ŞEHİT haberleri başta olmak üzere, bir sürü olumsuzluk yüzünden, bu hafta yazı yazmama kararı almıştım. Toplum olarak, içimizin kan ağladığı, karamsarlığın tavan yaptığı bir sürecin içinden geçiyoruz. Alanya özelinde ise, geneldeki...
ŞEHİT
haberleri başta olmak üzere, bir sürü olumsuzluk yüzünden, bu hafta yazı yazmama kararı almıştım.
Toplum olarak, içimizin kan ağladığı, karamsarlığın tavan yaptığı bir sürecin içinden geçiyoruz.
Alanya özelinde ise, geneldeki bu karamsarlıktan uzak, çok olumlu gelişmelerle biraz olsun teselli bulmaya çalışıyoruz.
Bunda, başta yerel yöneticilerimiz, siyasetçilerimiz ve sivil toplum örgütleriyle birlikte, oda ve dernek yöneticilerimizin çatışmadan uzak, hizmet odaklı, başarılı çalışmalarından dolayı kendilerine ne kadar teşekkür etsek azdır.
Alanyalı her alanda, ülke genelinde etkin görevlere gelmeye başladı.
Bu sayede de Alanya’ya hizmet akışı hızlanmış durumda.
Bu olumlu tabloya, örnek kişiliği ve yapıcı siyaset anlayışıyla, ciddi katkıda bulunmuş, her görüşten insana değer vererek salt Alanya’ya ve Alanyalıya hizmet etmekten öte bir şey düşünmemiş, Alanya’nın yetiştirdiği büyük değerlerinden birisi olan Hayri Doğan’ı kaybetmenin şokunu yaşıyoruz.
Türkiye’de bir yörenin kalkınıp gelişmesi için, o yöreden çok güçlü isimlerin özellikle de siyasilerin çıkması gerekir.
Bugün bu gücü yakalamış, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olmuş Alanyalı Mevlüt Çavuşoğlu var.
Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, MHK Başkanı Kuddusi Mütüoğlu ve TGF Genel Başkan Vekili ve AGC Başkanı Mehmet Ali Dim gibi daha bir çok alanda Alanyalı değerlerimiz var.
Bence, Alanyalı'nın bu sıçrayışının öncülüğünü yapanlardan birisi de rahmetli Hayri Doğan’dı.
Siyasete tabandan, Gençlik Kolları'ndan başlamış, DYP Alanya Gençlik Kolları Başkanı olmuş.
Bir ilçeden, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kuruluna seçilmesi ve Tarım Kredi Kooperatifi Merkez Birliği Yönetim Kurulunda görev yapmış olması onun sosyal yönünün ne kadar güçlü olduğunu ortaya koymakta.
Oba Belediye Başkanlığı ve sonrasında iki dönem milletvekili olması bir yana, bir ilçeden milletvekili seçilip, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'na seçilmesi ise bambaşka bir başarı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Alanya’ya yaptığı büyük hizmetlerini de, bu komisyonda görev almış olması ve partisinde söz sahibi ve saygın bir yeri olmasıyla izah edilebilir.
Bu hizmetler sıradan hizmetler de değil. Alanya Yat Limanı, Balıkçı Barınağı, Adliye Sarayı, Dim Barajı, Oba Stadyumu, Atıksu Arıtma Tesisi, Gazipaşa Havalimanı gibi yatırımların çoğu, onun Plan ve Bütçe Komisyonunda göre yaptığı dönemde programa konan yatırımlardır.
Alanya’ya 1993 yılında geldim.
Aynı yıl, Rahmetli Turgut Gökgül’ün (Tenekeci) gazetesi Bizim Alanya Gazetesi'nde köşe yazısı yazmaya başladım ve kısa bir süre sonra da gazetenin Genel Yayın Müdürlüğünü yaptım.
Tenekeci ile Hayri Doğan çok samimi dostlardı.
Rahmetli Tenekeci fanatik bir siyasetçi, aynı zamanda Doğru Yol Partiliydi.
Rahmetli Süleyman Demirel’le çok sıcak ilişkileri vardı.
Tenekeci, Hayri Doğan’daki ışığı görmüş ve onu siyasete taşıyanların başında gelir.
Hayri Doğan’ın Belediye Başkanı, sonrasında da milletvekili olmasında Tenekeci'nin büyük etkisi olmuştur.
Hayri Doğan Alanya’ya geldiğinde muhakkak Tenekeci'yi ziyaret eder, saatlerce sohbet ederler ve geçmişteki anılarını yad ederlerdi.
Rahmetli Hayri Doğan’la tanışmam gazeteci olarak değil, Tenekeci'nin iki dostu şeklinde olmuştur.
Rahmetli Tenekeci ile Hayri Doğan’ın bana “Dostum” diye hitap etmeleri hem ilgimi çekmiş, hem de çok mutlu olmuşumdur.
Hayri Doğan’la ilgili çok sayıda dostu anılarını yazdı.
Onun Alanya’ya hizmetlerini sıraladılar.
Kişiliğini, insani yönünü anlattılar.
Ben sadece onun “Ben tillo kuşunun yavrusuyum" sözü ve yakıştırmasından söz etmekle yetineceğim.
Salt Alanyalı değil biz Türkler genelde, sağlıklarında insanlarımıza gereken değeri vermez, onlar aramızdan ayrılınca onların değerlerini anlata anlata bitiremeyiz.
Bana göre, rahmetli de sağlığında dediği gibi tillo kuşunun yavrusu gibiydi.
Ama cenazesinin, herkese nasip olmayacak bir kalabalık tarafından çok görkemli bir şekilde kaldırılması bir yana, onun aleyhinde bir tek Allah’ın kulu bile konuşmadı.
Demek ki yaşamı boyunca olumsuz hiçbir icraatı olmamış.
Demek ki toplum olarak biz değerlerimizin değerini kaybedince seslendirmeyi seviyor, sağlıklarında onlara hak ettikleri değeri vermekten özellikle kaçınıyoruz.
Dostum Tenekeci Turgut’un dostu ve benim de can dostum olan Hayri Doğan’a ruhun şad, mekanın cennet olsun diyorum.