İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, akaryakıt sektörünün önemli aktörlerinden Türkiye Petrolleri (TP) Dağıtım A.Ş. ve bağlı bulunduğu Zülfikarlar Holding için kritik bir karar aldı. Sözcü Gazetesi'nin aktardığı habere göre, finansal darboğaz yaşayan şirketler grubuna verilen konkordato mühleti 13 Nisan 2027 tarihine kadar uzatıldı. Bu kararla birlikte grubun borçlarına karşı uygulanan koruyucu tedbirlerin devam edeceği bildirildi.
KORUMA KALKANI HANGİ ŞİRKETLERİ KAPSIYOR?
Mahkemenin verdiği uzatma kararı, sadece çatı kuruluşu değil, grup bünyesindeki stratejik iştirakleri de güvence altına alıyor. İsfendiyar Zülfikari başta olmak üzere Akça Kimyevi Maddeler, Berke Elektrik, Tesla Enerji ve Zülfikarlar Kimyevi Maddeler için yasal koruma süreci resmi olarak devam edecek. Süreç boyunca şirketler aleyhine yeni icra takibi başlatılamayacak ve şirketler adına çek yazımı durdurulacak.
KRİZİN ARKASINDAKİ EPDK SORUŞTURMASI
1942 yılından bu yana faaliyet gösteren ve 84 yıllık geçmişi bulunan holdingin yaşadığı finansal kriz, adli bir soruşturmayla tetiklendi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) eksik akaryakıt bildirimi yapıldığı iddiasıyla başlatılan operasyonda, TP Petrol Dağıtım A.Ş.'nin üç üst düzey yöneticisi tutuklandı. Türkiye akaryakıt pazarında yüzde 4,3'lük pay ile en büyük altıncı şirket konumunda olan firma, bu gelişmelerin ardından mahkemeden geçici mühlet talep etmek zorunda kaldı.
TAHVİL BORCU İDDİALARINA KAP ÜZERİNDEN YANIT
Soruşturma sürecinin ardından holdingin önemli iştiraklerinden Akça Kimya da konkordato talebiyle mahkemeye başvurdu. Piyasalarda şirketin 1 milyar liralık tahvil ödemesini gerçekleştiremediği yönünde iddialar gündeme geldi. Ancak şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı resmi bildirimle bu iddiaları yalanlayarak, söz konusu tahvil borcunun 60 milyon lira olduğunu ve geçici mühlet kararının uygulandığını duyurdu.
KONKORDATO UZATMA KARARI ALACAKLILAR İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?
Konkordato sürecinin 2027 yılına kadar uzatılması, şirketlerin borç yapılandırma planlarını hayata geçirebilmesi için yasal bir nefes alma alanı sağlıyor. Bu yasal zırh sayesinde alacaklıların tüm tahsilat işlemleri, mahkemenin belirlediği konkordato komiserliği gözetiminde ve onaylanan proje çerçevesinde yürütülecek. Böylece şirket varlıklarının kontrolsüz şekilde icra yoluyla satılmasının önüne geçilirken, ticari faaliyetlerin sürdürülebilirliği hedefleniyor.




