Sakarya'nın Akyazı ilçesinde eşi tarafından bıçaklandığı iddiasıyla ağır yaralanan 6 çocuk annesi Betül Arık (50), hastanede 23 gün süren tedavisinin ardından yaşamını yitirdi. Arık'ın ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili adli süreç devam ederken, tutuklanan eşi Ömür Arık cezaevinde bulunuyor.

Buzdolabına konan stres oyuncağı patladı: 2. derece yanık
Buzdolabına konan stres oyuncağı patladı: 2. derece yanık
İçeriği Görüntüle

OLAYIN ARDINDAN HASTANEYE SEVK EDİLDİ

Olay, 5 Eylül günü Akyazı ilçesine bağlı Yağcılar Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre Betül Arık, eşi Ömür Arık tarafından bıçaklanarak ağır yaralandı. Çevrede bulunanların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Arık, Akyazı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Buradaki müdahalenin ardından durumunun ağır olması nedeniyle Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.

ŞÜPHELİ TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ

Olayın ardından bölgeden kaçtığı belirtilen Ömür Arık, jandarma ekiplerinin çalışması sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan şüpheli daha sonra adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan Ömür Arık hakkında tutuklama kararı verilerek cezaevine gönderildi. Şüphelinin tutuklanması, soruşturma sürecindeki bir koruma tedbiri niteliği taşırken olayla ilgili nihai hukuki değerlendirme yargılama sonucunda yapılacak.

23 GÜNLÜK TEDAVİNİN ARDINDAN YAŞAMINI YİTİRDİ

Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 23 gündür tedavi altında bulunan Betül Arık, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Arık'ın cenazesi Akyazı Yağcılar Mahallesi Camisi'ne getirildi. İkindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Betül Arık, ailesi ve yakınlarının katıldığı törende aile mezarlığında toprağa verildi.

ÖLÜM SONRASI ADLİ SÜREÇ NASIL İLERLİYOR?

Ağır yaralama ile başlayan vakalarda mağdurun daha sonra yaşamını yitirmesi, soruşturmanın hukuki niteliğinin yeniden değerlendirilmesini gündeme getirebiliyor. Bu tür dosyalarda savcılık; olay yeri incelemesi, tanık ifadeleri, sağlık kayıtları, adli tıp bulguları ve diğer delilleri birlikte değerlendiriyor. Ölüm ile meydana gelen yaralanma arasındaki illiyet bağının belirlenmesinde adli tıp incelemeleri önemli rol oynuyor. Suç vasfı ve şüphelinin cezai sorumluluğuna ilişkin nihai değerlendirme ise soruşturma ve yargılama sürecinde yetkili adli makamlar tarafından yapılıyor.

6284 SAYILI KANUN KAPSAMINDA KORUMA TEDBİRLERİ

Türkiye'de aile içi ve kadına yönelik şiddet vakalarında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında çeşitli koruyucu ve önleyici tedbirler uygulanabiliyor. Şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler; polis merkezi, jandarma karakolu, Cumhuriyet Başsavcılığı, aile mahkemesi, valilik, kaymakamlık ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine başvurabiliyor. Şiddete tanık olan kişilerin de yetkili mercilere ihbarda bulunması mümkün.

TEDBİR KARARLARI GECİKTİRİLMEDEN ALINABİLİYOR

Mevzuat kapsamında mağdurun güvenliğinin sağlanması amacıyla şiddet uyguladığı değerlendirilen kişinin ortak konuttan uzaklaştırılması, mağdura ve bulunduğu yerlere yaklaşmaması, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi ve gerekli durumlarda mağdur için geçici koruma sağlanması gibi tedbirlere karar verilebiliyor. Koruyucu tedbir talebinde şiddetin gerçekleştiğini gösteren belge veya delil sunulması şartı aranmıyor; başvuruların hızlı biçimde değerlendirilmesi öngörülüyor.

ŞİDDET RİSKİNDE ERKEN İHBAR KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR

Aile içi şiddet vakalarında yalnızca mağdurun değil, olaya tanık olan veya şiddet riskini fark eden kişilerin de ihbarda bulunabilmesi, erken müdahale açısından önem taşıyor. Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden kolluk kuvvetlerine ulaşılabilirken, ALO 183 Sosyal Destek Hattı üzerinden de şiddet mağdurlarına yönelik sosyal hizmet ve yönlendirme desteği alınabiliyor. Kadınlar ayrıca KADES üzerinden güvenlik güçlerinden yardım talebinde bulunabiliyor. Uzmanların ve resmi kurumların bilgilendirmelerinde, şiddet tehdidinin ortaya çıktığı durumlarda risk büyümeden yetkili birimlere başvurulması gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi