İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca sermaye piyasasındaki işlemlere yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk ile Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Beş şüpheli, hakimlikteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından tutuklandı. Soruşturmanın halen devam ettiği bildirildi.
SORUŞTURMANIN MERKEZİNDE KTLEV İŞLEMLERİ VAR
Dosyanın çıkış noktasını Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ (KTLEV) paylarında gerçekleştirilen işlemler oluşturuyor. Başsavcılığın daha önce yaptığı açıklamaya göre, Sermaye Piyasası Kurulunun denetim çalışmaları sonrasında söz konusu payda piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle adli süreç başlatıldı. Soruşturma kapsamında toplam 25 şüpheli hakkında işlem başlatıldığı, bunlardan 15'inin gözaltına alındığı ve firari durumda bulunan 10 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü açıklanmıştı. SPK'nın 17 Eylül'de yayımlanan bültenlerinde de sermaye piyasası işlemlerine yönelik çeşitli inceleme ve yaptırım kararları kamuoyuna duyuruldu.
MALİ HAREKETLER DE MERCEK ALTINDA
Soruşturmanın yalnızca borsadaki alım-satım emirleriyle sınırlı tutulmadığı, mali hareketlerin de ayrıntılı biçimde incelendiği görülüyor. Başsavcılığın MASAK'a gönderdiği müzekkereyle Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi istendi. Talep kapsamında yöneticilerin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi, 2024 yılından itibaren gerçekleştirilen yurt dışı para ve kripto varlık transferleri ile hesaplara giren ve çıkan paraların incelenerek Başsavcılığa iletilmesi öngörüldü.

Soruşturma kapsamında ayrıca mal varlıklarının kaçırılması, üçüncü kişilere devredilmesi veya azaltılması ihtimaline karşı çeşitli kurumlara bildirim yapıldığı açıklanmıştı. Bankacılık sistemi, noterlik işlemleri, tapu kayıtları, deniz ve hava taşıtları ile mali hareketlere ilişkin kurumların sürece dahil edilmesi, savcılığın finansal tabloyu bütüncül biçimde incelemeyi amaçladığını gösteriyor. MASAK ise mevzuat gereği suç gelirlerinin aklanması ve terörizmin finansmanının önlenmesine ilişkin mali verileri analiz edebiliyor, gerekli durumlarda elde ettiği analiz ve inceleme sonuçlarını adli makamlarla paylaşabiliyor.
PİYASA DOLANDIRICILIĞI NASIL İŞLİYOR?
Sermaye Piyasası Kanunu'nda piyasa dolandırıcılığı hem işlem bazlı hem de bilgi bazlı fiiller üzerinden düzenleniyor. SPK'nın yatırımcılara yönelik açıklamasına göre işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı; bir sermaye piyasası aracının fiyatı, fiyat değişimi, arzı veya talebi konusunda yanlış ya da yanıltıcı izlenim oluşturmak amacıyla alım-satım yapılması, emir verilmesi, emirlerin değiştirilmesi veya iptal edilmesi ve hesap hareketleri gerçekleştirilmesi gibi işlemleri kapsayabiliyor. Bu tür soruşturmalarda tek başına fiyatın yükselmesi veya düşmesi değil, işlemlerin amacı, hesaplar arasındaki bağlantılar, emirlerin zamanlaması, işlem yoğunluğu ve mali hareketlerin bütünlüğü değerlendirmeye konu olabiliyor.

YATIRIMCILAR NELERE DİKKAT ETMELİ?
SPK, özellikle olağan dışı fiyat ve işlem hacmi hareketlerinin görüldüğü dönemlerde yatırımcıların şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu üzerinden yapılan açıklamaları ve piyasaya duyurulan resmi bilgileri takip etmesini öneriyor. Kamuya açıklanan bilgilerle açıklanamayan sert fiyat veya miktar hareketlerinde daha ihtiyatlı davranılması, sosyal medya veya kapalı gruplardan gelen yönlendirmelerin tek başına yatırım kararına dönüştürülmemesi önem taşıyor. Kurul ayrıca yatırımcıların hesaplarını başkalarının kullanımına açmaması ve başka kişilere ait işlemlere aracılık etmemesi gerektiğine öne çıkıyor.
TUTUKLAMA KARARI HÜKÜM ANLAMINA GELMİYOR
Ceza soruşturmasında tutuklama, yargılama sonucunda verilmiş bir mahkumiyet kararı değil, soruşturma veya kovuşturma sürecinde uygulanan bir koruma tedbiri niteliğinde. Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre tutuklama kararı için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin yanında kanunda öngörülen bir tutuklama nedeninin de bulunması ve tedbirin ölçülü olması gerekiyor. Bu nedenle soruşturmada adı geçen kişilere yöneltilen iddiaların kesinleşmesi ancak yargılama sürecinin tamamlanması ve mahkeme kararının kesinleşmesiyle mümkün olacak.

RESMİ SÜREÇ NASIL İLERLEYECEK?
Bundan sonraki aşamada savcılığın SPK incelemeleri, MASAK analizleri, banka hareketleri, yatırım hesapları ve diğer mali kayıtları birlikte değerlendirmesi bekleniyor. Toplanan deliller sonucunda savcılık, şüpheliler yönünden dava açılmasını gerektirecek yeterli şüphe bulunduğu kanaatine varırsa iddianame düzenleyebilecek; aksi durumda ilgili kişiler yönünden farklı kararlar verilebilecek. Tutuklu şüphelilerin hukuki durumları da soruşturma ve olası kovuşturma sürecinde yetkili hakimlik veya mahkemeler tarafından ayrıca değerlendirilecek. Sermaye piyasasında güven ve şeffaflığın korunmasını amaçlayan incelemeler açısından dosyanın mali bağlantılarının ortaya çıkarılması, soruşturmanın bundan sonraki en önemli başlıklarından biri olacak.




