"Ve Adem'e bütün isimleri öğretti."
Bu ayette anlatılmak istenen Adem'in isimleri ezberlediği değildir.
"Öğretti" kelimesi öğrenmenin gerçekleştiğini ifade eder.
Öğrenmek için akıla ihtiyaç vardır.
Ve Allah (CC) insanın akıllı olduğunu işaret etmektedir.
Yani, kendinden insana aklı verdiğini anlatmaktadır.
İki şeye dikkat edecek olursak;
Biri öğrenme eylemi, diğeri de bu eylemi gerçekleştiren akıldır.
İnsanın halife olabilmesi için akıla ihtiyacı zorunlu sebeptir.
Bir diğer zorunlu sebep ise öğrenmektir.
Öğrenmek, yani bilgi sahibi olmak ancak iki yolla olur.
Birincisi Allah (CC) katındaki bilgiye sahip olmak ki;
Bu az sayıda insan da doğuştan olur.
Ahkaf suresi 23. ayet "Bilgi Allah katındadır" der.
Yani; Hacc suresi 54. ayetin bahsettiği şekilde
"Bir de kendilerine ilim verilmiş olanlar" olarak geçen kişilerden, daha doğrusu Allah'ın (CC) ilim verdiklerinden olmak gerekir.
Peygamberler ve veliler bunlardandır.
İlim öğrenmenin diğer yolu ise;
Araştırmak, okumak ve düşünmekten geçer.
Çünkü; İsra suresi 85. ayet "Size ilimden ancak az bir şey verilmiştir" der.
Okumak, düşünmek ve araştırmak az olan bilgimizi arttırmak içindir.
Bilgiyi artırmaktaki amaç, bilgilerin kaynağına ulaşmaktır.
O kaynak hakikat ve huzurun kendisidir.
O kaynak var oluşun sebebidir.
O kaynak gerçek aşk ve saf sevginin kaynağıdır.
O kaynaktır ki bizi biz yapar,
İnsan olabilmemizin tek yoludur.
Az bilgi ile yetinenlere bakın Rabbim ne diyor;
Kur'an-ı Kerim'in Necm suresi 29. ve 30. ayetinde şöyle seslenir bize:
"O halde bakma sen o bizim zikrimizden yüz çevirip de dünya hayatının ötesini istemeyen kimselere. İşte odur onların İLİMDEN erebildikleri gaye."
Yani diyor ki;
Sadece dünyanın basit yaşamı ile sınırlı bilgisi olanlar, yemek, yatmak ve üremekten ibaret olan bilgi ile yetinenler bu pek az olan bilgi ile avunanlar,
tüm canlılarda ortak olan bu bilgi ile yaşayanlar,
dünya hayatının ötesini istemiyor demektir.