Türkiye genelinde ve insan hakları hassasiyeti yüksek olan Alanya gibi bölgelerde de endişeyle takip edilen olay, İstanbul’da 24 Aralık gecesi yaşandı. Bir eve düzenlenen baskında, Uygur kökenli Merziye Penirdin, Bilal Erkin, Abdullah Pehirdin ve Müeyesser Ali gözaltına alındı. Ancak operasyonun en dikkat çeken ve vicdanları yaralayan detayı, gözaltına alınanlar arasında henüz 30 günlük olan Enes bebeğin de bulunması oldu. Aile, "kamu düzeni" gerekçesiyle sınır dışı edilme riskiyle yüz yüze bırakıldı.
TEK BÖBREKLE YAŞAM SAVAŞI VE CEZAEVİ KOŞULLARI
Gözaltı sürecinin ardından aile üyeleri idari gözetim altına alınırken, yaşanan sağlık dramı durumu daha da kritik bir noktaya taşıdı. Tek böbrekle yaşamını sürdürmeye çalışan anne Müeyesser Ali ve yine tek böbrekli olan Abdullah Pehirdin’in sağlık durumlarının, merkez koşullarında risk altında olduğu belirtiliyor. İlk olarak Kırklareli’ne götürülen aileden, yaşları 1 ile 6 arasında değişen üç çocuk, sağlık durumlarının kötüleşmesi üzerine akrabalarına teslim edildi. Ancak anne Müeyesser Ali ve 1 aylık bebeği Enes, İzmir Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edilerek burada tutulmaya başlandı.
HUKUKÇULARDAN "HAYATİ RİSK" UYARISI
Ailenin avukatı tarafından yapılan açıklamalarda, söz konusu kişilerin Türkiye’de "kaçak" konumunda olmadıkları, aksine 11 yıldır yerleşik bir düzenleri olduğu vurgulandı. Türkiye’de doğup büyüyen çocukları ve geçerli uzun dönem ikamet izinleri bulunmasına rağmen, ailenin Çin’e iade edilme ihtimali "hukuk skandalı" olarak nitelendiriliyor. Avukatlar, Çin’in Uygur Türklerine yönelik sistematik baskı politikaları nedeniyle, olası bir iadenin uluslararası "geri göndermeme ilkesine" aykırı olduğunu ve ailenin can güvenliğinin bulunmadığını savunuyor.
KARAR MAHKEMENİN İKİ DUDAĞI ARASINDA
İzmir İl Göç İdaresi’nin idari gözetim süresini uzatma kararı alması üzerine hukuk mücadelesi başlatıldı. Sulh Ceza Hakimliği’ne yapılan itirazda, anne ve bebeğin sağlık koşullarının gözetilerek serbest bırakılması talep edildi. Dosyanın şu an inceleme aşamasında olduğu belirtilirken, idarenin mahkeme kararını beklemeden de inisiyatif kullanarak aileyi serbest bırakma yetkisi bulunduğu, ancak bu yetkinin henüz kullanılmadığı ifade ediliyor. Gözler şimdi, 1 aylık bir bebeğin kaderini belirleyecek olan yargı kararında.




