Gebze'de 29 Ekim 2025 tarihinde yedi katlı Arslan Apartmanı'nın aniden çökmesi sonucu aynı aileden dört kişinin hayatını kaybettiği korkunç olayın sır perdesi aralandı. Anne Emine E., baba Levent E. ile 12 ve 14 yaşlarındaki iki evladın can verdiği, sadece 18 yaşındaki Dilara B.'nin sağ kurtulduğu faciaya ilişkin bilirkişi incelemesi tamamlandı. Alanya'daki inşaat ve altyapı projelerinde risk yönetiminin önemine dair acı bir ders niteliği taşıyan ve yerel kamuoyunda yakından izlenen raporda, yıkımın bir numaralı faili olarak binanın altından geçen metro inşaatı gösterildi.
8 KİŞİLİK HEYETTEN 65 SAYFALIK ŞOK RAPOR
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma dosyasına 20 Aralık 2025 tarihinde sunulan 65 sayfalık rapor, mimar, inşaat ve jeoloji yüksek mühendislerinden oluşan sekiz kişilik uzman heyet tarafından hazırlandı. İncelemede, 2012 yılında yapılan ve 2013'te ruhsatı alınan binanın taşıyıcı sisteminde veya malzemesinde hiçbir kusur bulunmadığı ortaya kondu. Yapının müteahhidi ve yapı denetim firması aklanırken, yıkımın asıl nedeninin "radye temel altında oluşan derin boşluğa doğru ani zemin çökmesi" olduğu saptandı.
BİNAYI 7 METRE YUTAN TÜNEL KAZISI
Teknik verilere göre, Darıca-Gebze metro hattının P7 orta peron tüneli tam olarak çöken binanın altından geçiyordu. Yapının 70 metre doğusunda istasyon girişi, 30 metre batısında ise havalandırma bacası yer alıyordu. Enkaz bölgesindeki sondaj çalışmalarında, yerin 14 metre altında metro tüneli enjeksiyon betonuna, bunun 3 metre üzerinde ise devasa bir gevşeme ve boşluğa rastlandı. Bu boşluk yüzünden temeli boşa çıkan yedi katlı bina, 6-7 metre öne doğru gömülerek 45 derecelik açıyla devrildi. Çökme esnasında arka temel havaya kalkarken, ön cephedeki tüm taşıyıcı kolon ve kirişler tuzla buz oldu.
UYARILARA RAĞMEN BOŞALTILMAMIŞ
Raporda yer alan en çarpıcı detay ise facianın bağıra bağıra gelmesi oldu. Kocaeli Üniversitesi'nin Temmuz 2025'te hazırladığı raporda, söz konusu P7 peron tünelinin bulunduğu alan "yüksek riskli" olarak tescillenmişti. 22 Mart 2025'te başlayan ve 29 Haziran'da tamamlanan tünel kazılarıyla birlikte bölgedeki sağlam zeminde hacim kaybı başladı. 20 Eylül'de bitirilen betonarme kaplama sürecine kadar binadaki yatay ve düşey kaymalar tehlikeli boyutlara ulaştı. Eylül 2025 itibarıyla "orta-yüksek hasarlı" duruma gelen ve acilen tahliye edilmesi gereken bina, gerekli önlemler alınmadığı için 29 Ekim'de çöktü.
BİRİNCİ DERECE SORUMLULAR BELLİ OLDU
Uzmanların hazırladığı raporda faturanın kimlere kesildiği de netleşti. Metro inşaatının yüklenici firması, proje müdürü ile ölçüm ve denetimden sorumlu teknik personel "birinci derecede" kusurlu bulundu. Denetim görevini yerine getirmeyen müşavir firma, Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı idari mekanizmalar ve hayati risklere rağmen tahliye tedbiri almayan belediye yetkilileri ile teknik birimler ise "ikinci derecede" sorumlu tutuldu. Raporda can kayıplarının doğrudan bu ihmaller zincirine bağlı olduğu vurgulandı.





