Tarımdaki yüzde 12'lik negatif büyüme ve çiftçinin borç batağında olmasının "Tarımın Çöküş Tablosu" olduğunu ifade eden Kılıç, hükümetin tarımı masa başından yönettiğini ve kelime oyunlarıyla hakikatlerin gizlenemeyeceğini vurguladı.
"TARIMIN ÇÖKÜŞ TABLOSU" VE YETERSİZ DESTEKLER
Kılıç, konuşmasına tarımın Türkiye için en stratejik alanlardan biri olduğunu belirterek başladı: "Tarım yoksa gıda yoktur, gıda yoksa bağımsızlık yoktur." Ancak önlerinde duran 2026 yılı bütçesinin bu stratejik alanı zayıflattığını savundu.
%12 NEGATİF BÜYÜME
Tarımdaki küçülmenin inişli çıkışlı tablosunda bu sene yüzde 12’lik küçülme ile dibi bulduğunu belirten Kılıç, bu durumu "Tarımın Çöküş Tablosu" olarak nitelendirdi ve bu veriyi iktidarın "negatif %12'lik büyüme gerçekleştirdik" şeklindeki ifadelerine gönderme yaparak eleştirdi.
DESTEKLER FAİZE KARŞI DEVEDE KULAK
Kılıç’ın dikkat çektiği bir diğer çarpıcı nokta, tarımsal desteklerin faiz giderlerine oranı oldu. Bu oranın binde 6'ya kadar gerilediğini belirterek, "Faize 1000 lira harcanırken, çiftçiye sadece 6 liralık destek açıklanmıştır," dedi.
GASP EDİLEN DESTEK MİKTARI
Tarım Bakanlığı bütçesinin 542 Milyar TL olduğunu ancak yasa gereği çiftçiye ödenmesi gereken destek miktarının 772.5 milyar TL olduğunu söyleyen Kılıç,
açıklanan destek miktarı 168 milyar TL. 604,5 milyar TL'nin çiftçiden gasp edildiğini iddia ederek bu paranın nerede olduğunu sordu.
İTHALAT POLİTİKASI VE HAYVANCILIKTA Kİ KISIR DÖNGÜ
Kılıç, Türkiye'nin tarım ürünleri ithalatında dünyanın pazarı haline getirildiğini ve ülkenin bir numaralı potansiyel müşteri olarak görüldüğünü vurguladı.
Bakanlık bütçesindeki 262 Milyar liralık "vergi harcaması" kaleminin ithalatta vazgeçilen gümrük vergisini ifade ettiğini belirtti.
SIĞIR İTHALATINA 1 MİLYAR DOLAR
Sadece bu yılın ilk 8 ayında, sığır ve et ithalatına 1 milyar dolardan fazla para harcandığını açıkladı.
Hayvancılığın bir kısır döngüye girdiğini anlatan Kılıç, artan maliyetler, küçülen işletmeler, ithalatla dolan boşluk ve ithalatın yerli üreticiyi daha da zayıflatması sarmalına dikkat çekti.
BORÇLU ÇİFTÇİ VE BOŞALAN KÖYLER
Milletvekili Kılıç, tarımdaki temel sorunun "akılcı planlama ve bilimsel yönetim" eksikliği olduğunu ifade ederek, kötü sonuçların suçunun iklime veya çiftçiye yüklendiğini savundu.
Köylerin boşaldığını ve ortalama çiftçi yaşının 57'ye yükseldiğini belirterek, tarım ve hayvancılığın genç nesle aktarılamadığını dile getirdi.
ÇİFTÇİ BORÇ BATAĞINDA
2019'da %55 olan borçsuz çiftçi oranının 2024'te %28'e kadar düştüğünü ve her dört çiftçiden 3'ünün borçlu olduğunu söyledi. Çiftçinin bankalara olan borcunun 2025 sonunda 1 Trilyon 81 milyar liraya ulaşacağını ekledi.

KIRSAL KALKINMAYA YETERSİZ KAYNAK
Kırsal kalkınma alanına ayrılan kaynağın bakanlık bütçesinin sadece %11,2’si olduğunu belirten Kılıç, dünyada kırsal nüfusun stratejik başlık olarak kabul edildiğini ve Avrupa ülkelerinin köylere yerleşenlere para dağıttığını hatırlattı.
HASTALIKLAR VE UZMAN PERSONEL EKSİKLİĞİ
Şerafettin Kılıç, Tarım, Hayvancılık ve Orman alanında büyük savrulmalar yaşandığını kaydederek uzman personel ihtiyacına dikkat çekti.
Sadece bu yıl 80 bin hektar ormanın yangınlar sonucunda kaybedildiğini ve bu kaybın son 10 yılın en büyük ikinci kaybı olduğunu belirtti.
HASTALIKLAR KONTROLSÜZ
Şap hastalığının ülkeye zararının 4 milyar doların üzerinde olduğunu ancak kontrol altına alınamadığını, Kahverengi Kokarca Böceği gibi zararlıların da tarlalara büyük zarar verdiğini söyledi.
PERSONEL ALIMI ÇAĞRISI
Tarım sektöründe uzman istihdamının yetersiz olduğunu vurgulayarak, acil bir şekilde Veteriner Hekim, Gıda Mühendisi ve Ziraat Mühendisi alımlarının artırılması gerektiğini belirterek, 2026 yılı için istihdam rakamlarını sordu.

TARTIŞMALI ATMOSFERİK İZLER GÜNDEMDE
Kılıç, konuşmasının sonunda Tarım ve Orman Bakanlığı ile ilgili olmasa da hem çevresel sağlık hem de hava kalitesini ilgilendiren kritik bir konuyu, atmosferdeki izlerin sıklığı ve kalıcılığını Meclis gündemine taşıdı.
Gökyüzünde görülen atmosferik izlerin sıklığındaki artışın, özellikle büyükşehirlerde yaşayan vatandaşlar arasında çevresel sağlık ve solunum yolu hastalıklarıyla ilgili kaygıları artırdığını ifade etti.
İNCELEME TALEBİ
Bu kaygıların giderilmesi için atmosferdeki partikül ve kimyasal bileşenlerin incelenmesini, uçuş yoğunluğu ile atmosferik iz oluşumunun ele alınmasını ve hava sahamızın deney alanı, milletimizin ise denek olarak kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
Kılıç, Genel Kurulu saygıyla selamlayarak, "Böyle gelmiş olabilir ancak böyle gitmesin diye temenni ediyorum," sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.




