Kime, nerede söylemiş bilmiyorum ama böyle söylemiş, Hasan Sipahioğlu. 'Alanya dışına çıkın; Alanya'yı, gittiğiniz yerle(rle) kıyaslayın… Sonra tartışalım…” demiş. Çok da doğru söylemiş. *** Ben nereye gidersem gideyim;...

Kime, nerede söylemiş bilmiyorum ama böyle söylemiş, Hasan Sipahioğlu.“Alanya dışına çıkın; Alanya’yı, gittiğiniz yerle(rle) kıyaslayın… Sonra tartışalım…” demiş.Çok da doğru söylemiş.***Ben nereye gidersem gideyim; Alanya’yla kıyaslarım, gördüklerimi.Önce şöyle bir çevremi tararım; ne var, ne yok diye.Sonra sıra; “niye var”, “niye yok”lara gelir. Onların muhakemesini yaparım.“Neler yapılmış, neler yapılmamış, niye yapılmamışları…” sorgularım.Sonra da hepsini toplar, böler, çarpar, çıkarırım; Alanya fazla gelir.Şu ana değin hep böyle oldu.Eskişehir hariç.Çünkü Eskişehir’de, olağanüstü bir insan, olağanüstü bir Belediye Başkanı, Sevgili Hocam Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen var.Çünkü o, kimseyle mukayese edilemeyecek kadar mükemmel, çizgi ötesi bir insan.Öğrencilik yıllarımdan beri; Tanrı’nın onu; üretsin diye, çevresini abat etsin diye, çevresine iyiyi güzeli göstersin, öğretsin diye yarattığını düşünürüm.Nereye giderse gitsin, ne iş yaparsa yapsın; çehresini değiştirir; hayat verir, can verir oraya.Çok değil, ülkemiz Belediyelerinin dörtte birinde, Büyükerşen gibi belediye başkanları olsun, inanın, Türkiye çağ atlar.Neyse…Konumuz ne Eskişehir, ne Büyükerşen…Biz konumuza dönelim.***Konumuz Alanya ve Sipahioğlu.Önce şunu söyleyelim.Hiç kimse dört dörtlük değildir; Sipahioğlu da değil.Elbet onun da yanlışları, onun da kusurları var.Ama Sezar’ın hakkı da Sezar’a. Alanya’ya çok şey verdi, çok şey kazandırdı, işte bu tartışılmaz.Ancak buna rağmen eleştiriler, acımazsız boyutlarda yapılıyor.Elbet haklı eleştiriler de var, ama çok büyük ölçüde de kendisine haksızlık yapıldığını düşünüyorum.Eleştirenler, Alanya’nın kendine özgü sosyal yapısını dikkate almadan yükleniyor.Ve yine eleştirenler, Alanya’nın geçmişteki halini unutarak, eleştiri üretiyor.***Alanya’ya çok şey vermek ya da çok şey kazandırmak öyle sanıldığı kadar kolay bir şey değildir.Çünkü Alanya, coğrafi yapısı gereği çok büyük bir rant kentidir.Böyle bir rant kentinde, insanları kırmadan, incitmeden, insanlarla dalaşmadan bir şeyler üretmek, insanlara bir takım şeyleri kabul ettirmek çok zordur.Alanya bunu her dönem yaşadı, Sipahioğlu döneminde de bunu yaşıyor.Bundan sonra da yaşayacak.Yüksek rant, insanları öyle bir kıskaç içersine alıyor ki; insanları doğru düşünemez hale getiriyor. Beyinleri ayrı, dilleri ayrı çalıştırıyor.Beyinler, gönüllerden geçen şeylerin olmayacağını, olamayacağını bildiği halde; ağızlara hükmedemiyor, ağızlardan başka şeyler çıkıyor.Sonuçta?Sonuçta, takdirde kabız, tenkitte ishal bir toplum oluyoruz, farkında olmadan.***Torunum nedeniyle, sık sık Adapazarı’na gidiyorum.Adapazarı, büyükşehir belediyesi olmasının ötesinde, yaşadığı deprem felaketleri nedeniyle de iktidarlar tarafından kollanan, ayrıcalıklı bir kentimiz.Bütün bunlara karşın, Adapazarı Belediyelerinin çalışmaları, yürekler acısı.Adapazarı’na her gidişte, Alanya Belediyesinin hizmetleri (özellikle de temizlik çalışmaları) daha çok takdirlerime mazhar oluyor.Adapazarı’nda görüp, yaşadığım, her biri ayrı bir yazı konusu olabilecek olumsuzlukları görünce; Sipahioğlu aleyhtarları, Adapazarı ve benzeri kentlerimizdeki olumsuzlukları görse, acaba ne derler, ne yaparlar diye düşünmekten kendimi alamıyorum.Yani?Yani Sipahioğlu bu konuda haklı.Alanya Belediyesini ve Sipahioğlu’nu eleştirmeden önce; Alanya’ya emsal olabilecek il ve ilçeleri görmek gerekir.