Ortadoğu'nun bataklık olduğundan söz edilip duruluyor. Bununla da yetinilmiyor. Türkiye olarak bu bataklıktan uzak durmamız öneriliyor. Ne yalan söyleyeyim, ben de bu söylenenlerin etkisinde kalıp, Araplardan özellikle de Ortadoğu'daki...

Ortadoğu’nun bataklık olduğundan söz edilip duruluyor.Bununla da yetinilmiyor.Türkiye olarak bu bataklıktan uzak durmamız öneriliyor.Ne yalan söyleyeyim, ben de bu söylenenlerin etkisinde kalıp, Araplardan özellikle de Ortadoğu’daki karmaşadan uzak durulmasından yana olanlardanım.Ama gene de bazı soruları sormadan da edemiyorum.Ortadoğu böylesine rezil bir bataklıksa, yüzyıllar boyu bu bataklıkta nasıl oldu da cirit atabildik diye kendi kendime sormadan da edemiyorum.Daha da ilginci, "Avrupa’nın bazı devletleriyle

ABD

, bu kadar uzaktaki bu bataklıkta, nasıl oluyor da istediği gibi top oynayabiliyor?" diye de kendime soruyorum.Ortadoğu’da büyük bir oyun oynandığı ortada.Bu bir anlamda da kumar.Türkiye’nin bu oyunun içinde aktif olarak rol almaya çalıştığı da bir gerçek.Ortadoğu’da sınırların yeniden çizilmesinden söz ediliyor.Irak ve Suriye’nin eskisi gibi olmayacağı kesin.Irak’ın üçe bölüneceği, Suriye’de de bir bölünmenin olacağı varsayılıyor.Bu bölünmelerde, özellikle de sınırların yeniden şekillenmesinde Türkiye’nin sınırlarının ne olacağı konusu tabii ki bizi çok daha fazla ilgilendiriyor.Haritalar yeniden çizilirken, bizim alanımız daralacak mı, genişleyecek mi?Doğu ve Güneydoğu’da

PKK

yüzünden bir bölünme kaygısı taşınsa da, Ortadoğu’daki son gelişmeler nedeniyle Türkiye’deki Kürtlerin önemli bir bölümü hatta

PKK

bölünmeye karşı göründüğü için Türkiye’nin sınırları hiçbir zaman değişmese de, yeni çizilecek sınırlar sonrasında Türkiye’nin her anlamda çok daha güçleneceği iddiasında bulunanlar da var.Ortadoğu’da büyük bir oyun oynanıyorsa, bu bir anlamda da bir kumarsa, Başbakan ve Dışişleri Bakanı da, bu oyuna katılarak bir kumar oynuyorlarsa, artık bundan sonra bunun önüne geçmek imkansız gibi görünüyor.Sonra ne mi olur?Kumarı kazanırlarsa kahraman, kaybederlerse hain damgasını yerler.Bizim için önemli olan, Türkiye bu kumarı oynayabilecek beceriye ya da kumarı kazanabilecek güce sahip mi?Sahipse, “Şansımız bol olsun” demekten öte diyebileceğimiz bir şey olamaz ama bu konuda ne becerimiz, ne de bir gücümüz olmadığı halde, böyle bir maceraya balıklama dalıyorsak, o zaman da, hem Başbakana, hem de Dışişleri Bakanına veryansın etmekte sonuna kadar haklıyız demektir!