Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül’de açıklanan yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin usul ve esaslarda değişikliğe giderek, tasfiyenin tamamlanması için öngörülen azami 3 aylık süreyi 6 aya çıkardı. SPK, değişikliğin tasfiye kapsamındaki fonların portföy yapıları ile piyasa koşulları dikkate alınarak, portföyde bulunan varlıkların mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesine imkan sağlamak amacıyla yapıldığını açıkladı. Yeni düzenlemede yalnızca tasfiye süresine ilişkin hüküm değişirken diğer usul ve esaslar geçerliliğini koruyor.
6 AYLIK SÜRE ZORUNLU BİR BEKLEME ANLAMI TAŞIMIYOR
Yeni takvim, tasfiye işlemlerinin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmiyor. SPK’nın açıklamasına göre piyasa ve likidite koşullarının uygun olması, portföydeki varlıkların nakde dönüştürülmesi ve gerekli mutabakatların tamamlanması halinde süreç daha erken sonuçlandırılabilecek. Sürenin uzatılması özellikle portföyünde kısa sürede satılması fiyat üzerinde baskı oluşturabilecek varlıklar bulunan fonlarda, satışların daha geniş bir zaman dilimine yayılabilmesine imkan tanıyor. Bununla birlikte yatırımcının eline geçecek tutar, fon portföyündeki varlıkların tasfiye sürecindeki değerine ve gerçekleştirilen işlemlere bağlı olarak şekilleniyor.
SPK, daha önce 7 portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar vermiş ve sürecin yürütülmesinde Türkiye İş Bankası ile Ziraat Bankası’nı yetkilendirmişti. Resmi usul ve esaslara göre görevlendirilen bankalar, tasfiyenin gerçekleştirilebilmesi için fon kurucularına mevzuatla verilmiş belirli işlemleri yerine getirebilecek ve aynı zamanda portföy saklama kuruluşu olarak sahip oldukları sorumlulukları sürdürecek.
ÖNCE PAYLAR VE KAYITLAR EŞLEŞTİRİLİYOR
Tasfiye sürecinin ilk aşamalarından birini yatırımcı kayıtlarının ve fon paylarının doğrulanması oluşturuyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu ile yetkili bankalar arasında fonların tedavüldeki toplam katılma payları ve yatırımcıların bireysel saklama hesaplarındaki paylar karşılaştırılıyor. Rehin, haciz, tedbir veya başka bir kısıtlama bulunan paylarla henüz gerçekleşmemiş emirler de bu kontroller kapsamında değerlendiriliyor. Böylece portföyün nakde dönüştürülmesinden önce hangi yatırımcının ne kadar paya sahip olduğunun ve bu paylar üzerinde herhangi bir hukuki kısıtlama bulunup bulunmadığının netleştirilmesi amaçlanıyor.
PORTFÖYDEKİ VARLIKLAR KADEMELİ OLARAK NAKDE DÖNÜŞECEK
Fon portföylerinde bulunan finansal varlıkların tamamının aynı anda satılması zorunlu değil. Resmi esaslara göre satışlarda yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları dikkate alınacak ve işlemlerin sıklığı yetkilendirilen bankalar tarafından belirlenecek. Vadeli para piyasası işlemlerinden vade sonunda fona dönen tutarlar ile diğer varlıkların satışından elde edilen nakit de ödeme planı çerçevesinde değerlendirilebilecek. Biriken nakdin yatırımcılara aktarılması ise mutabakatı tamamlanan bireysel saklama hesaplarında bulunan katılma payı sahipliği oranına göre gerçekleştirilecek.

Tasfiye süresinin uzatılmasının piyasa açısından temel önemi de bu noktada ortaya çıkıyor. Büyük miktardaki menkul kıymetin sınırlı bir sürede satılmaya çalışılması, özellikle işlem hacmi düşük varlıklarda fiyat üzerinde ilave baskı yaratabilir. Daha geniş bir tasfiye takvimi ise işlemlerin piyasa koşulları gözetilerek zamana yayılmasına imkan sağlayabilir. Ancak bu durum yatırımcı açısından belirli bir getiri veya tasfiye bedeli garantisi anlamına gelmiyor; nihai tutar, fon portföyünün tasfiye edildiği koşullara göre ortaya çıkacak.
YATIRIMCILAR KAP AÇIKLAMALARINI TAKİP ETMELİ
Tasfiye kapsamındaki fonlarda süreç devam ederken olağan alım ve iade mekanizmasının yerine SPK tarafından belirlenen tasfiye esasları uygulanıyor. Resmi düzenlemeye göre tasfiye kararının ardından ilgili fonların yeni alım ve iade işlemleri sınırlandırılırken, fon portföyünün nakde çevrilmesi ve yatırımcılara ödeme yapılması yetkilendirilen kuruluşların hazırlayacağı plan üzerinden yürütülüyor. Bu nedenle yatırımcıların normal dönemlerdeki fon satış talimatı ve valör sürelerinden farklı bir işleyişle karşılaşabileceği dikkate alınmalı.
Yatırımcılar açısından en önemli bilgi kanalı ise Kamuyu Aydınlatma Platformu olacak. Tasfiyeye ilişkin usul ve esasların, ödeme sürecinin ve fon bazındaki gelişmelerin ilgili fonların KAP sayfalarından duyurulması öngörülüyor. Yatırımcıların ayrıca kendi yatırım hesaplarındaki fon paylarını ve MKK kayıtlarını kontrol etmeleri, ödeme tarihleri konusunda resmi açıklamalar dışında yapılan değerlendirmelere temkinli yaklaşmaları önem taşıyor. Tasfiye tamamlanana kadar fon yönetim ücreti ile izahnamede yer alan ve fondan karşılanması öngörülen diğer giderler de belirlenen kurallar çerçevesinde fon varlığından karşılanmaya devam edecek.
DÜZENLEMELERİN ODAĞINDA YATIRIMCI VE PİYASA İSTİKRARI VAR
Fon tasfiyelerine ilişkin karar, SPK’nın yatırım fonu sektöründeki düzenleme ve denetim çalışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi. Kurul, yatırım fonlarına ilişkin son düzenlemelerin temel hedefleri arasında yatırımcı tasarruflarının korunmasını, şeffaflığın artırılmasını ve fonlar üzerinden piyasa işleyişini bozabilecek uygulamaların sınırlandırılmasını gösteriyor. Tasfiye süresinin 6 aya çıkarılması da mevcut portföylerin ani satış baskısı oluşturulmadan, piyasa koşulları ve yatırımcı menfaatleri birlikte gözetilerek sonlandırılmasını amaçlayan bu sürecin bir parçası olarak değerlendiriliyor.





