Son yıllarda modaya dönüşen saçma sapan eylemler karşısında çok ciddi anlamda bir karamsarlığa sürüklendiğimi itiraf etmemde yarar var. Belli kavramları ve de belli tarihi değerleri hatta toplumun bütününe mal olması gereken simgeleri,...
Son yıllarda modaya dönüşen saçma sapan eylemler karşısında çok ciddi anlamda bir karamsarlığa sürüklendiğimi itiraf etmemde yarar var. Belli kavramları ve de belli tarihi değerleri hatta toplumun bütününe mal olması gereken simgeleri, sloganlaştırarak ilericilik ve devrimciliğe soyunmuş görünerek, çağdaşlıktan söz edenlerin bu tutumları beni deli ediyor.Belli önyargıların tutsağı haline gelip, ideolojik körlükle olayları ve gelişmeleri değerlendirerek bir toplumun kaderiyle oynanamaz.PKK, BDP ve KCK’nın ülke genelinde başlattığı eylemlerin hangi boyutlara vardığını ve bu eylemler sonucunda ne kadar can ve mal kaybına uğradığımız ortadayken, CHP’nin böylesine kritik bir süreçte, PKK’lıların ekmeğine yağ sürecek bir biçimde, siyasi ortamı germe adına, milli bir bayramın kutlanılmasında alternatif bir Cumhuriyet Bayramı kutlamasını gündeme getirerek, siyasi bir çıkışa imza atarak, toplumu meydanlara çekerek provokasyonlara açık bir ortam yaratması anlaşılır gibi değil.Açlık grevleri ve ölüm oruçları PKK, BDP ve KCK’nın organize ettiği ortadayken, kimi aydınların, yazar çizerlerin, siyasilerin hatta DİSK, KESK gibi sendikalarla bazı demokratik kitle örgütlerinin bu eylemleri destekler biçimde, PKK’nın şantajlarına boyun eğilmesi anlamına gelecek açıklamalarda bulunmaları ve sokağa dökülmeleri anlaşılır gibi değil! Yıllarca idealistçe peşinden koştuğum, en ön saflarda yer aldığım ilericilik ve çağdaşlık idealinin, bu denli yozlaştırılarak, ülkede kaos yaratma aracı olarak kullanılması kadar beni üzen bir şey olamaz.İrtica, gericilik anlamına geldiğine göre, bugün ilericilikten söz edenler, yüz yıl öncesinin somut koşullarında hayata geçmiş değerlere öykünerek, belli tabular yaratıp tıpkı dinsel ritüellere tapınanlar gibi bunlara tapınanların, bugün şeriat getirecekler diye suçladıkları insanların, siyasi aktörlerin hatta liderlerin bile gerisinden koşmaları bir yana, bunun farkına bile varmamaları anlaşılır gibi değil!Bunlara haksızlık da yapmak istemiyorum. Belki de bunlar, soyut kavram ve sloganlar, şiirsel söylemler, siyasi tartışmalarda demagoji yapma sanatından başka bir şey bilmediklerini bildikleri için, bu tür bir saçmalığa yelken açarak, yığınları şu ya da bu kavramdan yola çıkarak eylemlere sürükleyerek, onları diri ve zinde tutarak belli hazır kuvvetler ve de timlerle gündemde kalmanın uyanıklığını sergiliyor da olabilirler!Her ne yaparlarsa yapsınlar, bu ülkeye ve bu ülke insanına hayatı zindan etmekten başka bir şey yaptıklarına ve yapabileceklerine şahsen ben inanmıyorum.– DEVAMI YARIN -