Son yıllarda, kimi çevreler, cemaatleşmenin tehlikesinden söz eder oldu. Aynı çevrelerin, benzer bir cemaatleşmeyle, içe kapanmaya başladığının farkına bile varmadıklarını söylemek mümkün! Sanırım bu, bir etki ve tepki dürtüsünden...

Son yıllarda, kimi çevreler, cemaatleşmenin tehlikesinden söz eder oldu. Aynı çevrelerin, benzer bir cemaatleşmeyle, içe kapanmaya başladığının farkına bile varmadıklarını söylemek mümkün!

Sanırım bu, bir etki ve tepki dürtüsünden başka bir şey değil.

İnsanoğlu, bir sürü gereksinmeleri nedeniyle toplu olarak yaşamayı ve işbölümü yapmayı tercih etmiştir.

Nüfus arttıkça, sorunlar büyümüş, teknoloji geliştikçe de ihtiyaçlar çeşitlendiğinden, insanlar arasında üstünlük yarışı tavan yapmaya başladı.

Böylesine karmaşık bir yapıda, insanlar yalnızlıktan kurtulmak ve kendilerini bir anlamda güvence altına alabilmek için, farklı birliktelikler oluşturmaya başladılar.

“Grup olmak insana güç verir. Hepimiz aidiyet duygusunu severiz.”

İşte bu yüzdendir ki, her toplumda olduğu gibi, bizde de çok farklı anlayışlardan yola çıkarak, bir sürü cemaatleşme gündeme geldi.

Dinsel, mezhepsel ve de tarikatlar şeklinde belli birliktelikler oluşurken, aynı paralelde, etnik, ideolojik, mesleksel, partisel hatta tutulan futbol takımına dayalı olarak bir cemaatleşmeler bile gündeme geldi.

Bu tür cemaatleşmelerin ya da birlikteliklerin olumlu yanları olduğu gibi bir sürü olumsuz yanları da olabiliyor.

Bu birlikteliklerin, insanlığa hatta bireye faydalı mı yoksa zararlı mı olduğunu anlayabilmek için, tek bir şeye bakmakta yarar var.

Bu birlikteliğin temelinde barış ve kardeşlik mi, yoksa bir kesime karşı düşmanlık mı var?

Eğer bu birliktelik bir başka birlikteliği düşman ilan ediyorsa, bu yapılanma hem bireye hem de topluma zararlıdır.“Bir birlikteliği oluşturup, güçlendirmenin en kolay yolu, ortak bir düşman bulmaktır.” Düşmanı olduğuna inanan bir yapı, ister istemez kendisi de bir başka yapı tarafından düşman olarak görüleceğinden, burada çatışma kaçınılmazdır.1980 öncesi Türk toplumu, Devrimciler ve Ülkücüler olarak birbirlerini düşman ilan edip, bu şekilde bir yapılanmayla ülkeyi kan gölüne çevirme saçmalığı içine girmişlerdi.Dünün bu düşman unsurları bugün can ciğer!Futbolda bile Galatasaray ve Fenerbahçe hatta diğer takımlarıntaraftarlarının bile birbirlerini düşman gibi görmelerinin nedeni, yöneticilerin birlikteliği güçlendirebilmek için bazı rakiplerini düşman gibi göstermelerinden başka bir şey olamaz.Artık Türk toplumu, özellikle de Anadolu insanı, bazı uyanıkların oyununa gelip, düşman arama ve düşman diye gösterilen kendi insanıyla çatışma ahmaklığından bir an önce kurtulma akılcılığını göstermelidir.