CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, büyük bir alayı vala ile AK Parti Genel merkezine giderek, AKP Genel Başkanı ve Başbakan R.Tayyip Erdoğan ile, PKK sorununa birlikte neşter vuralım diyerek iyi bir girişim yaptı. Bu girişim medyada ve...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, büyük bir alayı vala ile AK Parti Genel merkezine giderek, AKP Genel Başkanı ve Başbakan R.Tayyip Erdoğan ile, PKK sorununa birlikte neşter vuralım diyerek iyi bir girişim yaptı. Bu girişim medyada ve kamuoyunda çok olumlu bir etki yarattı. Medya günlerce bu konu hakkında yayın yaparak olayın ne denli önemli olduğunu vurguladı. Elbette, bu oluşumda MHP’nin de, BDP’nin de bulunmaları, katkı sağlamaları arzu ediliyordu. Ancak, MHP olayı ters yönden ele aldığı için hiçbir girişimin içinde olmayacaklarını kamuoyuna bildirdiler. Biz bile bu olayı gazetemizde 15 haziran Cuma günü “Terör sorunu ve siyaset adamlarımız” başlıklı yazımızda ele almış, MHP’yi eleştirmiş, CHP’yi bu girişiminden ötürü tebrik etmiştik. Daha, aradan 24 saat dahi geçmeden, CHP, başkan yardımcısı Nihat Matkap vasıtasıyla, kaba tabiri ile kıvırtmaya başladı. Esasen, AKP ve CHP’nin meclisteki çoğunluğu yılların terör örgütünü çözecek her türlü kararı almaya müsaittir. Buna rağmen, sayın Matkap parti sözcüsü olarak Erdoğan’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesinde dile getirdiği “AKP ile CHP çözüm için yeter” önerisine ilişkin diyor ki: “Yetki ve sorumluluk dengesi yok. Bizim önerimizle Erdoğan’ın önerisi arasında uzaktan, yakından bağ yok. CHP elinde istihbarat, dış politika ve iç güvenlik bilgileri olmadan böyle bir çalışmada yer alamaz. AKP iyi niyetli çağrı yaptı. Ama uygulamada karşılığı yok. AKP ile ortak programımız yok ki. Yetki ve sorumluluk dengesi olmayan bir projede niye yer alalım. Biz AKP ile koalisyon ortağı mıyız?” gibi bir olumsuzluk ileri sürerek CHP’nin işi yokuşa sürdüğünü vurguluyor. Kemal Kılıçdaroğlu da Metal-İş sendikasının genel kurulunda “Analar ağlıyor. Peki nasıl ağlamayacak? Sözle olmaz. Bir araya geleceğiz, konuşacağız. Nerede? TBMM çatısı altında, 4 siyasi parti bir araya gelsin. Üslubumuzu yumuşatacağız. Birileri duysun diye bunu söylüyorum. Birilerine öğüt, nasihat vermek gibi hakkım, yetkim yok” gibi bir konuşma yapıyor ve AKP ile yapılan görüşmenin ölü doğduğunu ifade ediyor. O da biliyor ki, MHP de BDP de bugüne kadar hiçbir proje üretmedikleri gibi aksine her yapılanın da karşısında yer almışlardır. Elbette, meclis çatısı altında bulunan 4 partinin, 30 Yıldır kanımızı emen PKK belasından kurtulmak için bir araya gelip beraberce bir veya birkaç proje üreterek akan kanı durdurmaları beklenen ve özlenen bir girişim olacaktır. Ama, bu beklenti ve özenti olamazsa, o zaman bu sorun ebedi olarak tepemizde duracak mı? Bu büyük memleket meselesini görmezden gelmek için siyasetçilerimizin kör ve sağır olması gerekir ki, zan etmek istemiyoruz. Ancak, hala olumsuz davrananlara ne sıfat vereceğiz, takdirlerinize bırakıyorum.CHP Lideri, ilk hareketi ile kamuoyunda iyi bir puan almıştı ama herhalde bu kıvırtma hareketinden sonra yine eski tas, eski hamam kalacaklardır. Yazık, çok yazık.