Ee zor tabii.
Ama hedefimiz bu.
Yüzde yüz misafir memnuniyeti.
Hem de yılın her ayında, her gün, her saat.
Zor da olsa aslında mümkün olabilir.
Hatasız olmaya çalışmanın zor geldiği anlarda, senin bu görevinde çalışabilmek için, evinde bir insan kaynakları görevlisinden müjdeli bir haber bekleyen milyonlarca iş arayan insanları hatırla.
Çalışanların misafirlere olan davranışından, buggyleri sürüşlerine, hizmet hızından, kendi aralarındaki hitaplara kadar sıfır hatayı hedeflemeliyiz.
Yüzlerce rakibimiz varmış ve onlarla her an rekabet ediyormuş gibi hazır olmalıyız.
Bir şef yaptığı her öğündeki her yemekten sorumludur.
Eserini sergi salonuna yerleştiren bir sanatçı disiplininde olmalıdır.
Kendi beğenmediği bir yemeği büfeye koymamalıdır.
Bir garson, sevdiği arkadaşlarına hizmet ediyor gibi bir coşkuyla her zaman hazır olmalıdır.
Bir resepsiyonist evine bir akrabası ziyarete gelmiş gibi içten davranmalıdır.
Bir teknisyen, bilgi işlemci kendi evinde bir arıza olmuş gibi işini hızlı ve temiz olarak tamamlamalıdır.
Havuz ya da plaj görevlileri kemdi çocukları tatildeymiş gibi her zaman güler yüzlü ve hizmete hazır olmalılar.
Misafirlerimizin, özellikle de onların çocuklarının can güvenliğinden de sorumluyuz.
Bir animatör Broadway’de sahne alıyormuş gibi kendisini hazırlamalı.
İşyerimize geldiğimizde sahneye çıkan bir sanatçı gibi hissetmeliyiz kendimizi.
Varsa eğer, üzüntüler, kırgınlıklar, hayal kırıklıkları evimizde kalmalı.
Ziyaretçilerimiz bizim olumsuz duygularımızı hissetmek, onlara çözüm üretmek zorunda değiller.
Çünkü misafirlerimiz bir yıldır bu tatili düşlüyorlar.
Onlar, bu değerli tatilleri için dünyadaki yüz binlerce otel arasından bizim otelimizi seçmişler.
Bize, gezmeye, eğlenmeye, bir ülkeyi, onun lezzetlerini keşfetmeye, yeni insanları tanımaya, dinlenmeye geldiler.
Bunu sıkça hatırlamaya çalışın lütfen.
Haydi, şimdi sahne sırası senin.
Çık oraya ve göster kendini.