ALANYA’DA emlak ve inşaat sektörü son üç yıldır uygulanan ikamet kısıtlamaları ve artan maliyetlerin etkisiyle daralıyor. 2025 yılı içinde yalnızca resmî kayıtlara göre 166 işletme kapandı. Alanya Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na kayıtlı 66 emlakçı 2025 yılı içinde iş yerini kapatırken, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) verilerine göre Emlak Meslek Grubu’nda (17. Komite) 51, İnşaat Meslek Grubu’nda (5. Komite) ise 49 kapanış gerçekleşti. Sektör temsilcileri, resmi kapanışların dışında fiilen faaliyetini sonlandıran çok sayıda işletme bulunduğunu belirtti.
CHP’Lİ KAYA’YA TBMM TEŞEKKÜRÜ
İnşaat ve Emlak sektörünün içerisinde bulunduğu ekonomik sorunlara dikkat çekmek isteyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aykut Kaya, konuyu önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na taşıyarak, “Turistik konut kullanıcısına yönelik ikamet kısıtlaması üç yıldır değiştirilmedi. Başta Alanya olmak üzere turizm ve hizmet odaklı kentler bu süreçte derinden etkilendi. Sadece Alanya’da ekonomik kayıp 2 milyar doların üzerine çıktı. Bu mahalleler neden hâlâ açılmıyor?” diye sordu. Sorunlarını meclis gündemine taşıyan Vekil Kaya’ya teşekkür eden sektör temsilcileri durumun ciddiyetini Yeni Alanya’ya anlattılar.
TALEPLER DURMA NOKTASINA GELDİ
TTPP – Emlak Profesyonelleri Derneği Başkanı Mehmet Ekinci, ikamet kısıtlamalarının sektörü derinden etkilediğini söyledi. Meskene dayalı ikametin kademeli olarak zorlaştırıldığını ve 200 bin dolara sabitlendiğini hatırlatan Ekinci, reel pazar koşullarının bu düzenlemeye uygun olmaması nedeniyle taleplerin neredeyse durma noktasına geldiğini ifade etti. Ekinci, “Kanun koyucuların, yönetimlerin ve emlak temsilcilerinin malumu üzere emlak sektörümüzü derinden etkileyen başlıca faktör, son üç yılda artarak devam eden, devlet politikası doğrultusundaki Göç İdaresi ikamet kısıtlamalarıdır. Meskene dayalı ikametin kademeli olarak yıllara yayılarak zorlaştırılması ve nihayetinde 200 bin dolara sabitlenmiş olması, reel pazarın bu düzenlemeye uygun olmaması neticesinde talepleri adeta durma noktasına getirmiştir. Turistik ikametin de iki hafta öncesine kadar gayrimenkul yatırımcısı müşterilerimizin çoğunluğunun başvuru şartlarını karşılayamaması nedeniyle reddediliyor olması sektörü ayrıca olumsuz etkilemiştir. Bu sorunun sonucunda, ağırlıklı olarak turistik Akdeniz kıyı kesimlerinde toplam yerel esnafın kaybı 2 milyar doları bulmuştur. Bu kayıp, günümüzde tüm sektörlerde etkili bir biçimde hissedilmektedir. Sektörümüzün başlıca sorunlarının tespiti ve çözüm yollarını defaatle dile getiren Antalya Milletvekilimiz Aykut Kaya’ya buradan tekrar teşekkür ediyoruz. Kendisi TBMM Genel Kurulu’nda konuyu gündeme getirmiştir. Esnafımızın derdiyle dertlenen, son iki yıldır yanıt alamadığı için kentlerimizi ve ülkemizi terk etmiş yabancıların sayısı on binlerle ifade edilmektedir. Ankara Göç İdaresi Başkanlığı’na defalarca yaptığımız ziyaretlerde bu büyük sorunu vurgulayarak diğer eksiklikleri de dile getirdik ve dosyalar sunduk. Yetkililer, konuyu önemle inceleyip değerlendirmeleri yapacaklarını ve gerekli düzenlemeler için mesai harcayacaklarını ifade etmişlerdir. Artık sadece emlak ve inşaat sektörleri için değil, her kesimi yakından ilgilendiren bu hususlarda ivedilikle yapıcı adımlar atılmalıdır. Son üç yıl içinde küstürülen, hayal kırıklığına uğratılan ve kaybedilen yabancı yatırımcıların tamamını geri kazanmak ne yazık ki mümkün değildir. Ancak ‘zararın neresinden dönülürse kârdır’ anlayışıyla ivedi ve öncelikli düzenlemelerin hayata geçirilmesi, en azından bir kısmının geri kazanılmasını sağlayacak ve olası yeni yatırımcılara kapı aralayarak piyasaları rahatlatacaktır.
