RAHMETLİ Cem Karaca'nın şarkısındaki gibi 'Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.” Daldık balıklama, başı sonu belli olmayan bir maceraya. Etrafımız yangın yeri. Neredeyse dört bir yandan kuşatılmış durumdayız. Ortadoğu kurtlar...

RAHMETLİ

Cem Karaca’nın şarkısındaki gibi “Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete.”

Daldık balıklama, başı sonu belli olmayan bir maceraya.

Etrafımız yangın yeri.

Neredeyse dört bir yandan kuşatılmış durumdayız.

Ortadoğu kurtlar vadisine dönüşmüş, canavarlar birbirlerine bulaşmadan, sessiz ve derinden pay kapma peşinde.

Rusya, İran, Irak ve Suriye ile papaz olmuş durumdayız.

Dost bildiğimiz ABD ile de 1 Mart tezkeresiyle ipler gerilmiş, şimdi de kopmak üzere!

Avrupa Birliği'ne, Birleşmiş Milletler'e de posta atmakla meşgulüz.

Kızıl Elma’nın ham hayal olduğunu hala anlayabilmiş değiliz.

Suriye’deki Türkmen kardeşlerimiz için olmadık fedakarlıklar yapmamıza karşın, Türkmenistan’ın sesi sedası çıkmıyor.

Zengin Arap ülkelerinden medet umar hale geldik.

Filistin diye diye yeri göğü inletip, İsrail ile ipleri kopardık.

Mısır'da, Müslüman Kardeşler'le sarmaş dolaş olup, bugünkü rejimle düşman olduk.

Şimdi mi?

İsrail ve Mısır’la yeniden barışmanın arayışı içindeyiz.

Hep kandırılıyor, hiç kandıramıyoruz.

Sadece bir defa 1 Mart’ta ABD’yi kandırdık.

Bu kandırma da başımıza bela oldu, olmaya da devam edecek gibi görünüyor!

Ülke yolgeçen hanına döndü.

Rus uçağını düşürdük diye övünenler var.

Doğu ve Güneydoğu'da güvenlik güçlerimiz hainlere karşı canları pahasına savaşırken, sürekli şehit veriyoruz.

PKK terör örgütünü ve teröristi açıktan destekleyenlerden geçilmiyor.

Siyaset dibe vurmuş, siyasetçilerin önemli bir bölümü, belli bir aymazlık içinde.

İktidar, özellikle Başbakan bir şeyler yapmanın özel çabası içindeyken, Cumhurbaşkanımız her konuya el atmakla, herkese laf yetiştirmekle meşgul.

Muhalefet mi?

Her iki parti de kendi derdine düşmüş durumda.

Millet olarak biz de birbirimize düşmüş, partizanlık, mezhepçilik ve etnik ayrımcılık yapmakla meşgulüz.

Böylesine zor, tehlikeli ve kritik durumda, kimilerine göre işimiz Allah’a kalmış gibi gözükürken, kimileri de rahmetli Atatürk’ten medet ummakla meşgul!