Tarih Mart 1983. Yer, İskele Caddesi'nde bulunan Turizm ve Tanıtma Müdürlüğü Ofisi. İlçe Müdürü Adnan Köseoğlu ile yeni tanışmıştım. Turizm ve Alanya üzerine konuşuyorduk, kendisi Alanya'da bir festival düzenlenmesi gerektiğini,...
Tarih Mart 1983. Yer, İskele Caddesi'nde bulunan Turizm ve Tanıtma Müdürlüğü Ofisi. İlçe Müdürü Adnan Köseoğlu ile yeni tanışmıştım. Turizm ve Alanya üzerine konuşuyorduk, kendisi Alanya’da bir festival düzenlenmesi gerektiğini, daha önce görev yaptığı Anamur’da 'Anamur-Girne Ortak Barış Şenliği' düzenlediğini, burada da böyle bir organizasyonu yapmak istediğini anlatmış, ben de 1961'de yapılan Muz Festivali'nden sonra ciddi bir festival yapılmadığını belirtmiştim. Daha sonra zamanın Kaymakamı Naim Dalkılıç ve Belediye Başkanı Sıtkı Ulu ile görüşülüp, bir komite kurulup çalışmaya başlanmıştı. Tarih olarak 4-9 Haziran'ı seçip kolları sıvadık.Bu organizasyonun adı ne olmalıydı? Komitede bulunanların çoğu "Alanya Turizm Festivali olsun" düşüncesindeydi. O tarihlerde Alanya Lisesi'nde görev yapan İsmail Yıldız Bey söz aldı, "Arkadaşlar, bunun adı Alanya Turizm Şöleni olsun" dedi. Nedenini soranlara "Çok basit, festival Arapça, şölen Türkçe'dir" demiş, biz de bu ismi uygun bulmuştuk.Maddi imkanlarımız kısıtlıydı. Ulaşım, reklam, konaklama gibi imkanlarımız da bugünkü gibi değildi. Şölen programımızda önce bir kortej hazırlanacak, folklör gösterileri yapılacak, müzik konserleri düzenlenecek, sergiler açılacak, konferanslar verilecekti. Bu etkinlikler için o dönemin çok önemli isimleri ve sanatçıları Alanya’ya getirildi. Safiye Filiz, Kadri Şarman, Bilgen Bengü, Arif Gölönü, Suna Batıgün, Bilge Şan, Ömer Şan, Bircan Pullukcuoğlu, Cahit Ünyaylar, Şinasi Cihan, Ankara Başkent Orkestrası, Osman Gidişoğlu, Ali Oğuz Kahya, Ertuğrul Oğuz Fırat, Deniz Som, İlkan San, Kırşehir KITHOD ekibi, Akçaabat Horon ekibi bunlardan hafızamda kalanlar. 4 Haziran 1983 günü görkemli bir kortej hazırlanmış, program başlamıştı. Nermin Adalı Sanat Eserleri Sergisi, Ali Oğuz Kahya’nın plastik ve kök çalışmaları sergisi, Haşim Yetkin’in Fotoğraflarla Alanya Sergisi, Ertuğrul Oğuz Fırat’ın modern resim sergisi, Kız Meslek ve Endüstri Meslek liseleri sergileri, Kaygusuz Abdal Konferansı düzenlenmiş, Yörük çadırı kurulup, gözleme ve ayran dağıtılmış, Kızılay’ın kurduğu çadırda kan bağışı ve kan tahlilleri yapılmıştır. O günlerde Kızılay’ın böyle bir etkinliğe ilk kez katıldığı söylenmişti.Fakat halkın en çok ilgi gösterdiği etkinlik müzik konserleri olmuştu. Bunlardan birincisi İncekum’da, ikincisi Kale’de, üçüncüsü rıhtımda halka açık olarak yapıldı.Kale'deki konserde Bilgen Bengü sahneye çıkmıştı, o sahneye adımını atar atmaz, sevgili büyüğüm Hasan Karagöz de elinde bir buketle sahneye gelip, mikrofonu aldı. Her zamanki şıklığı ve kibarlığıyla "Büyük Atatürk der ki, herkes vekil olur, bakan olur, doktor, mühendis, avukat olur ama herkes sanatçı olamaz, sanatçının eli öpülür" deyip büyük bir nezaketle Bilgen Bengü’nün elini öpüp, çiçek buketini verince "Hasan Amca'ma da bu yakışırdı" diye düşündüğümü hiç unutmadım.O günün kısıtlı imkanlarıyla bu organizasyonu, ufak tefek aksaklıklar da olsa tamamlamıştık. Bugün Alanya'da yeni bir festival başlıyor. Bugün Alanya turizmde bir marka oldu, her türlü imkan 30 yıl öncesine göre kat kat arttı. Bugünün yöneticilerinin bu tip organizasyonları daha kapsamlı ve daha eksiksiz yapacaklarına inancımı belirtirken, yukarıda saydığım yönetici ve sanatçıların bazılarının bu dünyadan göçüp gittiklerini biliyor, onları rahmetle, hayatta olanları da saygıyla anıyorum.