YENİ bir güne uyanmak, yepyeni bir güne 'Merhaba' demek, en içten gülücüklerinizle... Bedenen, ruhen önceden bilmediğiniz pek çok şeyi karşılamaya hazır olmak… Bize sunulan bu eşsiz armağanı, her gün yeni umutlarla, yeni heyecanlarla...

YENİ

bir güne uyanmak, yepyeni bir güne 'Merhaba' demek, en içten gülücüklerinizle... Bedenen, ruhen önceden bilmediğiniz pek çok şeyi karşılamaya hazır olmak… Bize sunulan bu eşsiz armağanı, her gün yeni umutlarla, yeni heyecanlarla karşılamak... Sevgiyle, coşkuyla, istekle, yaşamın hareketliliğine adım atmak, uyum sağlamak; dişlinin çarkları arasında sıkışıp ezilmek yerine ahenkle bu hareketliliğe uyum sağlamak... Öylesine güzel ki! 'Her şeye, herkese rağmen değil her şeyle, herkesle birlikte' gülebilmek... Acıya da gülebilmek, sevince de, dertlere de gülebilmek devalara da... İşte böyle! Bunu fark edip uygulayabilmek, inanın o kadar önemli ki. Tıpkı her sabah içinde ne olduğunu bilmediğiniz kocaman bir hediye paketini kucaklamak ve heyecanla açmak gibi. Heyecandan tıpkı bir saat gibi 'tık tık tık' atan kalbinizin sizi mutluluğun doruklarına çıkarması gibi bir şey. Güzel, samimi, artılarla dolu...Yine yoğun geçecek, yine belki bir önceki günün benzerlerinden birisi olacak ama içindeki tatlı sürprizlerle bizleri heyecanlandıracak yepyeni bir gün daha kapımızda. İşte, tam olarak yaşadığımız şu an da. Sabahın ilk ışıklarıyla beraber gözlerimizi açtığımız anda bizimle, avuçlarımızın içinde. Tıpkı şekil vermemizi bekleyen bir oyun hamuru gibi. Ona istediğimiz şekli verebilir, istediğimiz renklerle harmanlayabiliriz, kimse karışamaz, kimse engelleyemez.Yaşayacağımız her günün 'şimdiye kadar yaşanılanların en güzeli' olduğu umuduyla gözlerimizi yeni doğan güne açmak, uyurken gülümsemenin mucizesini yaşamak ya da isteksizce, asık suratla; 'yaşamak zorunda olduğumuz bir gün daha, ne farkı var ki!' muamelesi yaparak akşamı zor etmek. Keyifsiz geçen saatler sonrası mutsuz bir şekilde uyumaya çalışmak, yatakta debelenip durmak.Şimdi soruyorum size hangisi daha güzel sizce?Elbette sıkıntılarımız olabilir, ilk uyandığımız anda tüm olumsuz düşünceler beynimize bir anda üşüşebilir, kırgınlıklarımız ve kalp yaralarımız içimizi sızlatabilir, evet, evet tüm bunlar, türevleri ve daha daha fazlaları olabilir; ama olsun; eğer sağlıklıysak, gücümüz kuvvetimiz yerindeyse inanın bundan daha güzel hiçbir şey olamaz. Şükretmek için neyi, kimi, neden, niye, niçin bekliyoruz ki? Sıla'nın bir şarkısında da söylediği gibi:"Yine de yeni güne uyanmaya sebebim çok". Evet, sebebimiz çok, şükretmek için, hayatı kucaklamak için, yeni bir güne mutlu başlamak için sebebimiz çok...Günü güzel bitirmenin yolu, güne güzel başlamakta gizlidir. Güzel düşünün! Düşünce, yaşam şeklinizi oluşturan, hayata bakışınızı biçimlendiren, tadına doyum olmayan mucizevî bir güçtür. Her güne, bunun bilinciyle başlamak aslında öylesine güzel ve anlamlı ki… Doy(a)mayın tadına, yaşayın, yaşatın, kucak açın…Varsın üst üste gelen aksilikler, sizi arada sırada yoklasın ne çıkar ki? Önemli olan sizin onları bir tenis topu gibi geriye göndermeniz değil mi? Haydi şimdi hep birlikte olanca gücümüz ve de içtenliğimizle yeni doğan güne kocaman bir gülücükle ‘Merhaba’ diyelim ve sarılalım hayata içten bir 'Merhaba' ile... Merhaba…