Adı Abdullah Ümit Sercan. Daha henüz 28 yaşında. Yani hayatının daha baharında ve 20 gün önce baba olmuş. Mardin ilimizin Midyat ilçesinde, görevi başında kahpe bir saldırı sonucunda şehit edildi. Şehidimizin bebekliğini biliyorum. Alanya...
Adı Abdullah Ümit Sercan. Daha henüz 28 yaşında. Yani hayatının daha baharında ve 20 gün önce baba olmuş. Mardin ilimizin Midyat ilçesinde, görevi başında kahpe bir saldırı sonucunda şehit edildi.
Şehidimizin bebekliğini biliyorum. Alanya Devlet Hastanesi’nde babası Durmuş Ali Bey kardeşim ile eşim aynı birimde çalışıyorlardı. Annesi Gülten bacım da aynı hastanede hemşire olarak çalışıyordu. Dolayısı ile diğer mesai arkadaşları ve ailelerimiz sık sık bir araya geliyorduk. Tatil günlerinde de bazen birlikte piknik yapıyorduk.
Şehidimiz büyük kızım ile aynı yaşlarda olduğu için misafirlikte birlikte oynarlardı. Ümit’in çok sakin ve sevimli çocukluk hali gözlerimin önünden gitmiyor. Kapı komşusu olan halamın ineğinin doğal ve taze sütünü içerek bebekliğini geçirmişti Ümit yavrum. Bunları yazarken de gözyaşlarıma hakim olamıyorum sevgili okurlar. Bu yazıyı da, Ümit’in mezarını ziyaret edip, ona dualar yolladıktan sonra kaleme alıyorum.
Konyalı bir babanın, Karslı bir annenin, memur bir ailenin ilk evladıydı Ümit yavrum. Ailesi onu vatana, millete hizmet etsin diye dünyaya getirmiş, büyütmüş, okutmuşlar, meslek sahibi yapmışlardı ve evlendirip muratlarını görmüşlerdi. Eşi Özay kızımız da ne umutlarla hayatını Abdullah Ümit ile birleştirmişti. Daha 20 gün önce evlatları Ali dünyaya gelmiş, anne ve baba olma mutluluğunu tatmışlardı. Ama gördüğünüz gibi Ümit yavrumuz aramızdan ayrıldı. Hem de haince bir saldırı neticesinde.
Okyanusta damla misali dahi olsa tesellimiz şehidimizin katillerinden birisinin yaralı olarak ele geçirilmesidir. Temennimiz diğer katillerin de yakalanıp adalete teslim edilmeleri ve hak ettikleri cezalara çarptırılmalarıdır.
“Çözüm süreci”, “Barış süreci” veya “Açılım” deyin, nedir dostlarım biliyor musunuz? Abdullah Ümit evladımızın yaralı yakalanan katil ve diğer eşkıyaların affedilip cezaevlerinden tahliye edilmesidir. İşte bununla birlikte daha pek çok kabul etmemiz asla mümkün olmayan şeylerin, devletimiz ve milletimiz yani 77 milyonun aleyhine olanlara verilmesidir. Ülkenin bölünmesinin taşlarının döşenmesidir. Bu safsataların peşinde koşanlar ve destek olanlar bilsinler ki öyle yağma yok.
Acımız çok büyük. Abdullah Ümit Sercan evladımızı cennete uğurlarken, ailesinin ve milletimizin başı sağolsun diyorum.