Alanya’da vatan sevgisi ve Millî Mücadele tarihine verdiği önemle tanınan Mehmet Hacıkadiroğlu, Afyonkarahisar’ın kurtuluşu ve Büyük Taarruz’un yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, bağımsızlık mücadelesinin yalnızca öne çıkan isimlerini değil, cephede ve cephe gerisinde görev üstlenen çok sayıda kahramanı da andı. Hacıkadiroğlu’nun mesajında komutanlardan kadın kahramanlara, efelerden istihbarat görevlilerine kadar Millî Mücadele’nin farklı cephelerinde sorumluluk alan isimlere yer verildi.

KOCATEPE’DEN BAŞLAYAN BÜYÜK TAARRUZ

Millî Mücadele’nin askerî açıdan belirleyici safhalarından biri olan Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922’de Afyonkarahisar’daki Kocatepe’den başladı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın sevk ve idaresindeki harekât, Türk ordusunun uzun süren hazırlıklarının ardından işgal kuvvetlerine karşı kesin sonuç almak amacıyla gerçekleştirildi. Kocatepe’nin Afyonkarahisar ve Sinanpaşa ovalarına hâkim coğrafi konumu, bölgeyi harekât açısından son derece önemli bir merkez haline getirirken, Türk ordusunun ilerleyişiyle Afyonkarahisar 27 Ağustos’ta işgalden kurtarıldı. Büyük Taarruz’un devamında 30 Ağustos’ta kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ise bağımsızlık mücadelesinin askerî sonucunu belirleyen en önemli dönüm noktalarından biri oldu.

Hüddoğlu’ndan yeni Alanya hali için açılış çağrısı
Hüddoğlu’ndan yeni Alanya hali için açılış çağrısı
İçeriği Görüntüle

MİLLÎ MÜCADELE’NİN KOMUTANLARINI TEK TEK ANDI

Hacıkadiroğlu mesajında Miralay Reşat Çiğiltepe, Halit Karsıalan, Fahrettin Altay, Behiç Bey, Kazım Karabekir, Kazım Özalp, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay, Refet Bele, Fevzi Çakmak ve Yakup Şevki Subaşı gibi Millî Mücadele’nin farklı aşamalarında sorumluluk üstlenen isimleri hatırlattı. Mesajda bu isimlerin yalnızca cephedeki askerî mücadeleleri değil, ordunun teşkilatlanması, lojistik ihtiyaçlarının karşılanması, ulaşım hatlarının işletilmesi ve Millî Mücadele hareketinin güçlendirilmesindeki rollerine de dikkat çekildi.

Büyük Taarruz’un başarısında cephedeki askerî güç kadar uzun süren hazırlık süreci de belirleyici oldu. Ordunun personel, silah, mühimmat, ulaştırma ve ikmal ihtiyaçlarının karşılanması, birliklerin gizlilik içerisinde taarruz bölgelerine kaydırılması ve farklı kuvvetlerin ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmesi zaferin temel unsurları arasında yer aldı. Bu yönüyle Büyük Taarruz, yalnızca cephede savaşan askerlerin değil, Anadolu’nun farklı bölgelerinden mücadeleye destek veren geniş bir toplumsal yapının ortak eseri olarak tarihsel hafızadaki yerini aldı.

KADIN KAHRAMANLAR VE EFELER DE UNUTULMADI

Hacıkadiroğlu’nun mesajında Şerife Bacı, Kara Fatma, Gördesli Makbule, Emir Ayşe ve Senem Ayşe gibi Millî Mücadele’nin kadın kahramanları da anıldı. Cephe gerisinde mühimmat ve malzeme taşınmasından doğrudan mücadeleye katılmaya kadar farklı görevler üstlenen kadınların fedakârlıkları, Kurtuluş Savaşı’nın yalnızca düzenli ordunun değil, toplumun bütün kesimlerinin katıldığı bir bağımsızlık mücadelesi olduğunun önemli göstergelerinden biri olarak öne çıktı.

Yörük Ali Efe, Yahya Kaptan ve İpsiz Recep gibi yerel direnişin simge isimlerine de mesajında yer veren Hacıkadiroğlu, düzenli ordunun kuruluşundan önce ve Millî Mücadele’nin çeşitli dönemlerinde Anadolu’daki direniş hareketlerinin önemine vurgu yaptı. İşgallere karşı yerel düzeyde gelişen Kuva-yı Milliye hareketleri, özellikle Batı Anadolu’da direnişin örgütlenmesinde önemli rol oynarken, daha sonraki süreçte düzenli ordunun oluşturulmasıyla mücadele merkezi bir askerî yapı altında sürdürüldü.

CEPHE GERİSİNDEKİ MÜCADELEYE VURGU

Mesajda İngiliz Kemal olarak bilinen Ahmet Esat Tomruk ve Halide Edip Adıvar gibi farklı alanlarda Millî Mücadele’ye katkı sunan isimlerin hatırlatılması da öne çıktı. Kurtuluş Savaşı yıllarında askerî harekâtların yanı sıra istihbarat, haberleşme, propaganda, lojistik ve kamuoyunun mücadeleye desteğinin korunması da büyük önem taşıdı. Böylece cephede sürdürülen mücadele, Anadolu’nun farklı bölgelerinde oluşturulan geniş destek ağıyla güçlendirildi.

ZAFER HAFTASI TARİHSEL HAFIZAYI YAŞATIYOR

Afyonkarahisar ve çevresi bugün de Büyük Taarruz’un tarihî izlerini taşıyan en önemli bölgeler arasında bulunuyor. Kocatepe başta olmak üzere muharebelerin yaşandığı tepeler, şehitlikler ve anıtlar Millî Mücadele hafızasının gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli bir işleve sahip. Bölgede her yıl Zafer Haftası kapsamında düzenlenen anma programlarıyla Büyük Taarruz’un başlangıcından 30 Ağustos’taki kesin zafere uzanan süreç yeniden hatırlatılıyor. Tarihî alanların korunması, şehitliklerin ziyaret edilmesi ve özellikle genç kuşaklara bu mücadelenin şartlarının anlatılması, millî hafızanın devamlılığı açısından önem taşıyor.

ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARINA VEFA

Hacıkadiroğlu mesajının sonunda İsmet İnönü ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere Cumhuriyet’in kuruluşuna giden mücadelede sorumluluk üstlenen isimleri saygı ve minnetle andı. Büyük Taarruz’un 30 Ağustos’ta kesin zaferle sonuçlanmasının ardından Türk ordusunun ilerleyişi Batı Anadolu yönünde devam ederken, elde edilen askerî başarı yeni Türk devletinin kuruluşuna uzanan tarihsel sürecin önünü açtı.

Mehmet Hacıkadiroğlu’nun kapsamlı mesajı, Büyük Taarruz’un yalnızca birkaç komutanın değil; askeriyle, kadınıyla, efesiyle, lojistik görevlileriyle ve Anadolu halkının desteğiyle yürütülen büyük bir bağımsızlık mücadelesi olduğunu bir kez daha hatırlattı. Hacıkadiroğlu, Millî Mücadele kahramanlarını isimleriyle anarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda verilen mücadelenin ve ödenen bedellerin gelecek nesiller tarafından unutulmaması gerektiğine vurgu yaptı.

Muhabir: Sudi ÇANDIR