'Ermeni soy kırımı” diye ağır bir suçlama içine giren bir avuç Ermeni diasporasının dünyanın her yerinde özellikle de batıda başlattığı propaganda ve buna dönük bazı ülkelerde aldırdıkları kararlar tabii ki hepimizi rahatsız...

“Ermeni soy kırımı” diye ağır bir suçlama içine giren bir avuç Ermeni diasporasının dünyanın her yerinde özellikle de batıda başlattığı propaganda ve buna dönük bazı ülkelerde aldırdıkları kararlar tabii ki hepimizi rahatsız ediyor.
Birçok ülkede böylesine örgütlü ve böylesine güçlü bir lobi oluşturarak tarihin bir kesitinde gerçekleşmiş doğru ya da yanlış bazı olayları parlamentoların yargılamaları ve bir karara bağlamaları kadar yanlış ne olabilir?
Türkiye’yi böylesine yakından ilgilendiren ve etkileyen hasmani bir çalışmaya karşı, biz Türklerin özellikle de yurt dışında bulunan Türk Diasporasının ne yaptığını düşünmemizde büyük yarar var.
Yurt dışında bulunan milyonlarca Türk’ün duyarsızlığı, gereken dayanışmayı gösterememesi, yeterince etkin bir mücadele verememeleri nedeniyle, haklı olduğumuz bir konuda bile dünyada haksız bir suçlamayla karşı karşıya kalabiliyoruz.
Bu konuda, yurt dışında görev yapmış bütün diplomatlarımız, bu durumdan şikayetçi olduklarını sürekli dile getirmekteler.
Ermeniler böylesine güçlü bir biçimde aleyhimizde propaganda yaparlarken, yurt dışındaki Türklerin önemli bir bölümü gelişmeleri seyretmekle yetinirlerken çok az sayıdaki Türkler ise cılız bir biçimde tepkilerini ortaya koymaya çalışıyorlar.
Hükümetlerin ve de siyasilerin tepkileri ise yeterince etkili olamamakta, halkları iknaya yetmiyor.
Ülke içindeki bazı protestolar ise, bazı derneklerin ya da kesimlerin ortaya koydukları komik ve saçma eylemler şeklinde gündeme geliyor.
Hele o, Kanuni Sultan Süleyman yerine geçip Fransa'ya ültimatom verme biçimi saçmalıktan başka bir şey değildi.
Biz her konuda, tepkileri ortaya koyarken, tepkinin ortaya konması gereken karşı cephelerde değil, kendi sahamızda törensel ve de medyatik bir gürültü çıkartmaktan öte bir şey yapmıyoruz.
Böylesine ciddi bir konuya bile, gayri ciddi bir biçimde yaklaşma aymazlığı içine girebiliyoruz.
Tarihteki 1915 tehcir olayı bir sonuç.
Aslında bu sonucu doğuran sebeplere bakmak ve bunları ortaya koymak gerekir.
Biz, sebepleri ortaya koymadığımız ya da koyamadığımız için sonuçla suçlanıyoruz.
Ermeni sorununun temeline inmek için, 1915 öncesindeki ve Kurtuluş mücadelemizde Ermenilerin neler yaptıklarına bakmamız gerekir.
Bu konuyu derinliğine öğrenmek isteyenler aşağıdaki başlıklardan internetten girerek öğrenebilirler.
ERMENİ İSYANLARI
1914 ÖNCESİ
- Musa Bey Olayı
- Erzurum Olayı
- Kumkapı Gösterisi (Temmuz 1890)
- Birinci Sasun İsyanı
- 1895 Zeytun İsyanı
- I. Van İsyanı
- Osmanlı Bankası Baskını
- İkinci Sasun İsyanı
- Yıldız Suikastı
- Adana Olayı

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI
- Bitlis İsyanları
- Erzurum İsyanları
- Elazığ İsyanları
- Diyarbakır İsyanları
- Sivas İsyanları
- Trabzon Olayları
- Yozgat Olayları
- II. Van İsyanı
- Şebinkarahisar Olayı
- Bursa Olayı
- Adana Olayları
- Urfa Olayları
- Fındıkçık Olayı
- Musa Dağı Olayı
- İzmit ve Adapazarı Olayları
- İsyanların Genel Tablosu
- Kurtuluş Savaşı ve bu süreçte Ermenilerin yaptıkları.