‘ALANYA’DA 2025’TE RESMİ OLARAK 166 EMLAKÇI KAPANDI’
Bunlara ek olarak, Türkiye’de ofisi bulunmayan kişi ve kurumların sosyal medya ortamlarında emlak tanıtımı yapmasının kısıtlanmış olması, emlak beyan değeri uyuşmazlıklarının ciddi güçlüklere yol açması, tapu işlemlerinin sonuçlandırılmasının net bir zamana (gün ve saat) bağlanamaması ve çoğunlukla gecikmesi, kısa süreli konut kiralamalarında yaşanan uygulama güçlükleri, yetkisiz emlakçıların fazlalığı ve özellikle sektörün bir meslek yasasının bulunmayışı başlıca sorunlar arasında sayılabilir. Tüm bunların neticesinde 2025 yılı içinde Esnaflar Odası’na kayıtlı 66 emlakçı iş yerini kapatmıştır. ALTSO verilerine göre ise 2025 yılı içinde Emlak Meslek Grubu’nda (17. Komite) 51, İnşaat Meslek Grubu’nda (5. Komite) ise 49 kapanış gerçekleşmiştir. Bunlar resmi kapanışlardır. Henüz resmi işlem yapmamış ancak fiilen kapanmış ya da kapanma aşamasında olan çok sayıda işletme bulunduğu da bilinmektedir. Sokaklarda dolaşırken bu durum açıkça gözlemlenebilmektedir.
‘EMLAK SEKTÖRÜ YAN ROLDE DEĞİL, OYUN KURUCU KONUMDADIR’
Turistik ikamette yaşanan başvuru retlerinin de sektörü olumsuz etkilediğini belirten Ekinci, özellikle Akdeniz kıyı kesimlerinde yerel esnafın toplam kaybının 2 milyar doları bulduğunu söyledi. Son üç yılda on binlerce yabancının ikamet alamadığı için Türkiye’yi terk ettiğini belirten Ekinci, “Bununla birlikte Antalya bölgesi özellikle Alanya ve çevresi, yabancıya satışta yıllardır Türkiye genelinde İstanbul’dan sonra öne çıkan bir bölgedir. Ancak yabancıya yönelik güncel aktif satışlarda son üç yıldır aşağı yönlü dalgalanma gözlemlenmektedir. Alanya’nın dünya ölçeğinde değerli, beğenilen ve prestijli turistik şehirlerden biri haline gelmesi için, yapıcı devlet politikaları, geniş vizyonlu yerel yönetim uygulamaları, modern teknolojilerin etkin kullanımı ve uluslararası örneklerle uyumlu, stratejik ve sürdürülebilir turizm modelleri oluşturulmalıdır. Bu yaklaşım, Alanya’yı yalnızca ‘çok ziyaret edilen’ bir şehir değil; yüksek gelirli ziyaretçi çeken, yaşanabilirliği yüksek ve marka değeri güçlü bir şehir konumuna taşıyacaktır. Temiz güneş-ucuz tatil algısından, ‘kaliteli ve güvenli yaşam, yatırım ve deneyim şehri’ algısına evrilmek, hem halkımız hem de devletimiz için elzemdir. Kentsel estetik, çevre ve yaşam kalitesi, plansız yapılaşmanın önlenmesi, sahil ve yeşil alanların korunması, sosyal yaşam alanlarının artırılması, gürültü ve çevre kirliliğinin kontrol altına alınmasıyla iyileştirilebilir. Turizm artık sadece otel değil, şehir deneyimi satmaktadır. Nitelikli insan kaynağı da büyük önem taşımaktadır. Çok dilli, güvenilir, nazik ve güler yüzlü hizmet personeli, turizm, emlak ve yatırım danışmanlığı bilgisine sahip uzmanlar ile hizmet kalitesi standartlarına yönelik eğitim yatırımları olmadan büyümenin kalıcı olması mümkün değildir. Alanya için emlak sektörü yalnızca bir alt sektör değil, doğrudan döviz üreten stratejik bir ekonomik araçtır ve yerel ekonomide güçlü bir çarpan etkisi oluşturmaktadır. Emlak yatırımları; inşaat, mobilya, beyaz eşya, dekorasyon, bakım ve yönetim hizmetleri, turizm ve perakende başta olmak üzere en az 20 alt sektörü beslemektedir. 22 ay turizm, ulaşım ve erişim kolaylığı, tüm hizmet sektörlerini kapsayan güçlü bir marka şehir algısı, nitelikli ve planlı kentleşme ile döviz getiren emlak yatırımları sayesinde güçlenir. Emlak sektörü kentlerimiz için ekonomik zincirin tam merkezinde konumlanmaktadır. Yan rolde değil, oyun kurucu konumdadır” dedi.
‘İKAMET KISITLAMALARI EMLAK SEKTÖRÜNE AĞIR DARBE VURUYOR’
Alanya Emlakçılar Derneği (ALEMDAR) Başkanı Özgür Erbaş, ikamet izni kısıtlamalarının yalnızca emlak sektörünü değil, şehir ekonomisinin tamamını olumsuz etkilediğini söyledi. Erbaş, “İkamet izni kısıtlamaları emlak sektörüne ciddi zarar veriyor. Turist sayısındaki düşüş, şehir içindeki ticari hareketliliği de olumsuz etkiliyor. Gelen turistlerin harcamaları; esnafı, piyasayı ve tüm sektörleri doğrudan etkilerken, mevcut kısıtlamalar özellikle emlak sektörüne ağır darbe vurmuş durumda. Yabancı ikamet oranına getirilen yüzde 20 sınırının yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Alanya gibi turizm odaklı bölgelerde bu oran yetersiz kalıyor. Kritik bazı bölgelerde sınırlama uygulanabilir; ancak Alanya’da bu oranın en az yüzde 40-45 seviyelerine çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu seviyelerde herhangi bir sosyal ya da ekonomik sorun yaşanmayacaktır. İkamet izni demek, bir kişinin 6 ay, 1 yıl ya da 2 yıl boyunca burada yaşaması, kira ödemesi, alışveriş yapması ve ülke ekonomisine katma değer sağlaması demektir. Bu süreçte hem emlak sektörü hem esnaf hem de devlet kazanır. Üstelik bu sistem kontrollü bir şekilde yürütülebilir ve gerektiğinde yasal çerçevede geri gönderme mekanizmaları zaten mevcut. Daha kapsayıcı ve dengeli bir model hem sektörün hem de devletin lehine olacaktır. Bu konuda çalışma yapan kurum ve temsilcileri destekliyoruz. Alanya gibi turizm kentlerinin dinamiklerine uygun, daha esnek bir düzenleme sektör için hayati önem taşıyor.
‘VATANDAŞ KREDİ KULLANAMIYOR’
Piyasadaki kısıtlamalar sektörü olumsuz etkiliyor. Yabancılara yönelik ikamet ve vatandaşlık sınırlamaları özellikle turizm bölgelerinde ciddi sıkıntı yaratıyor. Vatandaşlık konusundaki düzenlemeler anlaşılabilir olsa da, ikamet kısıtlamasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Belirli bir yıllık bedel karşılığında yabancılara ikamet hakkı tanınabilir. Sonuçta bu kişiler ülkede belirli bir süre kalıyor, kira ödüyor ve devlet de buradan gelir elde ediyor. Turizm bölgeleri zaten büyük ölçüde bu ekonomik hareketlilikle ayakta duruyor. Konut kredi faizlerinin yüksekliği de satışları ciddi şekilde düşürdü. Yüksek faiz oranları nedeniyle vatandaş kredi kullanamıyor, emlakçılar da iş yapamaz hale geliyor. Ayrıca bazı katılım firmalarının doğrudan aracılık yaparak yüksek oranlarda (yüzde 7-8) komisyon alması, emlakçıların iş hacmini daraltıyor. Emlakçıların yetkilerinin artırılması ve sektörün sorunlarına çözüm üretilmesi gerekiyor. Emlakçılar bu ülke için önemli bir denetim mekanizmasıdır. Piyasanın ve vergi düzeninin adeta nöbetçisi konumundadır. Kayıt dışılığın önüne geçmek, piyasadaki düzensizliği ortadan kaldırmak için emlakçıya yetki verilmelidir” dedi.
