Çanakkale'de öyle efsaneler yaşanmış ki, bu hususu ancak Mehmet Akif şiirleştirmiştir. Seyit onbaşının 270 okka ağırlığındaki top mermisini sırtlayıp topun haznesine yerleştirdikten sonra bu top mermisinin düşmanın en büyük zırhlısını...

Çanakkale’de öyle efsaneler yaşanmış ki, bu hususu ancak Mehmet Akif şiirleştirmiştir. Seyit onbaşının 270 okka ağırlığındaki top mermisini sırtlayıp topun haznesine yerleştirdikten sonra bu top mermisinin düşmanın en büyük zırhlısını saf dışı bırakması, gece karanlığında elde kalan mayınları karanlık limana döktükten sonra, dönüşünde düşmanın mayın arama gemisinin projektörlerinin tam yakalayacağı sırada bataryalardan ışıldayan projektörlere yakalanıp Nusret mayın gemisinin mutlak bir faciadan kurtarılışı büyük bir efsanedir. Bugün Çanakkale zaferinin 98. yıl dönümüdür. Türk milletine kutlu olsun. Kanlarını severek akıtan, bu uğurda gazi olan ve şimdi Allah ile kucaklaşan askerlerimize Rab’bimden rahmet diliyorum.
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE
Şu boğaz harbi nedir, var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların, yükleniyor dördü, beşi. Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar; O rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar. Yaralanmış tertemiz alnından uzanmış yatıyor; Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor. Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi, Bedrin aslanları ancak, bu kadar şanlı idi… Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber, Sana ağuşunu açmış duruyor peygamber.