Değerli okurlar, mevcut iktidarın büyük oynadığı ortada. Yıllar boyu büyük yıkıntılar yaşamış, fert başına düşen geliri üç bin dolarların üzerine çıkamamış, 70 sente muhtaç olup, maaş ödeyememe noktalarını yaşamış, defalarca...

Değerli okurlar, mevcut iktidarın büyük oynadığı ortada.Yıllar boyu büyük yıkıntılar yaşamış, fert başına düşen geliri üç bin dolarların üzerine çıkamamış, 70 sente muhtaç olup, maaş ödeyememe noktalarını yaşamış, defalarca darbelerle yüz yüze gelmiş bir toplum olarak, Türkiye’nin bu sıçrayışıyla mutlu olmamız gerekirken, bir yanlışlık yapılarak tepe taklak gitmekten korkanlarımızın bu endişelerini de anlayışla karşılamamız gerekir.Ortadoğu bataklığının bugünkü rezilliğini görmek için Atatürk’e öykünmeye ya da ulusal medyanın önde gelen kalemşorlarından alıntı yapmaya da gerek yok.Çok daha önemlisi, en azından bu konuda, aynı şeyleri savunmamıza karşın, sanki farklı şeyler söylüyormuşuz gibi, saçma sapan bir tepki ortaya koymaya çalışan bazı beyinlerin, bizi birilerinin yönlendirdiğinden, ağzımıza bal çalındığından söz edebilmesindeki bayağılığa şaşırmamak gerekir.Zira günümüzdeki bazı siyasilerin, yazar çizerlerin genel anlayışı, birilerini karşısına alıp, iftira atarak ve de karalayarak kendini haklı çıkartmaya dönük bir çabaya yönelmeleri neredeyse modaya dönüştü.Biz bu modaya, tüm zorlamalara karşın yine de uymamaya çalışacağız!İşin komik yanı, bal kasalarındaki peteklerle sarmaş dolaş olmuş olanların, birilerinin ağzına bal çalındığında söz etmekle yetinmesini takdir etmek de gerekebilir!Ağızlar torba değil ki büzesin.Bizi üzen, kendilerini ilerici ve devrimci hatta sosyal demokrat olarak göstermeye çalışanların, en gerici çizgilerde yer alanlarla birlikte hareket etmeleri, darbelerle iğdiş edilen devrimcilere saygısızlık göstererek, darbecileri ve darbe girişimlerini savunmalarının yanlışlığını yıllarca bu düşüncede top koşturmuş olan birisi olarak ortaya koymamıza dönük acımasız ve de mesnetsiz hatta çirkin eleştirilerini ciddiye almamamızın nedeni, bunların ilericilikle uzaktan yakından ilgilerinin olmamasıdır.İşin en çarpıcı yanı ise, kimi Sosyal Demokratlık iddiasında olanların bugün CHP’ye oy vermek yerine MHP’ye doğru koşma noktasına gelmesi de gösteriyor ki, Türk Solu değil, solculuk iddiasında bulunan bazı beyinler, nereye koştuklarının bile farkında değiller.Onlar için solculuk, ilericilik, devrimcilik ve sosyal demokratlık, salt AK Parti karşıtlığına dayanıyor.Bu beyinler, doğal olarak, üst yapıdaki doğmalara dayalı çıkışlara tepki gösterirken, alt yapıdaki gelişmenin ileri safhada üst yapıyı da değiştirebileceği gerçeğinin farkında bile değiller.Sol öğretinin temel kuramlarından birisi de, üst yapıyı altyapının belirlediğidir. Biz bu köşeden, siyasilerin ya da bazı yazar çizerlerin, yazılarının içeriğine ve de düşünsel açılımlarına dönük, övgülerde ve yergilerde bulunmaya çalışıyoruz. Şahısların kişiliğine dönük bırakın hakareti, suçlamayı karalamayı ve iftirayı, en küçük eleştiride bile bulunma alışkanlığımızın olmadığını sanırım değerli okurlarımız çok daha iyi bilmekteler…Tabii ki bizim düşüncelerimizin, dünya görüşümüzün karşısında olanlar da olacak; ama bu karşı oluşun ne bana, ne de benden onlara dönük en küçük bir saygısızlığı içermemesi gerekir.Bu köşede dile getirilen tüm yaklaşımların, yorumların ve de öngörülerin kesinlikle doğru olduğunu iddia etme saçmalığı içinde olmamız da düşünülemez.Ama şu bilinmelidir ki, biz her konuda olabildiğince objektif ve gerçekçi olma kaygısıyla olayları ve gelişmeleri ele almaya çalışıyoruz.Belli saplantılardan özellikle uzak duruyoruz.