Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, bu durumun tamamen doğa olaylarından kaynaklandığını belirtti. Prof. Dr. Yaşar, yaptığı açıklamada, 4 Şubat’tan itibaren İzmir’de etkili olan şiddetli poyrazın deniz seviyesinin düşmesine yol açtığını söyledi.

DENİZ ÇEKİLMESİNİN SEBEBİ POYRAZ RÜZGARI

Prof. Dr. Yaşar, “Poyraz kuzeyden güneye doğru çok sert estiği için suyu güneye doğru iter. Bu da özellikle sığ bölgelerde deniz çekilmesine neden olur. Marmara’dan itibaren su Akdeniz’e doğru yığıldığı için Seferihisar, Dikili ve diğer kıyı bölgelerde su seviyesi düşer. Şu an Dikili’de su seviyesi yaklaşık 40-50 santimetre düştü ve bu süreç salı gününe kadar devam edecek. Su seviyesinin 70-80 santimetreye kadar inmesi muhtemel. Ancak bu tamamen doğal bir süreç, korkulacak bir durum söz konusu değil” dedi.

TSUNAMİ VE DEPREMLE BAĞLANTISI VAR MI?

Deniz çekilmesinin tsunami veya depremle bir ilgisinin olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, Santorini Adası ve çevresinde meydana gelen depremlerle bu olayın ilişkilendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Yaşar, “Bu, her yıl şubat ve mart aylarında sıklıkla karşılaştığımız bir durumdur. 2021 ve 2022 yıllarında da benzer olayları yaşadık. Poyraz rüzgârının şiddeti arttıkça, deniz seviyesi belirli dönemlerde düşer ve çekilmeler meydana gelir” diye konuştu.

TEKNELER KARAYA OTURDU, VATANDAŞLAR TEDİRGİN

Sığacık Mahallesi'nde deniz yaklaşık 100 metre çekilirken, bazı bölgelerde bu mesafe 150 metreye kadar çıkabileceği belirtiliyor. Çekilme nedeniyle teknelerin karaya oturduğu ve kıyı şeridinde yeni adacıkların oluştuğu gözlemlendi. Bölge halkı, yaşanan olaya dair endişe duyarken, uzmanlar bunun tamamen doğa olaylarının bir sonucu olduğunu belirtiyor.

“DOĞA FELAKETİ DEĞİL, DOĞRU ÖNLEMLER ALINMALI”

Prof. Dr. Yaşar, Türkiye’de doğal olaylara karşı gereğinden fazla korku duyulduğunu belirterek, “Doğa bizleri arkadan vurmaz, her zaman ne yapacağını önceden haber verir. Önemli olan, bu doğal olaylara karşı bilinçli olup gerekli önlemleri almaktır. Afetleri felakete çeviren şey, yanlış şehirleşme ve ihmalkârlıktır. Çürük binaların çökmesi, sel yataklarına yapılan evlerin su baskınına uğraması bizim hatamızdır. Doğanın doğal hareketlerinden korkmamamız gerekiyor” dedi.

BENZER DENİZ ÇEKİLMELERİ BAŞKA BÖLGELERDE DE GÖRÜLDÜ

Deniz seviyesindeki düşüş sadece Sığacık ile sınırlı kalmadı. İzmir Körfezi’nde de su seviyesinin yaklaşık 50 santimetre düştüğü, hatta geçmiş yıllarda deniz seviyesinin çok fazla düşmesi nedeniyle vapur seferlerinin iptal edildiği hatırlatıldı. Ayrıca Bodrum ve Akyaka gibi bölgelerde de benzer çekilmelerin yaşanmasının mümkün olduğu belirtildi.

RÜZGÂRIN ŞİDDETİ ARTINCA DENİZ GÜNEYE İTİLİYOR

Şiddetli poyraz nedeniyle suyun Akdeniz’e doğru itilerek kuzey bölgelerde deniz çekilmelerinin yaşandığını vurgulayan Prof. Dr. Yaşar, “Rüzgârın hızı saatte 50 kilometreyi aşınca bu tür doğa olayları kaçınılmaz hale geliyor. Şu an yaşanan olay da tamamen rüzgârın etkisiyle suyun güneyde birikmesi sonucu ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi