Eğer elimize ve dilimize hakim olmazsak bazı evlilikler pamuk ipliğine bağlı. Geçenlerde bir dostum hatırımı sormak için beni aradı. Konuşurken sesini üzgün hissettim. 'Arkadaş seni üzen bir şey var. Sesini beğenmedim. Neye sıkıldın?'...

Eğer

elimize ve dilimize hakim olmazsak bazı evlilikler pamuk ipliğine bağlı. Geçenlerde bir dostum hatırımı sormak için beni aradı. Konuşurken sesini üzgün hissettim. 'Arkadaş seni üzen bir şey var. Sesini beğenmedim. Neye sıkıldın?' dedim. Bana, 'Haklısın abla, beni bir değil, 3 şey sıkıp üzdü ve belki içim açılır diye sizi aradım. Hemen anladınız. Benim hayatımın yarısı insanların dertlerini canı gönülden dinlemekle geçti. Bir arkadaşım ve ablam bir gün arayla, amcamın oğlu da haftanın başında telefon ettiler. Üçü de ayrı ayrı şehirde yaşıyor. Üçü de eşlerinden ayrılmaya karar vermiş. Ablacığım üçü de çok iyi insanlar. Bu kadar tesadüf olur mu? Üçünü de çok severim. Bu kadar yakın tesadüf olur mu? Sanki sözleşmişler" dedi.

Aile ve çocukları için ne üzücü bir durum. Anne baba katlanmaya çalışıyor. Çünkü öfkelerini bir türlü yenemiyor ama çocuklar için öyle değil. Bazı çocukların iradeleri zayıf. Böyle olunca diğer çocukların etkisine girip yoldan çıkıyorlar. Bazı çocuklar da karanlık işlerde çalışan insanların ellerine düşüyor ve hayatları kabusa dönüyor. Ayrılmak isteyen bir ailede çocuklar, 'siz ayrılırsanız, evi terk ederiz' dediler ama fark etmedi. Çocuklar evi terk ettiler ve arkadaşlarında kaldılar. Anne baba pişman oldu. Sonra çocukları arayıp buldular. "Barıştık" deyip çocukları öperek ve severek ikna edip eve getirdiler ama bir hafta sonra anlaşma bitti ve bir gece baba sarhoş geldi. Günlerdir iş aramış, yok. Bir arkadaşı davet etmiş. Üzüntüsünü görünce birer içki ısmarlamış, çareyi kadehte aramışlar. Eğer çalıştığı yer iflas etmeseydi en ufak bir sorunları yoktu ama seni destekleyen birileri yoksa iş bulmak şansa kalmış. Seni tanımayan bir muhitte zor. İşe alınman için güven ve bilgi lazım. Arkadaşı birkaç yere telefon etti. Bazıları 'Biz işçilerimizin bir kısmını çıkardık. Çünkü işler durgun, maaşlarını karşılayamıyoruz. Borç birikiyor, ödeyemiyoruz. Kimi işimizi kendimiz yapıyoruz, kimi de işçimiz var' dedi. Gazete ilanlarına bakıp oralara da gitmiş. Baba iş bulamadı diye için için ağlamış. Şimdi de içki içti diye çok ağır laflar duymuş. Çocuklar araya girmiş, anneyi kenara çekmişler ve kızmışlar. 'Anne çok ileri gittin. Babam bizi düşündüğü için çok üzüntülü. Bilgisayar ve ev borcunu nasıl ödeyeceğini düşünüyor. Ona bağıracağına tatlı sözler söyleyip, Allah Kerim deseydin yarın konuşur, çareler arardınız. Ne sizin babama, ne babamın size böyle sözler söylemeye hakkınız yok. Üstelik iş sorunu babamın suçu değil. Yıllardır gık demeden çalıştı, hasta oldu, kendine acımadan yine işe gitti' demiş. Evlilik karşılıklı fedakarlık, anlayış, sevgi ve saygı, iyi günde kötü günde bir yastığa baş koymak değil mi? En kötü günde böyle sözler kullanılırsa ne oluyor? Yuvalar bozuluyor ve birçok genç evliliği değil, arkadaşlığı tercih ediyor. Kimi de parası olmadığı veya bir aileyi idare edemeyeceği için gördüklerinden ve duyduklarından korkuyor. Bazı eşler hayat şartlarından dolayı dili çok bozuk ve sinirli oldu. Çünkü sinirleri çok yıprandı. Çok eskiden para yeterli oluyordu. Bir tek baba çalıştığı halde her şey hilesizdi ve kaliteliydi. On paranın bile değeri vardı. Normal bir yaşantı vardı ama herkes mutluydu. Lüks yoktu, bazı evlerde ne elektrik, ne çeşme suyu vardı. Kimisinde kuyu olurdu. Çamaşır külle veya soda ile elde yıkanırdı. Kova veya teneke ile suyu taşırdık ama yorulmazdık. Sağlıklı gıda ve temiz hava vardı. Radyasyon yanımıza uğramazdı. Hastalıkları tek tük duyardık. Dostluklar çok kaliteli idi. Düzgün bir yaşam vardı. Dost ve arkadaşların sevgi dolu bakışı ve soylu davranışı bir başka idi. Kalbiniz güven ve sevgi dolu, hoşgörülüydü. Herkes hayatından memnundu. Tatlı dil, sevgi ve saygı her kapıyı açardı. Bir de bu zamana bakalım. Her ihtiyacı olan ve lüks içindeki birçok kişi mutsuz. Bazı kişilere bunlar yetmiyor. Bazı kişiler de daha çok kazanarak ve başkasını ezip geçerek kazanıyor. Bazı aileler de bu yüzden yıkılıp dağılıyor. Eski akraba bağlılığı da yok. Bazı akrabalar da ancak kendi kendine zor yetiyor. Öyle bir devirdeyiz. İntiharlar çoğaldı. Bunalımdan dolayı insanlar kendini öldürüyor. İnsanlara ve ailelere çok yazık oluyor. Yüce Allah hepinizin işini düze çıkarıp rahat, helal bir kazanç ile birlik ve düzen versin.