Masallar, hikayeler ve efsanelerle bezenmiş, hayali bir dünya kurgusunda, çalışmadan, içe kapanıp, salt kendisine güvenerek ve kendisiyle övünerek yaşayan bir toplumun, hiçbir alanda başarılı olması mümkün değildir. Hatasız insan yoktur....

Masallar, hikayeler ve efsanelerle bezenmiş, hayali bir dünya kurgusunda, çalışmadan, içe kapanıp, salt kendisine güvenerek ve kendisiyle övünerek yaşayan bir toplumun, hiçbir alanda başarılı olması mümkün değildir.

Hatasız insan yoktur.

Kurumsal yapıların temelini de insan teşkil ettiğine göre, bu yapılarda da, bir sürü hata, yanlışlık hatta suiistimallerin de olabileceğini peşinen kabul etmek ve buna göre önlemler almak gerekir.

Övülmek hepimizi mutlu eder. Yapıcı eleştiri ise insana çok şey kazandırır.

Bir kurumsal yapının tabu haline getirilmesi, o yapı hakkında en küçük eleştiri getirilmemesi, o yapıyı zamanla çürütür!

Ülkemizin çevresi ateş çemberi.

Bu çember içinde ayakta kalabilmek için güçlü ve caydırıcılığı yüksek, en ileri teknolojiyle donatılmış bir orduya sahip olmak gerekir.

Ordumuzla övünmek ayrı şey, ordumuzun gücünü tam anlamıyla bilmek çok farklı şeyler.

İki kutuplu dünya koşullarında NATO’ya güvenerek, asker sayımızı yüksek tutmamıza karşın, savaş sanayisini ve buna dayalı ileri teknolojiyi ihmal ettik.

Bunda, sık sık ekonomik dar boğazlara girmemizin de büyük payı var.

Çok daha önemlisi, on yılda bir yapılan askeri darbeler Türkiye’yi her alanda geriye götürdü. Son yıllarda, Türk ordusunun kendi silahlarını kendisinin yapmaya başlaması ve teknolojisini yenilemesi çok olumlu bir gelişme.

Ordu içindeki seçkinler, asli görevlerine odaklanma yerine siyasete odaklanıp, orduyu dış tehlikelere karşı değil, iç tehdit sendromuna göre dizayn etme yanlışı içine girdiler.

Büyük Atatürk yıllar önce bu tehlikeyi gördüğü için bakın ne demiş:“Bir ordunun cevheri ne olursa olsun siyasete karışırsa birlikte hareket ve savaşma kabiliyetini esasından kaybeder. Ve vatanın müdafaa gücünü hiçe indirir. Siyasete karışmış bir ordunun karışmadan önceki disiplinli ve savaşma kabiliyetini yeniden kazanabilmesi için çok zaman ister.”Türk ordusunun ileri gelenleri, orduyu yeni koşullara göre yeniden yapılandırma arayışı içine girme yerine, mesleki dayanışmayı öne çıkarıp, OYAK gibi bir kuruluşla ülke ekonomisi içinde aktif bir rol üstlenmeye kalkmışlardır.Nedendir bilinmez! Sivil memurların kurduğu MEYAK iflas ederken OYAK büyüdükçe büyüdü!Büyük şirketlerin yönetim kurullarına sivil uzmanlardan çok emekli generallerin getirilmesinin amacı ne olabilir?Bugün için ordumuz, çevremizdeki ülkelere göre, asker sayısı olarak değil, teknolojik donanım bakımından hangi noktada? Caydırıcılığımızın ne düzeyde olduğunu vatandaş olarak tam anlamıyla biliyor muyuz?Duygusal anlamda ordumuzla övünmemiz kadar doğal bir şey olamaz ama ordumuzun gücünü de bilmemizde yarar var.Kirpi, yavrusunu "pamuğum" diye severmiş. Biz ise gerçekçi olup, duygularımızla değil aklımızla hareket etmeliyiz.Hamasetle bir yere varılmaz.Hamaset sadece kendi kendimizi tatmin etmeye yarar.Her hangi bir tehlike ile karşı karşıya kaldığımızda, hamasetin ne kadar saçma ve tehlikeli bir şey olduğunu anladığımızda ise iş işten geçmiş olur!