Kamuoyunda “Aleyna Çakır” adıyla bilinen Sema Esen’in ölümüne ilişkin davada Ankara 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı. Mahkeme, sanık Ümitcan Uygun’u “intihara teşvik etmek ve intihar kararını kuvvetlendirme” suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırırken, “eziyet etme” suçlamasından beraatine hükmetti. Karar duruşmasına başka bir davadan hükümlü olan Uygun, Esen’in ailesi ve taraf avukatları katıldı.

AİLE ŞİKAYETİNİ SÜRDÜRDÜ

Duruşmada Ankara Barosu Gelincik Merkezi’nin davaya katılma talebi, savcının görüşü doğrultusunda mahkeme tarafından reddedildi. Sema Esen’in ailesi ise sanık hakkındaki şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Baba Mehmet Esen adalete güvendiğini ifade ederken, anne Hatun Esen sanığın ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Ailenin duruşmadaki sözleri kendi değerlendirme ve taleplerini yansıtırken, mahkeme kararını dosyadaki deliller ve yöneltilen suçlamalar kapsamında verdi.

Antalya’da 2,4 milyonluk ziynet hırsızlığı: 3 tutuklama
Antalya’da 2,4 milyonluk ziynet hırsızlığı: 3 tutuklama
İçeriği Görüntüle

Ümitcan Uygun son savunmasında suçlamaları kabul etmedi. Sema Esen’le birlikte yaşadıklarını ve evlilik düşüncesi bulunduğunu anlatan Uygun, Esen’e eziyet ettiği, parasını aldığı veya onu farklı eylemlere zorladığı yönündeki tanık anlatımlarını reddetti. Uygun, Esen’in ölümüne neden olmadığını savunarak beraatini talep etti. Mahkeme ise yapılan savunmaların ve taraf avukatlarının beyanlarının ardından hükmünü açıkladı.

İNTİHARA YÖNLENDİRME SUÇU NASIL DÜZENLENİYOR?

Türk Ceza Kanunu’nun 84’üncü maddesinde “intihara yönlendirme” ayrı bir suç olarak düzenleniyor. Kanunda bir kişiyi intihara azmettirmek, teşvik etmek, mevcut intihar kararını kuvvetlendirmek veya intihara yardım etmek cezai sorumluluk doğurabilecek fiiller arasında sayılıyor. İntiharın gerçekleşmesi halinde kanunda daha ağır bir ceza aralığı öngörülüyor. Bu nedenle bu tür dosyalarda yalnızca ölümün nasıl meydana geldiği değil, sanığın davranışları ile kişinin intihar kararı arasında ceza hukuku bakımından kurulabilecek bağ da yargılamanın temel başlıklarından birini oluşturuyor.

“Eziyet” ise Türk Ceza Kanunu’nda intihara yönlendirmeden ayrı bir suç tipi olarak ele alınıyor. Bu nedenle aynı olay kapsamında birden fazla suçlama yöneltilmesi, mahkemenin bütün suçlar açısından aynı sonuca ulaşmasını gerektirmiyor. Ceza yargılamasında her suçlama kendi unsurları ve delilleri üzerinden değerlendiriliyor. Sema Esen dosyasında da mahkeme, intihara teşvik ve intihar kararını kuvvetlendirme yönünden mahkumiyet kurarken eziyet suçundan beraat kararı verdi.

2020’DEKİ ÖLÜMÜN ARDINDAN UZUN YARGI SÜRECİ

Sema Esen, 3 Haziran 2020’de Ankara’nın Keçiören ilçesindeki evinde ölü bulundu. Ölümün ardından başlatılan soruşturma kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Uygun’un Esen’e daha önce şiddet uyguladığı belirtilen görüntülerin sosyal medyada yayımlanması da dosyaya yönelik ilgiyi artırdı. Soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamede Uygun hakkında “intihara teşvik etmek, intihar kararını kuvvetlendirme” ve “eziyet etme” suçlarından ceza istendi.

Bu tür şüpheli ölüm dosyalarında adli tıp incelemeleri, olay yeri bulguları, tanık ifadeleri, tarafların önceki iletişimleri ve hukuka uygun şekilde elde edilen dijital materyaller birlikte değerlendirilebiliyor. Özellikle intihara yönlendirme suçlamasında, sanığın hangi söz veya davranışının mağdurun kararını teşvik ettiği ya da kuvvetlendirdiğinin somut deliller üzerinden ortaya konulması gerekiyor. Benzer nitelikteki davalarda da mahkemeler her dosyanın kendine özgü delil durumuna göre değerlendirme yaptığından, başka bir dosyada verilen karar tek başına aynı sonucun doğacağı anlamına gelmiyor.

KARARDAN SONRA HUKUKİ SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK?

Ankara 34’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin açıkladığı hüküm ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde. Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca ilk derece ceza mahkemelerinin hükümlerine karşı, kanundaki istisnalar dışında istinaf yoluna başvurulabiliyor. Bu aşamada bölge adliye mahkemesi hükmü usul ve esas yönlerinden inceleyebiliyor; sonraki kanun yolları ise verilen kararın niteliğine ve Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki koşullara göre belirleniyor. Bu nedenle hükmün kesinleşme durumu, gerekçeli kararın tamamlanması ve tarafların kanun yolu başvurularının ardından netleşecek.

Sema Esen’in Ankara’nın Keçiören ilçesinde yaşanan ölümüyle başlayan süreç, yıllar süren soruşturma ve kovuşturmanın ardından ilk derece mahkemesinin hükmüne ulaştı. Mahkemenin 4 yıllık hapis cezası ve eziyet suçuna ilişkin beraat kararı, dosyadaki iki ayrı suçlama bakımından farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkardı. Bundan sonraki aşamada tarafların gerekçeli karara karşı kullanacağı kanun yolları ve üst derece mahkemelerinin olası incelemesi takip edilecek.

Kaynak: Haber Merkezi