MHP Alanya İlçe Teşkilatı yönetimi göreve geldiği günden itibaren görülmemiş bir seferberlik başlatarak, dostlarımıza MHP'li olmanın gururunu yaşatırken, düşmanlarımızın da hasetlerinden, fitne fesat ateşini körüklediği görülmektedir....

MHP

Alanya İlçe Teşkilatı yönetimi göreve geldiği günden itibaren görülmemiş bir seferberlik başlatarak, dostlarımıza MHP'li olmanın gururunu yaşatırken, düşmanlarımızın da hasetlerinden, fitne fesat ateşini körüklediği görülmektedir.
Ağustos ayının sonlarına doğru göreve gelen İlçe Başkanımız Sayın Mustafa Türkdoğan ve yönetimimiz, Alanya siyasetinin alışık olmadığı bir çalışma azmiyle, sadece seçimden seçime çıkılan kırsalda gidilmedik yer bırakmıyor, esnafımızın ve çiftçimizin yanında olduğunu, lafla değil icraatlarımızla gösteriyoruz.
MHP Alanya İlçe Teşkilatı'nın bu çalışmaları diğer siyasi partilere de örnek olduğunu, bizlerin ne denli doğru bir çalışma içerisinde olduğumuzun ve Alanya siyasetinin sorun değil, çözüm üretmesi doğrultusunda ne kadar önem arz ettiği görülmelidir.
MHP Alanya İlçe Teşkilatı, Alanya Ülkü Ocakları, Alanya Ülkücü İşçiler Derneği ve Alanya Belediyesi'nin birbirleriyle uyum ve koordineli çalışmaları Alanya'mızın geleceği için büyük bir şans olduğu artık herkesçe kabul edilen bir gerçektir.
Her kurum kendi görev ve sorumluluklarını bilerek, bölgemize, ülkemize ve milletimize hizmet yolunda sorumluluktan kaçmamaktadır.
Alanya ölçeğinde de bölgemizin sorunları üzerine komisyonlar kurarak en iyi çözüm yolunun bulunabilmesi için emek sarf edildiğinin tüm kamuoyu tarafından bilinmesi gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü milletimizin algısında olan sadece koltukta oturan, çıkarları doğrultusunda hareket eden bir siyasi anlayışın olmadığını, milletimizin yanında ve sorunlarına çözüm olabilme adına attığımız adımlardan bu algıyı yıktığımız kanaatindeyim.
Ülke genelinde de MHP'nin izlediği siyaset, "Önce ülkem ve milletim" anlayışıdır.
Dün olduğu gibi bugün ve yarın da sadece devletinin ve milletinin yanında olmaya devam edeceğinden hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Bugün yine MHP bir büyük sorunu, ülkeyi felakete götürebilecek muhtemel bir gelişmeyi, son derece makul biçimde çözüme ulaştırmak için yola çıkmıştır ve önemli bir mesafe almıştır.
MHP, diğer siyasi partilerin yaptığı gibi, fiili durum garabetinden rahatsız olmayıp mevcut düzenin devam etmesine seyirci kalsaydı, zaten gergin olan, tarihinin en zor ve sıkıntılı dönemini yaşamaya mahkûm edilen ülkemiz çok daha büyük felaketlerle karşı karşıya kalacaktı.
Nitekim Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, ülkenin gidişatından duyduğu derin endişeyi dile getirmiş ve bu şekilde yola devam edilmesinin getireceği yıkımların önünü kesmek için harekete geçmiştir.
MHP; ülkesine, milletine, devletine, bayrağına, imanına sahip çıkmaktadır.
Türk milletinin de bunu böyle görüp böyle değerlendireceğinden zerre kadar endişemiz yoktur.
Milliyetçi Hareket Partisi, devlet ve millet bekasını güçlendirmek, güvenceye almak, aynı zamanda milli uzlaşma ruhuyla sistem krizini büyüten fiili açmazı bitirmek amacıyla, yüklendiği tarihi görevi gönül huzuruyla ifa etmiş ve üstüne düşeni yapmıştır.
MHP, daha önce gündeme taşınmış olan ve içerisinde anayasanın ilk dört maddesinin değişmesini, cumhuriyet değerlerinin anayasadan ayıklanmasını ve Türk kelimesinin çıkarılmasını ihtiva eden anayasa değişikliği çalışmalarını ve HDP ile birlikte oluşturulabilecek ve ülkenin ve milletin birlik ve bütünlüğünü tehlikeye düşürebilecek bir anayasa değişikliği ihtimalini tamamen ortadan kaldırmıştır.
Ülkücü Milliyetçi Hareket'in tavrı ve duruşu bu yöndeyken, her bir ferdinin de gösterdiği duruş bu yöndedir.
Aksini söyleyen bir kaç cılız muhalefetin sözlerine kulak asılmaması gerekmektedir.
Bizleri birbirine düşmüş gibi gösterebilme çabasına düşmüşlerin figüranları olmayacak kadar da dava şuuruna ve bilincine sahiptir ülkücüler.
Bu düşüncelerle, sözlerimi liderimiz Sayın Devlet Bahçel'nin şu sözleri ile bitirmek istiyorum...
"Bizde taban yoktur, dava arkadaşlarımız vardır. Bizde tavan yoktur, ülkücü şuur hakimdir."
Ne mutlu Türk'üm diyene...