ALANYA Sofrası'nın geleneksel içeriği herkesçe biliniyor. Böyle bir etkinliği beğenirsiniz, beğenmezsiniz. Doğru bulur ya da bulmazsınız. Bu sizin bileceğiniz şey. Bu sofra yıllardır aynı şekilde devam edip gidiyor. Sofraya ilgi de...

ALANYA

Sofrası'nın geleneksel içeriği herkesçe biliniyor.

Böyle bir etkinliği beğenirsiniz, beğenmezsiniz.

Doğru bulur ya da bulmazsınız.

Bu sizin bileceğiniz şey.

Bu sofra yıllardır aynı şekilde devam edip gidiyor.

Sofraya ilgi de oldukça fazla.

Sofranın özelliği, müstehcen fıkraların anlatılabilmesi.

Geçmişte kadınlar bu sofraya katılmıyordu.

Sofrayla ilgili tek eleştirilecek şey, bu içerikteki bir etkinliğe kadınların alınmaya başlanmış olması olabilir.

Son etkinlikte, bugünkü Dernek Başkanı Ömer Göker, dünden bugüne kadar taşınmış bir geleneği devam ettirmekten öte farklı bir şey yapmamıştır.

Bu yönüyle ne Göker’i, ne geceyi düzenleyenleri eleştirmek pek doğru değil.

Küfür ya da müstehcen fıkra geleneği salt Alanya’ya özgü bir şey de değil.

Biz Türkler, erkek erkeğe bir araya geldiğimizde küfürsüz edemediğimiz gibi, müstehcen fıkraları da çok severiz.

Tabii ki bunun yerini ve zamanını iyi bilmek gerekir.

Statlarda seyirci küfür ettiğinde kimi karşılaşmalar sadece kadınlara ve çocuklara oynanmasına rağmen, kadınlarımızın da aynı şekilde küfür ettiklerine şahit oluyoruz.

Yani.

Küfür salt erkeklere özgü bir şey de değil.

Müstehcen fıkralar da öyle!

Kaymakamımızın gecedeki konuşmalardan rahatsız olup, salonu terk etmesi, kendi bileceği bir şey ve kendi tercihi.

Mülkiye amiri, ya da kişisel olarak da, geceyle ilgili belli eleştirilerde bulunmasını anlayışla karşılamak gerekir.

Ama bu eleştiri ve önerilerini, kamuoyu önünde değil, dernek yöneticileriyle bir araya gelip, bu tür bir etkinliğin çok daha farklı bir biçimde yapılmasını önerebilirdi.

Bu tür eleştiri ve öneriler geçmişte de yapıldı.

Kadınların sofraya alınıp alınmaması da, bu tür tartışmalar sonrasında gündeme geldi.

Eski Güzelbağ Belediye Başkanı aynı zamanda İmam Hatip Lisesi mezunu Mahmut Kaplan, bu tür etkinliklerin en renkli simalarından birisidir.

Kaplan’ın dinsel değerlere saygısızlık yaptığını söylemenin de pek doğru olmadığı kanısındayım.