Alanya'da küçükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan Yörük aileleri, sonbaharda hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte Toroslar'daki yaylalardan kıyı kesimlerine dönmeye başladı. Mayıs ayının sonlarında sürüleriyle yüksek rakımlı otlaklara çıkan yetiştiriciler, yaklaşık 4-5 aylık yayla dönemini tamamlayarak geleneksel göç yolculuğuna geçti.

Antalya ve Alanya'da hava değişiyor! Meteoroloji sağanak yağış için tarih verdi
Antalya ve Alanya'da hava değişiyor! Meteoroloji sağanak yağış için tarih verdi
İçeriği Görüntüle

Yaz aylarını Gündoğmuş ilçesindeki Eğrigöl ve Akdam çevresinde geçiren aileler, koyunlarını kış boyunca daha ılıman hava koşullarının görüldüğü sahil kesimlerinde yetiştirmeyi sürdürecek. Kuşaklar boyunca devam eden bu hareketlilik, Alanya'nın kırsal yaşamında Yörük kültürünün önemli bir parçasını oluşturuyor.

ALANYA'DAN YAYLAYA YOLCULUK 10 GÜN SÜRÜYOR

Alanyalı Yörüklerin ilkbahar sonunda başlayan yayla göçü, sürülerin yürüyüş temposuna bağlı olarak yaklaşık 10 gün sürüyor. Mayıs ayının son haftasında yola çıkan yetiştiriciler, Gündoğmuş'un yüksek kesimlerindeki otlaklara ulaşarak yaz dönemini burada geçiriyor.

Gündoğmuş'taki Eğrigöl ve Akdam çevresinin yanı sıra Akseki'nin Göktepe, Çimi ve Yarpuz yaylaları da küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin mevsimlik olarak kullandığı alanlar arasında bulunuyor. Yüksek kesimlerdeki serin hava ve doğal otlaklar, yaz aylarında sürülerin beslenmesi açısından önem taşıyor.

EĞRİGÖL 2 BİN METRENİN ÜZERİNDE BULUNUYOR

Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün doğa turizmi kayıtlarına göre Gündoğmuş sınırlarındaki Eğrigöl sulak alanı, deniz seviyesinden ortalama 2 bin 70 metre yükseklikte bulunuyor. Bakanlık kayıtlarında alanın 6 Aralık 2021 tarihinde mahalli öneme sahip sulak alan olarak ilan edildiği belirtiliyor.

Resmî kayıtlara göre 86,32 hektarlık sulak alan, Antalya ile Konya il sınırına yakın bir konumda yer alıyor. Eğrigöl çevresindeki yüksek rakımlı yaylalar, doğal özelliklerinin yanı sıra bölgedeki geleneksel hayvancılık faaliyetleri açısından da önem taşıyor.

YÖRÜK YETİŞTİRİCİLER GÖÇÜN ZORLUKLARINI ANLATTI

Her yıl Alanya'dan koyunlarıyla Eğrigöl Akdam Yaylası'na çıkan yetiştirici Murat Uyar, hayvancılığın sürekli ilgi ve emek gerektiren bir uğraş olduğunu anlattı. Uyar, sürülerin mevsim değişikliklerine uyum sağladığını, yetiştiricilerin ise hayvanların bakımını yıl boyunca aksatmadan sürdürmek zorunda olduğunu belirtti.

Yaylaya ulaşmalarının yaklaşık 10 gün sürdüğünü aktaran Uyar, burada 4-5 ay kaldıklarını ifade etti. Hayvanların başından ayrılmanın mümkün olmadığını vurgulayan yetiştirici, mesleğin ancak emek verilerek sürdürülebileceğine öne çıktı.

Alanya'dan Eğrigöl Yaylası'na göç eden bir diğer yetiştirici İbrahim Erbay da koyunların sıcaklık değişimlerine karşı duyarlı olduğunu söyledi. Erbay'ın aktardığına göre sürüler, sahilde sıcaklıkların yükseldiği dönemlerde yüksek kesimlere yönelirken sonbaharda havaların soğumasıyla daha ılıman bölgelere dönme eğilimi gösteriyor.

YAYLA GÖÇÜNDE MERA KULLANIMI KURALLARA BAĞLI

Yörüklerin sürüleriyle gerçekleştirdiği mevsimlik göç, yalnızca geleneksel bir yaşam biçimi değil, aynı zamanda mevzuatla düzenlenen bir hayvancılık faaliyeti. Türkiye'de mera, yaylak ve kışlakların kullanımı 4342 sayılı Mera Kanunu ve ilgili yönetmelik kapsamında yürütülüyor.

Tarım ve Orman Bakanlığının mera, yaylak ve kışlaklarda otlatma yönetimine ilişkin genelgesine göre ihtiyaç fazlası olarak belirlenen otlatma alanları, belirlenen koşullarla göçerlere ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere kiralanabiliyor. Kiralama işlemlerinde alanların otlatma kapasitesi, bitki örtüsü ve kullanım özellikleri dikkate alınıyor.

Antalya Valiliğinin 30 Mart 2018 tarihli mera ve yaylak kullanımına ilişkin genelgesinde de göçer hayvan hareketleri ile yaylak kiralama başvurularına yönelik kurallar yer alıyor. Düzenlemede, yaylak kiralamak isteyen yetiştiricilerin otlatma mevsiminden önce başvuru yapması ve hayvan sayılarını bildirmesi öngörülüyor. Güncel uygulama koşullarının ise ilgili tarım ve orman müdürlüklerinden öğrenilmesi gerekiyor.

ASIRLIK GELENEK HAYVANCILIKLA BİRLİKTE SÜRÜYOR

Toroslar'da yüzyıllardır devam eden yaylak ve kışlak düzeni, hayvanların mevsimlere göre farklı otlaklardan yararlanmasına dayanıyor. Yazın yüksek rakımlı yaylalara çıkan yetiştiriciler, kış döneminde kıyı kesimlerinin daha ılıman ikliminden yararlanıyor.

Alanya ile Gündoğmuş ve Akseki yaylaları arasındaki mevsimlik hareketlilik, bölgenin kültürel geçmişiyle küçükbaş hayvancılık faaliyetlerini bir arada yaşatıyor. Yörük ailelerinin sonbahar göçüne başlamasıyla birlikte Toroslar'daki yazlık konaklama dönemi sona ererken sahil kesimlerinde kışlık hayvancılık dönemi başlıyor.

Kaynak: Haber Merkezi