ABD’de otomotiv sektörünün iki büyük markasını ilgilendiren geniş kapsamlı geri çağırma kararları açıklandı. Ford, yakıt deposuyla bağlantılı güvenlik riski nedeniyle 223 bin 472 aracı geri çağırırken, Stellantis bünyesindeki Jeep için de lastik basıncı izleme sistemindeki yazılım sorunu nedeniyle 201 bin 976 araç hakkında geri çağırma süreci başlatıldı. Böylece iki ayrı güvenlik işleminin toplam kapsamı 425 bin aracın üzerine çıktı.
FORD F-150’LERDE YAKIT DEPOSU RİSKİ
ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi’nin (NHTSA) açıklamasına göre Ford’un geri çağırması, bazı araçlardaki yakıt depolarının sızıntı yapabilmesi veya yeterince sağlam biçimde sabitlenmemesiyle bağlantılı. Sorunun ilerlemesi halinde yakıt deposunun araç hareket halindeyken yerinden ayrılabileceği belirtiliyor. Geri çağırma, 2023-2027 model yıllarındaki bazı Ford F-150 araçlarını kapsıyor.
Yakıt deposunun bağlantısının bozulması yalnızca aracın çalışmasını etkileyen mekanik bir problem olarak değerlendirilmiyor. Depodan yakıt sızması motorun durmasına yol açabileceği gibi yanıcı sıvının sıcak yüzeylerle temas etmesi yangın riskini de artırabiliyor. Deponun tamamen yerinden ayrılması ise hem söz konusu araç hem de aynı yolu kullanan diğer sürücüler açısından fiziksel bir trafik tehlikesi oluşturabiliyor.
ARAÇ SAHİPLERİNDEN ÜCRET ALINMAYACAK
Ford’un geri çağırma sürecinde yetkili servislerin yakıt deposunu taşıyan bağlantı ve kayışları kontrol etmesi öngörülüyor. İnceleme sonucunda gerekli görülmesi halinde sorunlu parçalar ücretsiz şekilde değiştirilecek. Güvenlik geri çağırmalarında temel amaç, henüz herhangi bir arıza belirtisi göstermeyen araçların da üretici kayıtları üzerinden tespit edilerek risk ortaya çıkmadan önce onarılması.

JEEP’TE SORUN YAZILIM KAYNAKLI
Jeep tarafındaki geri çağırmada ise mekanik bir parçadan farklı olarak elektronik sistem öne çıkıyor. NHTSA’nın açıklamasına göre 201 bin 976 araçta lastik basıncı izleme sistemini etkileyen bir yazılım hatası tespit edildi. Sorun, sistemin düşük lastik basıncını gerektiği şekilde algılayamamasına veya sürücüyü uyarması gereken ikaz lambasının devreye girmemesine neden olabiliyor.
Lastik basıncı izleme sistemi, lastiklerden birinde belirlenen seviyenin altında basınç oluştuğunda sürücüyü uyarmak için kullanılıyor. Düşük hava basıncı; aracın yol tutuşunu, frenleme davranışını ve lastiğin çalışma sıcaklığını olumsuz etkileyebildiğinden sistem güvenlik açısından önem taşıyor. Elektronik uyarının çalışmaması durumunda sürücü, lastikteki basınç kaybını fark etmekte gecikebiliyor.
GERİ ÇAĞIRMA SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?
ABD’de güvenlikle ilgili bir kusur tespit edildiğinde üreticiler, NHTSA gözetiminde geri çağırma süreci yürütebiliyor. Kapsama giren araçlar genellikle şasi numarası üzerinden belirleniyor ve araç sahipleri üretici veya yetkili servisler aracılığıyla bilgilendiriliyor. Geri çağırma işlemleri satış sonrası rutin bakım kampanyalarından farklı olarak güvenlik sorununu gidermeye yönelik yürütülüyor ve gerekli onarım ya da yazılım güncellemeleri araç sahibinden ücret alınmadan gerçekleştiriliyor.

ARAÇ SAHİPLERİ NE YAPMALI?
Geri çağırma kapsamına girme ihtimali bulunan araçların sahiplerinin yalnızca model ve üretim yılına bakarak karar vermemesi önem taşıyor. Aynı model yılındaki bütün araçlar her geri çağırmaya dahil olmayabildiğinden kesin kontrolün aracın şasi numarası üzerinden üreticinin veya yetkili kurumların kayıtlarından yapılması gerekiyor. Araç geri çağırma kapsamında görünüyorsa yetkili servisle iletişime geçilerek gerekli kontrol, parça değişimi veya yazılım güncellemesi için işlem başlatılması öneriliyor.
OTOMOTİVDE GERİ ÇAĞIRMALAR NEDEN YAYGIN?
Modern otomobiller binlerce mekanik ve elektronik parçanın yanı sıra giderek daha fazla yazılım modülüne sahip. Bu nedenle geri çağırmalar yalnızca motor, fren veya yakıt sistemi gibi geleneksel mekanik bileşenlerden değil, sensörlerden ve araç yazılımlarından da kaynaklanabiliyor. Üreticilerin geniş araç filolarındaki olası güvenlik sorunlarını satış sonrasında tespit ederek düzeltmesi, otomotiv sektöründeki güvenlik denetiminin olağan parçalarından biri olarak kabul ediliyor.




