BUGÜNKÜ mevcut yasalara göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin yürütme erkinin başında Başbakan var. Yatırımların mimarı yürütme yani mevcut hükümettir. Cumhurbaşkanı devletin başıdır. Ülkedeki yatırımları yapan hükümet olduğuna göre...
BUGÜNKÜ
mevcut yasalara göre, Türkiye Cumhuriyeti'nin yürütme erkinin başında Başbakan var.
Yatırımların mimarı yürütme yani mevcut hükümettir.
Cumhurbaşkanı devletin başıdır.
Ülkedeki yatırımları yapan hükümet olduğuna göre yatırımların açılışını da genelde Başbakan yapar.
Cumhurbaşkanımız, öteden beri başkanlığı savunurken, resmen henüz başkan olmamasına rağmen, fiilen başkan gibi davranmaya başladı.
Son günlerde Başbakandan ses yok.
Sürekli gündemde olan Cumhurbaşkanı.
Her gün saatlerce konuşma yapıyor.
Medyanın nesi olduğu konusunda bir değerlendirme yapmak istemiyorum ama bu üslubu ve sürekli ekranlarda kalması, toplumun önemli bir kesimini rahatsız etmeye başladı.
7 Haziran seçimlerinde AK Parti tek başına iktidar olamamıştı.
1 Kasım’daki başarıya Cumhurbaşkanının ciddi katkısı olduğu iddia edilmekte.
Bence bu başarının mimarı Cumhurbaşkanı değil, muhalefet partileri.
Toplum kriz istemediğinden, siyasi istikrar için, istemese de AK Parti'ye oyunu verdi.
Cumhurbaşkanı, bir partinin genel başkanı gibi davranmasaydı belki de AK Parti çok daha fazla oy alabilirdi!
Bugün için, AK Parti’nin liderinin Erdoğan mı yoksa, Davutoğlu mu olduğu belli değil!
Başbakan, muhalefet liderleriyle, eskiye göre çok daha iyi ilişkilere girerek, uzlaşmacı tavrıyla, siyasi gerginliği ve de çirkin üslubu asgariye indirecek gibi gözüküyor!
Bu da, siyasetin ve siyasetçinin saygınlığını arttırır.
Başbakan Davutoğlu miting meydanlarında ya da kürsüde nutuk çekerken diksiyon anlamında itici olurken, hangi konu olursa olsun sakin bir biçimde sohbet üslubuyla yaptığı açıklamalarla, röportajlardaki tutumu her bakımdan topluma güven verdiği gibi, siyasi havayı da olumlu etkilemekte.
Başbakanın son krizle ilgili olarak, Cumhurbaşkanından çok daha fazla öne çıkmasının Türkiye için hayırlı olacağı kanısındayım!