12 Haziran 2011 seçimi üzerinden 16 gün geçtikten sonra ancak TBMM'de yemin töreni yapıldı. Ancak, BTP. Öteden beri başta Hatip Dicle olmak üzere tutuklu 5 milletvekilinin meclise girmeleri ile ilgili mahkemelerce karar verilmemesi durumunda...
12 Haziran 2011 seçimi üzerinden 16 gün geçtikten sonra ancak TBMM’de yemin töreni yapıldı. Ancak, BTP. Öteden beri başta Hatip Dicle olmak üzere tutuklu 5 milletvekilinin meclise girmeleri ile ilgili mahkemelerce karar verilmemesi durumunda yemin etmeyeceklerini hatta meclise dahi girmeyeceklerini ilan etmişlerdi. Esasen bu partinin, en küçük bir durumdan vazife çıkarıp hep işi yokuşa sürdükleri bilinmektedir. Çünkü onlar çözümden değil, çözümsüzlükten yarar ummakta ve stratejilerini buna göre geliştirmektedirler. Fakat CHP gibi eski ve köklü ana muhalefet partisinin Ergenekon davasından yargılanan iki kişinin mahkemelerce tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini bahane ederek yemin etmemelerini anlamak mümkün değil. CHP’nin kurucusu Büyük Devlet Adamı Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1920 de kurduğu TBMM’sini hiçbir zaman kapatmayı düşünmediği gibi istiklal savaşının en olumsuz günlerinde dahi hep açık tutmuştur. İkide bir Atatürk’ün partisi diye övünülen CHP’nin 28 Hazirandaki meclisin işlevine sekte vuracak şekilde protesto ederek yemin etmemelerini Türk Milleti hiçte hoş karşılamayacaktır. Bunun sonucu yakın bir zamanda çok açık bir şekilde görülecektir. TBMM. Tüm sorunların hal edileceği yüce bir kurumdur. AK PARTİ ve MHP. Meclise girerek anayasanın ön gördüğü yeminlerini yapmışlardır. Bundan sonra, AK PARTİ lideri R.Tayyip Erdoğan Çankaya’ya çıkarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den yeni hükümetini kurma görevini alarak hükümeti kuracaktır. Meclis başkanlığı için müracaatlar alınacak ve yeni başkanın seçimi yapılacaktır. Bu işlemlerden sonra komisyonlara üye seçimi ile grup başkan vekilliklerinin seçimleri yapılacak ve meclis yeni yasama görevine başlayacaktır. Bütün bu işler yapılırken, CHP ve BDP’liler tamamen saf dışı kalacaklardır. O zaman onlara oy verenler, biz sizi hiçbir iş yapmadan maaşlarınızı almak için mi seçtik demeyecekler mi? Halbuki, CHP genel başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 3 haziran tarihinde bir TV kanalında, açık oturum da gazetecinin:(Burhan Kuzu diyor ki, katalog suçlarla ilgili olduğu için sürprizler ortaya çıkabilir. Diyelim ki, yarın seçildiler ve mahkeme “hayır” hapisten çıkamaz dedi, ne yapacaksınız(?) İşte bu yerinde ve bu günkü olayları öngören soruya Kılıçdaroğlu’nun verdiği cevap: “Evet çıkmayabilir. Bunu, daha önce Sabih Kanadoğlu da açıklamıştı. Sonuç yargının takdirine bağlı. Ceza evinden çıkması için yargıcın kararı lazım. Her hangi bir sorun yok.”
15 gün önce sorun yok diyen bir genel başkanın, hele, hele CHP gibi ana muhalefet partisinin genel başkanının bu gün ortaya koyduğu ve meclisi çalıştırmamaya yönelik hal ve hareketine ne sıfat vereceğiz, takdirlerinize bırakıyorum
Hudut komşumuz Suriye de ve Yunanistan da kaos hakimdir. Suriye ile yapılan ve her iki ülkeyi birbirine siyasal, ekonomik, sosyal ve tarihsel bağlarla bağlayan anlaşmaların bu gün nereye kadar devam edeceği şüphelidir. Suriye’den devamlı sığınmacı gelmektedir. Bu göçebelerin barındırılmaları, iskanı ayrı bir problemdir. Türkiye, 2023 yılına kadar pek çok yatırımı gerçekleştirerek milli gelirimizi bir milyon dolara, ihracatımızı 500 bin milyar dolara, ücretlerin 20–25 bin dolara yükseltilmesini hedeflemiştir. Bunun için istikrara ve huzura gereksinim vardır. Onun için, her partinin hatta her milletvekilinin bu bilinç içinde davranması gerekmektedir.