"DOGMA
, insan aklının, insan aklını engellemesidir."
"Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür."
Bilimin ötelenip, dogmaların ağırlık kazandığı toplumlarda, cahil yığınlar içinden çıkan uyanık, üçkağıtçı hainler, bilgisiz çocukları ve yetişkinleri şu ya da bu biçimde etkileyip beyinlerini yıkayarak, tıpkı 15 Temmuz rezilliğinde olduğu gibi, insanlık dışı bir ihanetin için sürükleyebilmekteler.
"Belli düzlüklerde küçücük tepecikler kendilerini dağ sanır."
Aynı şekilde, cahil insanlar da, az bilgili, güzel konuşan insanları bilge sanır.
"1,6 milyar nüfuslu İslam dünyasında iki Nobel Ödülü alan, biri fizik, diğeri kimya. Aynı dönemde, aynı dallarda Nobel ödülü alan Yahudi 79."
"Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir."
Eğer bir toplum, dogmalara yöneltilir ya da yönelirse, o toplumun gelişip kalkınması hayal olur.
Aslında bilim, Yaradan’ın yarattığı tüm canlı, cansız varlıkların ciltler dolusu kitap olduğunu düşünerek sadece onu okuyup, araştırıp, inceleyerek Yaradan’ın mükemmelliğini ve yüceliğini ortaya koymakta.
Yaradan’ı bir sihirbaza dönüştürüp, "Ol dedi oldu" diyerek işin içinden sıyrılmak, bilgisizliğin kolaycılığından başka bir şey olamaz.
Evreni, insan anatomisini ve dünyadaki tüm canlı ve cansız varlıkları bilimsel açıdan incelediğimizde ne denli bir mükemmelliğin ve de uyumun içinde yaşadığımızı görürüz.
Toplum olarak, artık her alanda, siyasetten, tüm dinsel, mezhepsel ve tarikatsal anlamda, kendi kendimize yarattığımız tabulara tapınmayı bırakmalıyız.
Çok daha önemlisi, siyasetçilerimiz de, oy kaygısına dayalı olarak, hamasi çıkışlardan vazgeçip, bilimin dışına çıkarak, dinsel, mezhepsel ve de etniseye dayalı yapılanmalara yönelerek, insanların inançlarını istismar etmeyi bir kenara bırakıp, devlet adamlığı ciddiyeti içinde bilime yönelmeleri gerekir.
Siyasilerimiz, siyasi kaygılara dayalı olarak hamasi çıkışları ve popülizmi bırakıp, belli bir gerçekçilik içinde, her şeyin üzerinde ülkeyi ve ülke insanının yararını düşünmeliler.
Siyasilerimizin 15 Temmuz felaketi sonrasındaki demokrasiyi sahiplenip, her tür darbeye karşı çıkışlarını alkışlıyoruz.
Umarız, bu balayı dönemi geçici olmaz.
Çok daha önemlisi, umarız, böylesine mükemmel ve övünülecek toplumsal bütünlük ve bu coşku, kimilerince siyasi ranta çevirme ilkelliğine dönüştürülmeye kalkılmaz.