Geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi (AYM), basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanlara fiili hizmet zammı getiren düzenlemeyi, İş Mahkemesinin başvurusu üzerine Anayasa'nın 13 ve 60'ıncı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle...
Geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi (AYM), basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanlara fiili hizmet zammı getiren düzenlemeyi, İş Mahkemesinin başvurusu üzerine Anayasa'nın 13 ve 60'ıncı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti.
Bakırköy 13. İş Mahkemesi’nin baktığı bir davanın sonucu olarak düzenlemenin iptali için yaptığı başvuruda, basın kartı sahibi olan ve olmayan gazeteciler şeklinde ikili bir ayrımın ortaya çıktığını ileri sürdü. Bu durumun aynı işi yapanlar arasında sigortalılık hakları bakımından farklı düzenlemelere tabi olma sonucu doğurduğunu, ayrıca basın kartı alabilmek için basın iş sözleşmesi kapsamında çalışma şartının olması nedeniyle çalışanın basın kartı almasının işverenin yetkisine bırakıldığını beyan etti. Kanundaki eksiklikten kaynaklanan bu durumun çalışma hakkı ve eşitlik hakkını ihlal ettiğini ekledi.
Anayasa Mahkemesi, iptal başvurusu ile ilgili yaptığı değerlendirme sonucunda fiili hizmet zammı ile ilgili düzenlemenin, Anayasa'nın 13. ve 60. maddelerine aykırı olduğunu belirledi. Oy çokluğuyla alınan iptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararında fiili hizmet zammından sadece basın kartı sahibi kişilerin yararlanabilmesi şartının sosyal güvenlik hakkına bir sınırlama getirdiğine dikkat çekildi. Ayrıca Anayasa Mahkemesi şu tespitlerde bulundu;
- Basın kartı sahibi olmak için gerekli şartlar ve dolayısıyla fiili hizmet zammının uygulanacağı basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanların belirlenmesinde temel esaslar ve ilkeler kanunla düzenlenmeyerek bu konudaki düzenleme yetkisi, yönetmelik aracılığıyla bütünüyle yürütme organına verilmiştir.
- Basın ve gazetecilik mesleğinde fiilen çalışanların fiili hizmet zammından yararlanmaları için kuralda olduğu gibi Basın Kartı Yönetmeliği'ne göre basın kartı sahibi olmaları şartının öngörülmesi yeterli değildir.
- Kanunilik ölçütünün gerçekleşmesi için sosyal güvenlik hakkının sınırlanmasına yol açan söz konusu düzenleme nedeniyle basın kartının niteliği ile ne şekilde verileceği konusunda ve bu kartın verileceği kişilerde aranacak şartları içeren temel ilkelerin anılan hakka keyfi bir şekilde müdahale edilmesini önleyecek şekilde kanunla açık bir şekilde ortaya konulması gerekir.
- Kanunda söz konusu temel ilkeler ve kanuni çerçeve belirlenmeksizin itiraz konusu kuralla sosyal güvenlik hakkına sınırlama getirilmesine imkân tanınması temel hakların ancak kanunla sınırlanabileceğini öngören Anayasa hükmünü ihlal etmektedir.
BAHSİ GEÇEN FİİLİ HİZMET ZAMMI NEDİR?
Kanunda “fiili hizmet süresi zammı” olarak geçmekte olup halk arasında ise “yıpranma payı” olarak bilinmektedir.
Fiili hizmet süresi zammı; ağır ve riskli işlerde çalışanlara her yıl için sigorta prim günlerine ek yapılması üzerine uygulanması anlamına gelir. Bazı işlerde 60, bazılarında 90 ve hatta 180 güne kadar ekleme yapılıyor. Bu haktan hem 4a, hem 4b hem de 4c sigortalıları faydalanabiliyor.
Bir örnekle açıklamayı açalım; örneğin madencilik sektöründe çalışan bir bireyin fiili hizmet süresi zammı 180’dir. Yani birey madencilik sektöründe yılda 12 ay boyunca çalıştığında 18 ay çalışmış sayılıyor ve prim gün sayısının artmasıyla erken emeklilik imkânı elde edebiliyor.
YORUM
Fikrimce alınan karar; özellikle gazetecilik gibi nitelikli bir işte kayıtların sağlıklı ve düzenli olmasını uzun vadede sağlayacaktır. Ancak kazanılmış hak kaybına gidebilecek bir husus olduğu da göz ardı edilmemesi gerekir.
SGK’nın ve bu konuyla ilgili diğer yürütme unsurlarının bir araya gelerek, fikir birliği doğrultusunda, ne kimsenin canını yakacak ne de haksız kazanç sağlayacak bir uygulamanın ortaya konulması gerekmektedir.
BİR SORU, BİR CEVAP
Soru: 1977 doğumluyum. SSK başlangıç tarihim 15 Ekim 1995 olup, şu an 7635 gün prim ödemem var. Sorum şu: Bu 7635 gün maaşa yansır mı?
Cevap: Tabi ki yansır. Çünkü emekli aylığını; çalışma hayatı boyunca üstünden prim hesaplanan kazanç tutarı ile prim ödeme gün birlikte belirliyor. Dolayısıyla üstünden prim hesaplanan kazanç tutarı ne kadar yüksek olursa ve prim gün sayısı ne kadar fazla olursa, emekli aylığı da o derece yüksek olur.