Apple’ın paralı casus yazılım tehditlerine ilişkin son güvenlik bildirimlerinin Türkiye’deki üst düzey kamu görevlilerine de ulaştığı bildirildi. Middle East Eye’dan Ragıp Soylu’nun aktardığı bilgilere göre, en az üç Türk bakanın kullandığı iPhone için olası bir casus yazılım saldırısına karşı uyarı gönderildi. Söz konusu bildirimlerin, Apple’ın ağustos ayında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 110 ülkedeki kullanıcılara yönelik güvenlik uyarılarının bir parçası olduğu belirtildi. Bakanların kimlikleri ise güvenlik gerekçesiyle açıklanmadı.
BAKANLARIN TELEFONLARI DEĞİŞTİRİLDİ
MEE’ye konuşan bir Türk yetkili, yapılan ilk değerlendirmelerde bakanların telefonlarına yönelik sızma girişimlerinin başarılı olmadığına inanıldığını söyledi. Hedef alınan kişilerin hassas bilgileri korumak amacıyla güvenliği artırılmış cihazlar ve özel şifreli uygulamalar kullandığı ifade edildi. Apple’ın uyarısının ardından cihazların Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından incelendiği, telefonların yenileriyle değiştirildiği ve ek koruma tedbirlerinin devreye sokulduğu aktarıldı.
Türkiye’de ulusal siber güvenlik faaliyetlerinin koordinasyonu açısından önemli görev üstlenen Siber Güvenlik Başkanlığı, 8 Ocak 2025’te yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kuruldu. Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum; siber güvenlik politikalarının ve stratejilerinin oluşturulması, eylem planlarının hazırlanması, tehditlerin takip edilmesi ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun sağlanması gibi alanlarda görev yapıyor. Üst düzey kamu görevlilerini hedef alan bir saldırı şüphesinde cihazların izole edilmesi, dijital bulguların incelenmesi ve iletişim altyapısının güvenliğinin yeniden değerlendirilmesi olay müdahale sürecinin önemli parçaları arasında bulunuyor.
PARALI CASUS YAZILIM NEDİR?
Apple’ın “mercenary spyware” olarak adlandırdığı paralı casus yazılımlar, sıradan zararlı yazılımlardan farklı olarak genellikle belirli kişileri hedeflemek üzere geliştirilen son derece gelişmiş gözetleme araçlarından oluşuyor. Bu teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılmasının yüksek maliyet gerektirmesi nedeniyle siyasetçiler, diplomatlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları ve kritik görevlerde bulunan yöneticiler en fazla risk taşıyan gruplar arasında gösteriliyor. Apple da bu saldırıların çok sınırlı sayıdaki kişiye yöneltildiğini ve sıradan siber suç faaliyetlerinden çok daha karmaşık olduğunu belirtiyor.
TELEFONA DOKUNMADAN SIZMAK MÜMKÜN
Gelişmiş casus yazılımlarda saldırı her zaman kullanıcının şüpheli bir bağlantıya tıklamasıyla başlamıyor. Geçmişte ortaya çıkarılan bazı saldırılarda “zero-click” olarak bilinen yöntemlerle, mesajlaşma veya görüntü işleme gibi telefon servislerindeki güvenlik açıklarından yararlanıldığı belirlendi. Bu yöntemde hedef kişinin herhangi bir dosya açmasına ya da bağlantıya dokunmasına gerek kalmadan saldırı zinciri çalıştırılabiliyor. Başarılı bir bulaşma sonrasında casus yazılımlar, sahip oldukları yetkilere bağlı olarak mesajlar, iletişim kayıtları, konum bilgileri ve cihazdaki diğer hassas verilere ulaşmayı hedefleyebiliyor.
Apple, paralı casus yazılım saldırısıyla uyumlu faaliyet tespit ettiğinde hedef alınmış olabilecek kullanıcıya doğrudan tehdit bildirimi gönderiyor. Şirket, bu uyarıların kesin bir adli tespit anlamına gelmemekle birlikte yüksek güven düzeyine sahip olduğunu ve ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Apple ayrıca saldırganların yöntemlerini değiştirmesini kolaylaştırmamak amacıyla bildirimleri hangi teknik göstergelerin tetiklediğine ilişkin ayrıntıları kamuoyuyla paylaşmıyor. Şirketin açıklamasına göre 2021’den bu yana bu tür uyarılar dünya genelinde 150’den fazla ülkedeki kullanıcılara gönderildi.
SALDIRININ KAYNAĞINI BULMAK NEDEN ZOR?
Son olayda hangi casus yazılımın kullanıldığı veya saldırı girişiminin arkasında kimlerin bulunduğu konusunda doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Siber casusluk operasyonlarında kullanılan sunucular, ara bağlantılar ve farklı ülkelerdeki internet altyapıları gerçek saldırganın konumunu gizleyebildiği için yalnızca bir IP adresinden hareketle kesin bir ülke ya da aktör belirlemek mümkün olmayabiliyor. Ayrıca telefon üzerinde gerçekleştirilen bazı değişiklikler veya güncellemeler adli incelemede kullanılabilecek geçici dijital izlerin kaybolmasına yol açabileceğinden, yüksek riskli olaylarda cihaz üzerinde işlem yapılmadan önce uzman ekiplerin inceleme yapması önem taşıyor.
2021'DE PEGASUS GÜNDEME GELMİŞTİ
Türkiye’de üst düzey yetkililerin casus yazılım saldırılarıyla ilişkilendirilmesi ilk kez yaşanmıyor. 2021’de yayımlanan Pegasus Project araştırmasında, İsrailli NSO Group tarafından geliştirilen Pegasus adlı casus yazılım dünya çapındaki gözetleme faaliyetleri nedeniyle gündeme gelmişti. Forbidden Stories ve uluslararası medya kuruluşlarının yürüttüğü araştırmada, 2016’dan itibaren 50 binden fazla telefon numarasının potansiyel gözetleme hedefleri arasında yer aldığı ortaya konmuştu. Bir telefon numarasının listede bulunmasının tek başına cihazın başarıyla ele geçirildiğini kanıtlamadığı da araştırmalar sırasında özellikle vurgulanmıştı. Aynı dönemde Türk yetkililerin de olası hedefler arasında bulunduğuna ilişkin haberlerin ardından bazı cihaz ve telefon numaralarının değiştirildiği bildirilmişti.
ÜST DÜZEY İSİMLER NEDEN HEDEFTE?
Bakanlar ve diğer üst düzey devlet görevlilerinin telefonları yalnızca kişisel bilgiler değil; diplomatik temaslar, toplantı planları, iletişim ağları ve kamu politikalarına ilişkin hassas veriler barındırabileceği için istihbarat açısından yüksek değer taşıyor. Özellikle siyasi, diplomatik ve ekonomik rekabetin yoğun olduğu bölgelerde bu tür cihazlara erişim sağlamak saldırganlara yalnızca tek bir kişinin bilgilerini değil, o kişinin temas halinde bulunduğu geniş bir çevreyi analiz etme imkânı da verebiliyor. Bu nedenle siber casusluk, klasik istihbarat faaliyetlerinin dijital alandaki en kritik unsurlarından biri haline gelmiş durumda.
CASUS YAZILIMA KARŞI NE YAPILMALI?
Apple, tehdit bildirimi alan yüksek riskli kullanıcıların uzman siber güvenlik desteğine başvurmasını ve gerekli durumlarda iPhone’daki Kilit Modu’nu etkinleştirmesini öneriyor. Kilit Modu, saldırı yüzeyini azaltmak amacıyla bazı mesaj eklerini, web teknolojilerini ve bağlantı özelliklerini sınırlıyor. Genel kullanıcılar açısından ise işletim sisteminin güncel tutulması, iki faktörlü kimlik doğrulamanın kullanılması, güçlü ve benzersiz parolalar tercih edilmesi ve bilinmeyen kaynaklardan gelen bağlantı veya dosyaların açılmaması temel güvenlik önlemleri arasında bulunuyor. Apple ayrıca gerçek tehdit bildirimlerinde kullanıcılardan parola veya doğrulama kodu istemediğini; uyarının gerçekliğinin Apple hesabına giriş yapılarak kontrol edilebileceğini belirtiyor.




