Trendyol Süper Lig’de kulüplerin kadro değerinin bu sezon 1,66 milyar Euro seviyesine ulaşması, yaz transfer döneminde yapılan yüksek harcamaların sahaya ne ölçüde yansıdığı tartışmasını beraberinde getirdi. Kulüplerin transferler için toplam 418,73 milyon Euro harcamasına karşın, ligin ilk 6 haftasında kaydedilen 161 golün yüzde 55,3’ü yeni transfer edilen futbolculardan geldi. Başka bir ifadeyle transfer piyasasında ortaya çıkan büyük mali hareketlilik, sezonun ilk bölümünde aynı ölçekte doğrudan gol üretimine dönüşmedi.

YENİ TRANSFERLERDE TAKIMLAR ARASINDA BÜYÜK FARK

Yeni transferlerin gol üretimindeki payı kulüpten kulübe önemli ölçüde değişti. Çorum FK ve Eyüpspor, yeni transferlerinden en yüksek oranda gol katkısı alan ekipler arasında öne çıkarken, dört büyükler içinde Trabzonspor yüzde 84,6 ile öne çıktı. Fenerbahçe’nin yeni transferlerinden gelen gol oranı yüzde 68,8, Beşiktaş’ın ise yüzde 64,3 olarak gerçekleşti. Bu tablo, transfer politikasının yalnızca harcanan para üzerinden değil, yeni oyuncuların takımın oyun yapısına ne kadar hızlı dahil edilebildiği üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

A Milli Takım’da Fransa mesaisi sürüyor
A Milli Takım’da Fransa mesaisi sürüyor
İçeriği Görüntüle

Galatasaray ise ilk 6 haftalık bölümde farklı bir görüntü ortaya koydu. Sarı-kırmızılıların geçen sezon yaklaşık 139 milyon Euro, bu sezon ise 73 milyon Euro civarında transfer harcaması yaptığı belirtilirken, yeni transferler takımın ligde kaydettiği 13 golün hiçbirini atamadı. Buna karşılık bu veri tek başına transferlerin genel performansını ölçmek için yeterli değil. Oyuncuların aldığı süre, asistleri, savunmaya katkısı, takımın oyun kurulumundaki rolü ve sakatlık ya da rotasyon gibi unsurlar yalnızca gol sayısına dayalı bir karşılaştırmada görünmüyor.

GOL ORANI TEK BAŞINA “TRANSFER VERİMİ” ANLAMINA GELMİYOR

Transfer verimliliği değerlendirilirken takımın ne kadar büyük ölçüde yenilendiği de hesaba katılmalı. Kadrosunun önemli bölümünü değiştiren bir ekipte yeni oyuncuların toplam gollerdeki payının yüksek olması doğal bir sonuç olabilir. Buna karşılık mevcut iskeletini koruyup daha sınırlı sayıda takviye yapan kulüplerde eski oyuncuların skor yükünü taşımayı sürdürmesi beklenebilir. Bu nedenle ilk haftalardaki gol yüzdeleri, transfer politikasına ilişkin erken bir gösterge sunsa da tek başına başarı ya da başarısızlık ölçütü olarak görülmemeli.

Aynı durum kadro değeri ile transfer harcamasının karşılaştırılmasında da geçerli. Kadro değeri, futbolcular için piyasa koşullarına göre oluşturulan tahmini bir değerleme niteliği taşırken transfer harcaması kulübün oyuncu bonservisleri için üstlendiği maliyeti ifade ediyor. Ayrıca futbolcu ücretleri, imza ödemeleri, menajer giderleri ve sözleşmelerin süresi gibi kalemler kulübün gerçek kadro maliyetini değiştirebiliyor. Dolayısıyla 1,66 milyar Euro'luk toplam kadro değeri ile 418,73 milyon Euro'luk transfer harcamasını doğrudan aynı mali gösterge olarak değerlendirmek sağlıklı bir sonuç vermiyor.

TRANSFERİN RESMİ SÜRECİ TESCİLLE TAMAMLANIYOR

Türkiye’de profesyonel futbolcu transferleri, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından belirlenen transfer ve tescil dönemleri içerisinde gerçekleştiriliyor. Kulüpler futbolcuyla anlaşmanın yanı sıra gerekli sözleşme ve tescil işlemlerini de tamamlamak zorunda. Avrupa kupalarında mücadele eden kulüpler açısından UEFA’nın kulüp lisanslama ve finansal sürdürülebilirlik düzenlemeleri de mali planlamanın önemli bir bölümünü oluşturuyor. UEFA sistemi; futbolcu ve teknik ekip ücretleri, transfer maliyetleri ve menajer giderleri gibi kadro harcamalarının kulübün gelirleriyle sürdürülebilir bir ilişki içinde tutulmasını amaçlıyor.

AVRO BAZLI TRANSFER MALİYETLERİ EKONOMİK RİSKİ ARTIRIYOR

Türk futbolunda transfer ekonomisinin bir başka önemli boyutunu döviz riski oluşturuyor. Uluslararası transferlerin ve yabancı futbolcularla yapılan birçok sözleşmenin Avro başta olmak üzere döviz üzerinden şekillenmesi, gelirlerinin önemli bölümünü Türkiye’de elde eden kulüpler açısından mali planlamayı daha kritik hale getiriyor. Transfer bedelinin yanı sıra uzun vadeli ücret yükümlülükleri de dikkate alındığında, sportif karşılık alınamayan yüksek maliyetli sözleşmeler kulüplerin sonraki transfer dönemlerindeki hareket alanını daraltabiliyor.

ASIL TABLO SEZON İLERLEDİKÇE ORTAYA ÇIKACAK

İlk 6 haftalık veriler, Süper Lig’de transfer harcamaları ile doğrudan gol katkısı arasında her kulüp için aynı ilişkinin kurulamadığını ortaya koyuyor. Ancak yeni futbolcuların adaptasyonu, teknik direktör tercihleri, takım içindeki rol dağılımı ve alınan süreler sezon ilerledikçe değişebiliyor. Bu nedenle kulüpler açısından daha sağlıklı değerlendirme; yalnızca gol sayısını değil, futbolcunun toplam sürekliliğini, takım performansına etkisini ve oluşturduğu mali yükü birlikte izlemekten geçiyor. Sezonun ilerleyen bölümünde bu oranların nasıl değişeceği, yüz milyonlarca Euro'luk transfer yatırımının gerçek sportif karşılığını daha net gösterecek.

Kaynak: Haber Merkezi