Uzmanlar, halk arasında hormonlar hakkında doğru bilinen yanlışlara dikkat çekerek, kulaktan dolma bilgilerin sağlık üzerindeki olası tehlikelerini aktardı. Kortizolün tamamen zararlı olduğu ve testosteronun doğrudan saldırganlık yarattığı gibi yaygın efsanelerin bilimsel gerçekliği yansıtmadığı açıklandı.

Kaleiçi Yat Limanı mendireği için koruma projesi
Kaleiçi Yat Limanı mendireği için koruma projesi
İçeriği Görüntüle

Ergenlik hormonlarının yalnızca belirli bir yaşta üretilmeye başlandığı düşüncesi gerçeği yansıtmıyor. Uzmanlara göre östrojen, progesteron ve testosteron gibi hormonlar anne karnında ve bebeklik döneminde de aktif rol oynuyor. Özellikle bebeklik döneminde yaşanan ve mini ergenlik olarak adlandırılan geçici hareketlilik, doğurganlık sisteminin hazırlık aşaması olarak değerlendiriliyor. Dört yaş civarında yaşandığı iddia edilen testosteron patlamasına dair ise güçlü bir bilimsel kanıt bulunmuyor. İki ile on yaş arasındaki dönemin üreme hormonları açısından oldukça sakin geçtiği belirtiliyor.

HORMONLAR CİNSİYETE ÖZEL Mİ?

Hormonların yalnızca kadınları ilgilendiren bir konu olduğu yanılgısı da sıklıkla karşımıza çıkıyor. Temelde erkekler ve kadınlar aynı hormonlara sahip olup, farklılık sadece bu hormonların vücuttaki seviyelerinden kaynaklanıyor. Kadınlarda testosteron, erkeklerde ise östrojen hormonu doğal olarak bulunuyor. İnsülin, tiroit ve kortizol gibi hayati hormon sistemleri her iki cinsiyette de ortak bir mekanizmayla işliyor.

Testosteronun doğrudan saldırganlığa yol açtığı inancı da büyük ölçüde yanlış kabul ediliyor. Uzmanların aktardığına göre, bu hormon tıbbi kontrol altında düşük seviyeli kişilere verildiğinde ruh halini ve yaşam kalitesini iyileştirebiliyor. Saldırganlık sorunu, genellikle kas geliştirme amacıyla kontrolsüz ve yüksek dozda kullanılan anabolik steroidlerin beyindeki duygu merkezlerini etkilemesiyle ortaya çıkıyor.

KORTİZOL GERÇEKTEN KÖTÜ BİR HORMON MU?

Toplumda genellikle kötü hormon olarak etiketlenen kortizol, aslında vücudun temel stres yönetim sistemini oluşturuyor. Kısa vadeli stres durumlarında dikkati artıran ve kişiyi tehlikelere karşı uyanık tutan kortizolün asıl zararı, stresin sürekli hale gelmesiyle başlıyor. Uyku, beslenme ve sosyal ilişkilerin bozulmasıyla kronikleşen stres tepkisinin tehlikeli olduğu vurgulanıyor.

Menopoz ve büyüme süreçleriyle ilgili genetik faktörler de önemli bir yer tutuyor. Annelerin zorlu bir menopoz dönemi geçirmesinin, kızlarının da aynı deneyimi yaşayacağı anlamına gelmediği ifade ediliyor. Ayrıca, çocuklarda büyüme geriliği şüphesi varsa, östrojenin kemik büyüme plaklarını kapatma etkisi nedeniyle ergenlik beklenmeden hekim değerlendirmesi gerektiği hatırlatılıyor.

SOSYAL MEDYADAKİ TAKVİYE ÜRÜNLERE DİKKAT

Günümüzde sosyal medya platformlarında sıkça karşılaşılan hormon dengeleyici ürünlerin büyük bir kısmı bilimsel dayanaktan yoksun olarak pazarlanıyor. Vücudun hormon seviyelerini zaten son derece hassas bir mekanizmayla kendi kendine düzenlediği bildirildi. Erken çocukluk döneminde yaşanan obezite gibi sorunların ergenliği öne çekebileceği uyarısı yapılırken, hormon dengesizliği şüphesinde rastgele takviyeler kullanmak yerine mutlaka gerekli testler için uzman bir hekime başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi