Ülkemiz son zamanlarda gergin günler geçirmektedir. Bu konulara girmeyeceğim ama bu dönemde hepimizin şaşırdığı, şaka mı dediğimiz görüntüler oldu. Bazı İstanbul takım taraftarları düne kadar birbirini öldürürken ne hikmetse bir araya...

Ülkemiz son zamanlarda gergin günler geçirmektedir. Bu konulara girmeyeceğim ama bu dönemde hepimizin şaşırdığı, şaka mı dediğimiz görüntüler oldu. Bazı İstanbul takım taraftarları düne kadar birbirini öldürürken ne hikmetse bir araya geldiler. Ellerinde içki şişeleri ile birliktelik mesajları veriyorlar. Bu konunun samimiyetsizliğini bildiğim için bu konuyu ele almak istedim.
İstanbul kenti, anakent olmasına, Türkiye’nin en önemli şehri olmasına rağmen Türkiye’mizi ve Anadolu’yu ne yazık ki temsil edememektedir. Sanayi, yazılı ve görsel basın İstanbul’dan yönetildiği için her şeyin doğrusunun orada yaşandığını düşünüyoruz. Hâlbuki sosyal yaşamı, örf ve adetleri, komşuluk ilişkileri ile tamamen Anadolu’dan kopmuş bir kenttir. Ama her olayda insanımıza basın yoluyla pompalama yapılmaktadır. Takım taraftarları da aynı durumdadır. Her maç sonrası yaşanan olaylar hala hafızamızdan silinmemiştir. Futbolda şiddetin artmasının tek sebebi İstanbul taraftarlarıdır. Bir kaç yıldır maçlara girmeme yasağı olmasına rağmen olaylar sokaklarda devam etmektedir. Bugün, semtlerinde bile karşı formalı birinin dolaşmasına izin vermeyen bu insanlar şimdi birarada bulunuyorlar. Her şerhin sonunda hayır vardır diyeceğim ama bunların samimiyetine inanmıyorum. Yıllar boyu yan yana gelmeyi bile reddeden bu topluluklar suni bir şekilde bir araya geliyorlar. Maçlar başladığı zaman ve ilk derbide bunların ne kadar samimi olduklarını birlikte göreceğiz. Özellikle Çarşı grubu, kaybolan imajını temizlemek için hep başrolde yer alıyor. Geçen yıl takımı maddi çıkarlar yüzünden desteklemediği için gerçek Beşiktaşlı taraftarlar arasında eleştirilmeye başlanan bu grup ne yazık ki gündeme böyle gelmek istiyor. Anadolu’daki saf taraftarımız da bu insanları kendilerine örnek alıyor. Çarşı grubu ne yazık ki gerçek taraftarlık görevini unutup başka işlere soyunarak yakıp yıkmaktadır. İstanbul basınında da semtin duyarlı çocukları diye kandırılmaktadır.
Anadolu taraftarından bir isteğim var. Lütfen İstanbul takım taraftarlarını ve yaptıklarını kendinize örnek almayın. Takım sevgisini insan sevgisinden üstün tutan insan olamaz. Taraftar, takımına zarar vermeyen, kendi koltuğunu kırmayan sadece takımını destekleyendir. İstanbul, taraftar açısından, kulüp idareciliği açısından ve yazılı görsel basını itibarı ile her zaman Anadolu’ya kötü örnek olmuştur. Büyük çoğunluğunun altında maddiyat ve tiraj vardır. Bu konuda yazılarıma devam edeceğim. İstanbul’da yaşadığım deneyimleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.