Alçakça yapılan bir provokasyon; fakir İslam ülkelerini sokağa döktü. İş kaybına ve maddi hasarlara neden oldu. Oysa zenginliğin verdiği avantajla daha eğitimli Körfez Arap ülkeleri soğukkanlılıklarını korudular. Körfez Bölgesinde Mısır...

Alçakça yapılan bir provokasyon; fakir İslam ülkelerini sokağa döktü. İş kaybına ve maddi hasarlara neden oldu. Oysa zenginliğin verdiği avantajla daha eğitimli Körfez Arap ülkeleri soğukkanlılıklarını korudular. Körfez Bölgesinde Mısır Uygarlığıyla yarışan yeni bir Arap Uygarlığı yükselmektedir. Şehirlerinin her köşesi Plastik Sanatlarla bezenmektedir. Analitik kafa yapısı gelişince Müslümanlıkta heykel yapmanın günah olmadığını gördüler. Heykel Sempozyumu için Alanya’ya gelen akademisyenlere Cidde şehrini internetten izlemelerini önerdiğimde inanamamışlardı. Vahabi kafalı diye küçümsediklerimiz; akılcılıkta, bizden daha iyi görünüyorlar. Şu basit kıyaslamalara dikkatinizi çekmek istiyorum. Alıntı Yekta Güngör Özden’den:- Türbe, yatır gibi yerler yoktur.- Kısmet, şans için yapılan dualar günah sayılır.- Din görevlileri devletten para almaz, Allah için yapılan hizmetten para almak yasaktır.- İmam hatip okulları yok, kızlardan imam olmaz.- Tarikatlar yoktur, dolayısıyla şeyhler ve müritler bulunmaz… Eğitimi sadece okullarla çözemezsiniz. Toplumların “ortak aklını” (duygu ve düşüncelerini) geliştirecek olan Güzel Sanatlardır. Amaç sorgulayan, düşünen özgür insan yetiştirmektir. Alanya; ortak aklın gelişmesi adına hayli şanslıdır. Güzel Sanatlara ve spora verilen emekleri saygıyla karşılıyorum. Kars’ta yıktırılan heykel mevcut tarihi dokuyu cüssesiyle ezmiş olabilir. Beğenip beğenmeme de kişiye bağlı bir haktır. Ama “ucube” deyip devlet gücünü kullanmak hak değildir. Sanatın içine tüküren veya Güzel Sanatları fuzuli bulan anlayışla işimizin zor olduğunu düşünüyorum. Neşet Ertaş Belgeselinden bir bölümü size aktarayım. Heykeltıraş; Neşet Ertaş, babası Muharrem Ertaş ve eşekleriyle üçlü bir kompozisyon hazırlar. Baba eşeğin üzerinde oğul yanlarında… Neşet itiraz eder. “Bey; o da can taşıyor. Babamı lütfen eşekten indiriver” der. Her ölüm bir rahmet, bir berekettir. Neşet sayesinde babası muhteşem Muharrem Ertaş’ı yeniden hatırladık. Zor günlerimizde Neşet’in ölümü Türk insanının duygularını kabarttı, moralini yükseltti. Garip bir ülke olduk; acıda moral bulmak gibi. İyi ki Türk’üm… Muharrem Ertaş bunu bana hatırlattı. Unutmayın; bu duyguyu veren güzel sanatlardır…