Finans analisti İslam Memiş, altın ve gümüş piyasalarında son günlerde görülen sert fiyat hareketlerinin ardından yatırımcıların kısa vadeli işlemlerde temkinli davranması gerektiğini belirtti. Memiş, hızlı yükselişlerin kalıcı bir yön değişikliği anlamına gelmeyebileceğine işaret ederek özellikle altın veya gümüş borcu bulunanlar ile elindeki değerli metalleri bozdurmayı düşünenlerin acele karar vermemesi gerektiğini söyledi.

FED KARARI ALTIN PİYASASINDA OYNAKLIĞI ARTIRDI

Altın piyasasında haftanın en önemli gündem maddelerinden biri ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararı oldu. Fed, 15-16 Eylül toplantısında federal fonlama faizi hedef aralığını 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4,00 seviyesine çıkardı. Fed açıklamasında ekonomik faaliyetin sağlam bir hızda genişlediği belirtilirken, enflasyonun halen yüksek olduğu vurgulandı. Faiz kararları doların değeri, tahvil getirileri ve faiz getirisi bulunmayan altın gibi değerli metaller üzerinde etkili olabildiği için Fed toplantıları küresel emtia piyasalarında yakından takip ediliyor.

Kararın ardından ons altında kısa süreli geri çekilme görülürken, gram altın da dalgalı bir seyir izledi. Memiş, Fed kararı öncesinde de haftayı karar öncesi ve sonrası olarak ayrı değerlendirmek gerektiğine işaret etmiş, altın, gümüş ve diğer emtialarda sert hareketler görülebileceği yönünde değerlendirmelerde bulunmuştu. Gram altının Türkiye'deki fiyatlamasında küresel ons fiyatının yanı sıra dolar/TL kuru da belirleyici olduğu için ons altında yaşanan düşüşler iç piyasaya her zaman aynı oranda yansımayabiliyor.

Volkswagen 75 yıllık devi kapatma kararı aldı!
Volkswagen 75 yıllık devi kapatma kararı aldı!
İçeriği Görüntüle

4 BİN 400-4 BİN 600 DOLAR BANDINA ÖNE ÇIKTI

Memiş, eylül ayının kalan bölümünde ons altın açısından 4 bin 400-4 bin 600 dolar aralığının takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Daha önceki değerlendirmelerinde de 4 bin 400 dolar seviyesini önemli bir eşik olarak gösteren Memiş, bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda daha üst fiyat bölgelerinin gündeme gelebileceğini belirtmişti. Ancak söz konusu rakamlar kesin bir fiyat hedefi değil, analistin piyasa beklentisi niteliğini taşıyor.

“RÜZGAR ÇABUCAK TERSİNE DÖNEBİLİYOR”

Piyasalardaki hızlı toparlanmanın yatırımcıları yanıltabileceğine öne çıkan Memiş, haftanın yükselişle tamamlanabileceğini ve altın ile gümüşte kayıpların ardından toparlanma eğiliminin devam edebileceğini değerlendirdi. Bununla birlikte mevcut hareketin kesintisiz bir yükseliş olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Memiş, “Rüzgara tamamen inanmamak lazım. Rüzgar çabucak tersine dönebiliyor” ifadelerini kullandı.

GRAM ALTIN NEDEN ONSTAN FARKLI HAREKET EDEBİLİYOR?

Türkiye'de yatırımcıların yakından izlediği gram altın fiyatı iki temel değişkenin etkisi altında oluşuyor: uluslararası piyasalardaki ons altın fiyatı ve dolar/TL kuru. Bu nedenle ons altında gerileme yaşanırken döviz kurundaki yükseliş gram altındaki düşüşü sınırlayabiliyor; tersine, ons fiyatındaki yükselişe kurdaki hareket de eşlik ettiğinde gram altında daha belirgin değişimler görülebiliyor. Fiziki altın piyasasında ise kuyumcu alış-satış makası ve piyasa koşulları nedeniyle ekran fiyatlarıyla işlem fiyatları arasında farklılık oluşabiliyor.

YATIRIMCILARA ACELE ETMEME ÇAĞRISI

Memiş özellikle altın ve gümüş borcu bulunanlar ile elindeki değerli metalleri nakde çevirmeyi planlayanlara kısa vadeli fiyat hareketlerine göre acele karar vermemeleri çağrısında bulundu. Analistin değerlendirmesinde öne çıkan nokta, sert düşüş veya yükselişlerin ardından piyasanın kısa sürede ters yönde hareket edebilme ihtimali. Bu nedenle tek bir fiyat seviyesinden ziyade ons altın, döviz kuru, Fed'in para politikası mesajları ve küresel risk iştahının birlikte izlenmesi önem taşıyor.

FED SONRASI GÖZLER YENİ VERİLERDE

Fed'in faiz kararının ardından piyasaların odağında ABD'den gelecek enflasyon, istihdam ve büyüme göstergeleri ile merkez bankası yetkililerinin açıklamaları bulunuyor. Fed'in para politikası kararları yıl boyunca düzenli FOMC toplantılarında alınırken, açıklanan ekonomik veriler gelecekteki faiz adımlarına ilişkin beklentileri değiştirebiliyor. Bu beklentiler dolar ve ABD tahvil faizleri üzerinden altın fiyatlarına da yansıyabildiğinden, değerli metal piyasalarında yüksek oynaklığın kısa vadede tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil.

Bu nedenle Memiş'in 4 bin 400-4 bin 600 dolar bandına ilişkin değerlendirmesi de kesin bir getiri veya fiyat garantisi olarak değil, mevcut piyasa koşullarına ilişkin bir analist görüşü olarak değerlendiriliyor. Altın fiyatlarında küresel para politikası, döviz kurları, jeopolitik gelişmeler ve yatırımcı talebindeki değişimler yönün kısa sürede farklılaşmasına neden olabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi