Bu yaz, mevsim gereği yoğunluğu katlanarak artan Alanya’dan kısa seyahatler vesilesiyle uzaklaşma fırsatım oldu. Uzaklaşmak dediysem de Antalya’nın bir diğer bölgesi Kalkan’a ve yine Antalya merkeze gittim. Yani aslında bulunduğum şehirden dışarı bile çıkmadım.
Öncelikle Kaş’ın bir bölgesi olan Kalkan seyahatimden bahsetmek istiyorum…
Bir sebepten kendi aracımla çıkamadığım bu yolculuğu şehirlerarası ulaşım kullanarak yapmak zorunda kaldım. Şunu belirtmeliyim ki Kaş’a, haliyle Kalkan’a da Alanya’dan direkt ulaşım yok.
Önce Alanya Otogarı’ndan otobüsle Antalya’ya gidiyorsunuz. Bu yolculuk zaten minimum 3-3,5 saate yakın sürüyor. Daha sonra iki seçeneğiniz var; ya sahil yolu güzergahını seçiyorsunuz ki bu yaklaşık 5-6 saat sürüyor ya da yayla yolu güzergahını tercih ediyorsunuz, bu da yaklaşık 4,5 saat sürüyor. En azından otobüs bileti alınan sitede yazan süreler bunlar.
Antalya Otogarı’ndan artık hangi saate ve hangi güzergaha bilet aldıysanız o şekilde hareket ediyorsunuz. Ben daha hızlı olsun ve trafik olmasın diye yayla yolu güzergahını tercih ettim.
Minik, kliması yetersiz ve oldukça eski bir otobüsle yola koyulduk. Bana eşlik eden arkadaşımla birlikte önümüzde de İngiliz bir çift vardı. Sürekli yolcu indirip bindirilen, bazı yerlerde ayakta yolcu taşınan, hatta ortaya tabure konularak yolculuk yapılan, saatler süren çileli bir yolculuk…
Ben diyeyim 5 saat, siz deyin 6 saat…
Önümüzdeki İngiliz turistler kibarlıklarından hiç ses çıkarmasalar da oldukça sıkılmış, sıcaktan ve kalabalıktan bunalmış oldukları her hallerinden belliydi.
Sabah 07.00’de Alanya’dan başlayan yolculuğum, oldukça konforsuz bir şekilde saat 16.00 gibi sona erdi. Sonuç olarak tatilin ilk ve son günleri, il bile değiştirmeden sadece Antalya’nın bir ucundan diğer ucuna gitmeye çalışmakla çöp oldu.
Şimdi soruyorum, biz daha kendi şehir içi ulaşımımızı çözememişken, vatandaşımızı rahatlatamamışken, dışarıdan gelen bir turisti bu çileyi çekmeye nasıl ikna edebiliriz?
Bu arada soracak olursanız, “Neden transferle gitmedin?” diye…
Öncelikle böyle çileli bir yolculuk olacağını bilmiyordum. Diğer bir sebep ise Antalya’dan bile transfer fiyatlarının kişi başı 10 bin TL’nin üzerinde olmasıydı. Bahsettiğim VIP araç değil, havalimanından yapılan transfer.
Daha önce Kaş’a da Kalkan’a da birkaç kez gittiğimiz arkadaşımla, transfer ücretlerinin uçuk rakamları karşısında şaşkına uğradık. Tabii akaryakıta gelen zamlar hepimizin malumu… Fakat böyle bir yolculuğun fiyatı gerçekten bu rakamları mı gerektiriyor, artık orası size kalmış.
Zaten hiçbirimizin dilinden düşmeyen Alanya-Antalya arasındaki yoldan bahsetmeye gerek yok. Daha üç gün önce Antalya’ya 3,5 saatte varamadığım için neredeyse doktor randevumu kaçırıyordum. Aslında kaçırdım da doktorun insafına denk geldiğim için girebildim. Hele bir de yolda trafik kazasına denk gelirseniz, saatlerinizi yolda harcarsınız.
Yine soruyorum, bizim bile çile olarak gördüğümüz bir yolu turist neden güle oynaya çeksin?
Doğuda daha yeni kapasite artırımı yapılan, oldukça küçük ve kısıtlı bir havalimanı; batıda ise bitmek bilmeyen bir yol…
İnsanlar Alanya’ya nasıl ulaşacaklar, nasıl gelecekler?
Daha biz aynı şehrin içinde bir yerden bir yere gidemiyorken, insanlara “Gelin, şehrimizi görün; tarihimizi, doğamızı, gastronomimizi keşfedin” nasıl diyeceğiz?
Takdir size kalmış…
Alanya’ya ulaşılamıyor
Gülser Yiğit
Yorumlar
Trend Haberler
Son Dakika! Alanya'da villaların arasında yangın
Alanya'da vatandaşı zehirleyen 2 işletme mühürlendi
Sosyal medyada 80'ler akımı: Yapay zeka ile nasıl yapılır? İşte en iyi promtlar
Gökhan Özen Alanya'da evlendi
Antalya yanıyor! Alevler yerleşim yerlerine ulaştı
Son Dakika! Serik yangını kontrol altına alındı: Çok sayıda ev yandı