‘40 BİN TL’LİK HARÇ SEKTÖRÜ ZORLUYOR’
ALEMDAR Başkanı Erbaş, sektördeki daralmanın en önemli nedenlerinden birinin ise 1-31 Ocak 2026 tarihleri arasında uygulanan 40 bin TL’lik harç olduğunu söyledi. Erbaş, “Söz konusu harca sektör olarak başından beri tepkiliyiz. Harcı duyan birçok esnaf ya bu işi yapmak istemiyor ya da vergi levhasını kapatarak kayıt dışına yönelmeyi düşünüyor. Hatta bazıları ‘emlakçı’ unvanını değiştirerek faaliyetine farklı bir isim altında devam etmeye çalışıyor, bazıları ise mesleği tamamen bırakıyor. Emlakçılık mesleğinin desteklenmesi gerekirken, bu tür harçlarla sektörün önünün kesilmeye çalışıldığını görüyoruz. Oysa sektörün düzeltmesinin tek bir yolu var. Satılık ya da kiralık tüm gayrimenkullerde, tapu ve noter işlemlerinde ya da elektronik sistem yüklemelerinde, yetki belgeli emlakçının imzası olmadan işlem yapılmamalıdır. Emlakçının resmî yetkisi güçlendirilmelidir. Ancak bu şekilde sektör ayakta kalabilir, gelirler artar ve bu tür harçlar da yeniden değerlendirilir. Bugün piyasadaki pay ciddi şekilde daralmış durumda. Kaçak olarak, sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden faaliyet gösteren; evden, kayıt dışı şekilde çalışan yerli ve yabancı birçok kişi bu sektörde yer alıyor. Oysa bu alanı kontrol altına almak zor değil. Facebook, X (Twitter), Instagram, Telegram ve WhatsApp gibi platformlarda emlak faaliyetlerinin sıkı şekilde denetlenmesi, yetki belgesi olmayan kişilerin ilan vermesinin ve grup kurmasının engellenmesi gerekiyor. Bu noktada devletin ve hükümetin sektöre destek olması şart. İkinci önemli sorun ise artan maliyetler. Ofis kiraları, ilan portallarının aylık ücretleri ve diğer giderler ciddi boyutlara ulaştı. İlan yayınlama bedelleri 10-15 bin TL’den başlıyor. Bir emlakçının aylık sabit gideri 70-80 bin TL’yi bulabiliyor. Personel çalıştırıldığında asgari ücret ve sigorta giderleri de ekleniyor. Ancak piyasanın daralması nedeniyle birçok işletme eleman istihdam etmekten çekiniyor” ifadelerini kullandı.
‘MUHALEFETİN DESTEĞİNİ UMARIM İKTİDAR DA ALIR VE GEREKLİ ADIM ATILIR
’ Alanya Emlak Komisyoncuları Derneği (ALEKOD) Başkanı Abdullah Tuncer, ikamet kısıtlamasının bölgenin kanayan yarası olduğunu belirterek, şimdiye kadar yapılan girişimlerden sonuç alınamadığını söyledi. Tuncer, “İkamet kısıtlaması sorunu bölgemizin ve şehrimizin kanayan yarası olarak hala çözüm bekleyen bir sorun olarak ortada duruyor. Maalesef yaptığımız çalışmalardan şimdiye kadar bir sonuç almış değiliz. İkamet kısıtlamasının konut kullanıcısı açısından sürdürülebilir hale getirilmesi için tüm teknik raporları ve tavsiyelerimizi defalarca ilgili makamlara ilettik. Muhalefetin ikamet kısıtlamasıyla ilgili bu desteğini umarım iktidar da arkasına alarak artık gerekli adımı atar. Sayın Aykut Kaya bölgemizin tüm sorunlarıyla yakından ilgilenen vekalet sorumluluğunu layıkıyla yapan bir milletvekilimiz olarak en başından beri inşaat sektörünün sorunlarıyla yakından ve samimiyetle ilgileniyor. Kendisine bir kez daha teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.
Şerife ÇOBAN





