Ekonomist Selçuk Geçer, altın fiyatlarındaki yükselişin tesadüf olmadığını savundu. “Altın umut değil alarm varlığıdır” diyen Geçer, küresel kriz riskine dikkat çekti.
Altın fiyatlarında son günlerde yaşanan sert hareketlilik yatırımcıların kafasını karıştırdı. Ons altın kısa süre içinde 4 bin 900 dolar bandından 5 bin 147 dolar seviyesine kadar yükselirken, piyasalarda “yeni bir küresel dalga mı geliyor?” sorusu gündeme geldi. Özellikle jeopolitik risklerin artması ve Orta Doğu’daki gerilim, güvenli liman talebini yeniden artırdı.
Alanya’da kuyumcu vitrinlerinin önünde durup fiyat soranların sayısı arttı. Gram altın yükseldikçe düğün yapacak aileler, birikim yapan memurlar, hatta küçük esnaf bile “Şimdi mi almalı, beklemeli mi?” sorusunu birbirine soruyor. Piyasada bir tereddüt havası var.
“ALTIN UMUT DEĞİL, ALARM VARLIĞIDIR”
Ekonomist Selçuk Geçer, köşe yazısında altındaki yükselişin arkasında yatan nedenlere dikkat çekti. İran–ABD hattındaki gerilimin bölgesel olmaktan çıkıp küresel sistemi etkileyebilecek bir boyuta ulaştığını belirten Geçer, yatırımcı psikolojisinin değiştiğini vurguladı.
Geçer, “Böyle dönemlerde yatırımcı getiri hesabı yapmaz, önce hayatta kalmayı düşünür. Altın da bu refleksin en net adresidir” ifadelerini kullandı.
Ona göre yaşanan tablo bir çelişki değil. Aksine, piyasaların doğal refleksi. Çünkü altın yükselirken çoğu zaman başka bir yerde bir kırılma yaşanıyor. Hisse senetleri baskılanıyor, tahvil tarafında stres artıyor, para birimleri dalgalanıyor. Yani altın tek başına yükselmiyor; sistemdeki tedirginliği yansıtıyor.
JEOPOLİTİK RİSK VE KÜRESEL SİSTEM VURGUSU
Geçer, dünya ekonomisinin zaten kırılgan bir zeminde ilerlediğini belirterek, Orta Doğu’daki gerilimin bu yapının üzerine yeni bir yük bindirdiğini savundu. Ona göre altındaki yükseliş rastlantı değil, bir mecburiyet.
“Altın konuşsaydı, dünya ekonomisinin yorgun olduğunu söylerdi” diyen Geçer, yükselişin bir alarm sinyali olarak okunması gerektiğini ifade etti.
Alanya gibi turizm gelirine dayalı şehirlerde küresel kriz beklentisi ayrı bir tedirginlik yaratıyor. Turizm sezonu yaklaşırken döviz ve altın fiyatlarındaki oynaklık, hem işletmecileri hem de çalışanları düşündürüyor. Bir yanda düğün hazırlığı yapan gençler, diğer yanda kredi ödemesi olan esnaf… Hesaplar yeniden yapılıyor.
Şimdilik net olan şu: altın fiyatları ve küresel kriz beklentisi 2026 başlığında piyasalar yeni bir döneme girmiş görünüyor. Ama bu dalga nereye kadar gider, işte onu zaman gösterecek. Belki de asıl soru şu…
Not: Bu haberde yer alan değerlendirmeler yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.



