Sosyal yaşamımızda günlük menümüz kan ve gözyaşı. Terör finişe kalkmış durumda. Acımasız üç terör örgütüyle boğuşuyoruz. Güvenlik güçlerimiz, gece gündüz demeden ölümüne bir mücadelenin içinde. Toplum olarak hala ideolojik...
Sosyal yaşamımızda günlük menümüz kan ve gözyaşı.
Terör finişe kalkmış durumda.
Acımasız üç terör örgütüyle boğuşuyoruz.
Güvenlik güçlerimiz, gece gündüz demeden ölümüne bir mücadelenin içinde.
Toplum olarak hala ideolojik ya da siyasi hesaplar içinde saçmalamakla meşgulüz.
Siyasetçilerimiz bir türlü koalisyon oluşturamadıkları ya da koalisyonda yer almaktan kaçındıkları için, böylesine kritik bir dönemde, ülke geçici hükümetle yönetiliyor.
Partiler ve partilerin önde gelen aktörleriyle liderleri, ülkeyi ve ülke insanını düşünme yerine, partilerinin geleceğini düşünmekle meşguller.
Dünyada ekonomik anlamda küresel krizden söz edildiği, ülkede siyasi istikrarın olmadığı, terörün giderek tırmandığı şu kritik dönemde, siyasilerimiz ellerini taşın altına koyma cesaretini gösteremeyip, koalisyonlarda yer almamak için olmadık saçmalıklara ve mazeretlere sığınma aymazlığı içindeler.
Erken seçimden söz edenlere şaşıyorum.
Sanki erken seçimde farklı bir tablo mu çıkacak?
Dünü beğenmeyip, veryansın edenler, bugün beğenmedikleri dünü arar hale geldi.
Erken seçime gidip, çok daha kötü bir tablo ile karşılaşırsak, bugünü aramayacağımızı kim garanti edebilir?
Mevcudu beğenmemek, onu yıkmaya çalışırken, yerine neyin nasıl konacağının da hesap edilmesi gerekir.
Salt mevcudu yıkmaya çalışmak yerine neyin nasıl konacağını hesap etmemek, anarşiden başka bir şey değildir.
7 Haziran seçimleri öncesinde bu konuda sürekli uyarılarda bulunmuş, AK Parti'den memnun olmayanların, AK Parti'yi alaşağı ederken yerine hangi partiyi tek başına iktidara getirerek siyasi istikrarı sağlayacaklarını da iyi hesap etmeleri gerektiğinden söz etmiştik.
Bugün, AK Parti tek başına iktidar olamadı ama CHP ve MHP de iktidara gelebilecekleri bir performansı sergileyemediler ya da toplum bu partilere iktidar şansı vermedi.
Bu belirsizlik, ülkeyi yeniden koalisyonlar dönemine taşımış oldu.
Türkiye siyasetinde koalisyonlar dönemleri toplum için kaos hatta fetret devri olmuştur.
Toplum olarak biz, demokrasiyi yeterince özümlemiş ve bir yaşam biçimi olarak benimsemiş bir toplum değiliz.
Biz ortak akıl ve kolektif bilinçten oldukça uzak, tek adam geleneğine sahip ümmetçi bir toplumuz.
İşte bu yüzdendir ki, siyasetçilerimizin bir araya gelerek, güçlü bir koalisyon kurmaları mümkün gözükmüyor.
İnşallah yanılırım.