CHP'NİN geçtiğimiz Cumartesi Alanya Kültür Merkezi'nde yapılan Olağanüstü İlçe Kongresi'nde yaşananlar, en azından o gün orada bulunan partililerin ve vatandaşların hafızalarından uzun süre silinmeyecektir, emin olun. ***...

CHP’NİN

geçtiğimiz Cumartesi Alanya Kültür Merkezi’nde yapılan Olağanüstü İlçe Kongresi’nde yaşananlar, en azından o gün orada bulunan partililerin ve vatandaşların hafızalarından uzun süre silinmeyecektir, emin olun.

***

Misal, salona “eski Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı” Mustafa Akaydın ile birlikte girip orta sıralarda yan yana oturan “görevden alınan eski ilçe başkanı” Şevki Türktaş’ın isminin, bir basın mensubunun hatırlatması üzerine “lütfen” ve “metazori” anons edilmesi…

***

Misal, CHP’nin 30 Mart Yerel Seçimleri’nde Alanya Belediye Başkan Adayı olan, seçilse bugün Alanya gibi bir şehrin Belediye Reisi olabilecek Şefik Türktaş’ın isminin “partililerin hatırlatmasına” rağmen anons edilmemesi…

***

Misal, daha düne kadar Cumhuriyet Halk Partisi gibi iktidarın alternatifi bir partinin Genel Başkanı olan Deniz Baykal’ın, Antalya merkez dâhil tüm ilçelerde yapılan kongrelerde dakikalarca konuşma yapmış olmasına rağmen, sırf “Alanya’daki bazı partililerin hışmına uğramasın da aman bir tatsızlık çıkmasın” endişesiyle söz hakkı verilmemesi…

***

Misal, Kasım’ın ilk günlerinde yapılan AKP İlçe Kongresi’ne tek listeyle katılan AKP İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu’nun yönetimine giren işkadını Ceyda Görücü’nün AKP’de siyaset yaptığının haftalardır yazılıp çizilmesine karşın, “CHP Delegesi” olarak adına delege kartı çıkarılması, üstelik bunun elden elde dolaştırılıp afişe edilmesi…

***

Misal, CHP’ye 4 senedir gece gündüz emek veren, maddi manevi fedakârlıklarda bulunan Şevki Türktaş’a, bırakın plaketi veya şilti, sanki düşman askeri muamelesi yapılıp görmezden gelinerek “ismi zikredilip” ufak bir teşekkürün bile çok görülmesi…

***

Misal, Şevki ve Şefik Türktaş kardeşlerin uzak mahallelerdeki delegeleri bile kendi özel arabalarıyla alıp Damlataş’taki Kültür Merkezi’ne getirerek oy kullandırttıktan sonra gerisin geri evlerine bırakmaları… Ve aslında favori Coşkun Karadağ gibi gözükürken, Türktaş kardeşlerin ve elbette genç ekibinin bu özverili çalışması sonucu zaferi Şengül Yeşildal’ın 5 oy farkla kıl payı kazanması…

***

Yukarıda yer alan ve hemen bir çırpıda aklıma gelen detaylar ve daha fazlası, inanın ne benim, ne de o gün o salonda bulunan partililerin ve vatandaşların hafızalarından uzun yıllar silinmeyecektir.

***

Bunlar yaşandı, bitti, geçmiş olsun.

Peki, CHP’de bundan sonra neler olur?

***

Şu an CHP’nin yönetimine giren pek çok ismi yıllardır yakından tanıdığım, huyunu suyunu bildiğim için “CHP’de bundan sonra neler olur?” sorusuna kendimce bir iki yanıt vermek isterim.

***

Birincisi, “yöneticilik” konusunda “şimdilik” tam bir bilmece olan Şengül Yeşildal kongrede iyi bir hatip olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini ispat etmiştir. Yeterli midir? Elbette ilerleyen süreçte yapılacak genel seçimler baz alındığında yeterli değildir. Ama kendisinde o azim vardır.

En önemlisi de, yanında sağlam bir müttefik olarak, kapı gibi, “usta bir hatip” diyebileceğimiz, üstelik hukuki donanımı ile Avukat Erdoğan Toktaş olacaktır. Zorlandığı, nefesinin yetmediği yerlerde imdadına Toktaş yetişecektir.

***

Buna mukabil, yeni yönetime Coşkun Karadağ’ın kontenjanından giren, eski Alanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Gülçin Güner de “diksiyon sahibi” iyi bir hatiptir. Üstelik turizmi de bilir, ekonomiyi de. Hem çekirdekten turizmcidir, hem de diplomalı bir ekonomist. Konuşma yapılacağı zaman amiyane tabirle “çatır çatır” konuşmasını bilir, aynı zamanda eski ve deneyimli bir belediye meclis üyesidir.

***

Öte yandan… Alanya’da CHP denilince akla ilk gelen isimlerden biri olan Avukat Raif Karagöz’ün “Avukat” oğlu Mehmet Can Karagöz’ün yanı sıra yine CHP’nin bir dönem önemli isimlerinden biri olan merhum Hüseyin Arıkan’ın kızı Eda Arıkan, Ulaş Özgen, eski Gençlik Kolları Başkanı Pınar Vural, Hatice Toksöz Çıtak gibi genç isimler de CHP’nin “gelecek vaat eden” pırıl pırıl isimleri olarak ön plana çıkmaktadır.

***

Son tahlilde, tarafsız bir bakış açısıyla şunu söyleyip bugünlük noktayı koymak isterim.

***

CHP’nin yeni dönem yönetiminin önünde sadece iki seçenek vardır.

Ya, “muhtemelen” diğer siyasi partilerin veya “parti içi hizipçilerin” avuçlarını ovuşturarak büyük bir heyecan ve sabırsızlıkla bekledikleri gibi “Şengül Yeşildalcılar” ile “Coşkun Karadağcılar” sürekli itişip kakışacak, her toplantıda birbirlerini yiyecek, birilerinin ekmeğine yağ sürüp “Bu CHP’den bu dönem de yine bir şey çıkmaz” diyenler ne kadar da haklı çıktıklarının gururunu bir kez daha yaşayacaklardır…

Ya da… Şengül Yeşildal ve ekibinin “Siz Türktaşların adamısınız” diyenlere, Coşkun Karadağ ekibinin de “Siz de baronların yetiştirmesisiniz” diyenlere kulaklarını tıkayıp, bu kez hakikaten CHP’nin başarısı için el ele verip çalışacaklardır.

***

Kısacası…

Türk siyasetinde “ne yazık ki” artık klişe haline gelmeye başlayan “CHP’ye CHP’lilerden başkası zarar veremez” sözünü çürütecek olan da yeni yönetimdir, haklı çıkaracak olan da.