Aslında Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok, seçim sonrasında oluşacak siyasi tablo çok daha önemli. Türk siyasi tarihinde, tek parti dönemi de dahil, bu kadar uzun bir süre Başbakanlık koltuğunda kalmış, Sayın Erdoğan'dan başka bir...

Aslında Cumhurbaşkanlığı seçiminden çok, seçim sonrasında oluşacak siyasi tablo çok daha önemli.Türk siyasi tarihinde, tek parti dönemi de dahil, bu kadar uzun bir süre Başbakanlık koltuğunda kalmış, Sayın Erdoğan’dan başka bir siyasetçi yok.Türkiye, siyasi istikrarsızlıkların tavan yaptığı koalisyonlar dönemlerinde krizden krize sürüklenmiştir.Rahmetli Menderes, rahmetli Özal ve de bugün için de Sayın Erdoğan’ın Başbakanlığı dönemlerinde, tek başlarına iktidar olmalarından da kaynaklanan, çok ciddi gelişmelere imza atma başarısını göstermişlerdir.Olaya siyasi istikrar ve bu istikrar sayesinde de ülkenin kazanımları anlamında bugünkü siyasi gelişmeleri ele aldığımızda.Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimi çok ama çok önemli!Seçim nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, AK Parti'nin çok ciddi bir sıkıntı içine gireceği kanısındayım.Rahmetli Özal’ın iki dönem ortaya koyduğu başarıları saymakla bitiremeyiz.Amma, sonrasında ANAP’ın başından ayrılıp Cumhurbaşkanı olunca, hem ANAP, hem de ülke yıllarca siyasi krizden krize sürüklendi.Benim merak ettiğim esas konu, er geç AK Parti önemli ölçüde oy kaybetmeye başlayıp, muhalefete düşme noktasına geldiğinde, iktidar alternatifinin hangi partinin olacağı?Bu parti CHP mi yoksa MHP mi olacak?Geçmişte ANAP iktidar, ana muhalefet partisi ise SHP iken, DYP de üçüncü partiydi.Rahmetli Erdal İnönü’lü SHP Demirel’li DYP’nin kuyruğuna takılıp Özal’ı devirme konusunda büyük bir dayanışma sergilemişlerdi.Sonrasında, Demirel’li DYP birinci parti olarak iktidara gelirken, SHP ikinci parti konumundan üçüncü parti konumuna düşmüştü!Rahmetli Erdal İnönü SODEP Genel Başkanı olarak, HP Genel Başkanı Rahmetli Aydın Güven Gürkan’la SHP birleşmesinden kısa bir süre önce Kastamonu’ya gelmişlerdi.Yemekte her ikisiyle de karşı karşıyaydım.Kendilerine, siyaseten sayın Demirel’in peşine takılmaya devam edersek, Özal sonrasının meyvelerini sayın Demirel’in toplayacağını, bizimse ikinci parti konumundan üçüncü parti konumuna düşeceğimizi söylediğimde, haklı olabileceğimi ama olaya bu şekilde angaje oluklarını söylemişti.Bugün de, Türk siyaseti yepyeni bir sürece girecek gibi gözüküyor.AK Parti üç dönem garabeti nedeniyle ve de Sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olsun ya da olamasın bu seçimde adaylığını koyup AK Parti’nin başından ayrıldığı an, büyük zarar göreceği kanısındayım.Böylesine çok kritik ve de tehlikelerle dolu süreci Sayın Erdoğan’ın ya da Sayın Erdoğan sonrasında partinin başına geçecek bir başka birinin atlatabilmesinin çok zor olduğu da bir gerçek.Umarız bu süreç, Türkiye’yi yeni bir krize sürüklemez.Aslında CHP ve MHP’nin, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmaması için bu kadar efor sarf etmelerine bile gerek yok.Siyaset bir sanat hatta bir satranç oyunu gibidir.CHP ve MHP’nin Sayın Erdoğan’ın bir biçimde AK Parti'nin başından ayrılması için politika üretmeleri gerekir.Bunun için de, en azından, Cumhurbaşkanı olmasını istemeseler bile, Cumhurbaşkanlığına aday olması için özel çaba sarf etmeleri gerekir.Sayın Erdoğan, aklını başına toplayıp, Cumhurbaşkanlığı adaylığından vazgeçip partinin başında kalırsa, Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Bahçeli’nin ne yapacaklarını bilen var mı?