diyeceği adamları birer ikişer mahkemeye veren Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu, baz istasyonları kaldırılınca neler olabileceğini hiç düşünmüş müdür acaba?
En basit örneği ben vereyim.
Misal, günümüz Türkiye’sinde yasal cep telefonu dinlemeleri sayesinde ele geçirilen, yakalanan ya da yakalanması an meselesi olan kaç yüz bin kişi yaşadığını Sayın Başkan biliyor mudur?
Alanya’da baz istasyonları tamamen kaldırılsa, bu karanlık adamların gelmek, yaşamak veya işlerini halletmek için can attığı yer neresi olur dersiniz.
Ajitasyon yapmak gibi olmasın ama örneğin, evinde kablolu telefon olmadığı için cep telefonu kullanmak durumunda olan kaç asker annesi, hasta yakını, müşteri bekleyen esnaf olduğunun farkında mıdır?
Bu ve benzer sebeplerle, “Baz istasyonlarını derhal kaldırın” kararının, aceleyle alınmış bir karar olduğunu düşünmek istiyorum.
(NOT: Bu yazı daha önce 26 Eylül 2011 tarihinde yayınlanmıştır)
‘Arkadaşlarla
okey oynadık’
ADALET ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) eski yöneticilerinden olan, Çimen Otel ve Özçelik Meşrubat sahibi Faruk Özçelik, önümüzdeki aylarda kongre hazırlığında olan AK Parti’nin mevcut yönetimine karşı bir liste hazırlığı içerisinde olmadığını açıkladı. Ailesine ait Çimen Otel’de zaman zaman bir araya geldiği parti içi muhalif isimler nedeniyle kamuoyunda “Güney’in karşısına rakip çıkacaklar” gibi bir algı oluştuğunu belirten Faruk Özçelik, “Parti içi muhalefeti bilmem. Ben bahse konu arkadaşlarımla okey oynamak için buluşuyorum. Sağ olsunlar beni arayıp davet ediyorlar, ben de davete katılıyorum. Bugün Hüseyin Güney de beni arayıp davet etse onun davetine de giderim ama nedense beni çağırmıyor” dedi.
‘Mahkemelik
olan akrabam’
ALANYA Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu tarafından otel ve apartman çatılarına baz istasyonları kurdurdukları için mahkemeye verilen 90 kişinin arasında ismi geçen Kuyumcu ve Türk sanat müziği sanatçısı Necip Topal, mahkemeye verilen listedeki kişinin kendisi değil yakın bir akrabası olduğunu açıkladı. Atatürk Caddesi, BP Petrol İstasyonu karşısında ikamet eden Topal ailesinin akrabası olduğunu, o ailede kendisiyle aynı ismi taşıyan bir yakınının bulunduğunu söyleyen Necip Topal, “Yeni Alanya’nın haberi üzerine telefonlarım kilitlendi. Herkes arayıp, ‘Hasan Bey seni de mi mahkemeye verdi?’ diye sordu. Bu nedenle bu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim” dedi.