Emre, Türk Milli takımının en başarılı futbolcularından birisi. Aynı zamanda, Türkiye'yi Avrupa'da hem de İspanya'nın en gözde kulüplerinden birisi olan, Atletico Madrid'de temsil ediyor. Türk Milli takımının önünde...

Emre, Türk Milli takımının en başarılı futbolcularından birisi. Aynı zamanda, Türkiye’yi Avrupa’da hem de İspanya'nın en gözde kulüplerinden birisi olan, Atletico Madrid’de temsil ediyor. Türk Milli takımının önünde de, dünya kupasına katılabilmek için kazanması gereken hayati önem taşıyan karşılaşmalar var.

Böylesine önemli bir süreçte, Türk futbolu için böylesine önemli bir futbolcuyu AİHM’e bir Türk takımının yöneticileri tarafından dava edilmesini bir hakkın arayışı olarak değerlendirmek mümkün mü?

Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve de Trabzon yani dört büyüklerin fanatik taraftarlarıyla yöneticileri, Avrupa’da rakiplerinin başarılı olmasını istememeleri, birbirlerinin ayağının altına karpuz kabuğu koymaları akıl ve mantıkla izah edilemez. Zira, bir Türk takımı Avrupa’da ne kadar başarılı olursa Türkiye o kadar puan kazanıp, bu puanlar sayesinde de Avrupa’daki karşılaşmalarda daha fazla Türk takımı yer alma imkanı bulmakta. Bunun hesabını bile yapmaktan aciz, ya da bu hesabı yapsa bile, hasedinin esiri olan beyinler, Türk olsa ne yazar, yabancı olsa ne yazar?

Fenerbahçe’nin birçok efsane Türk futbolcusu varken, Brezilya’ya yani memleketindeki bir takıma gitmeyi kafasına koyduktan sonra Fenerbahçe’yi karıştıran, taraftarı tahrik eden, Başkan Aziz Yıldırım’a ve Teknik Direktör Aykut Kocaman’a savaş açan Alex’in heykeli kentin merkezine dikilebiliyor ve taraftar, bu oyuna gelip, Fenerbahçe’nin en kritik Avrupa karşılaşması öncesinde sporcuları, teknik adamı ve başkanı yuhalayabiliyorlar. Aslında Fenerbahçe üzerinde bir oyun oynanıyor ve Alex de bu oyunun bir parçası haline geldi!

36 yaşına gelmiş, takıma zarar vermeye başlamış bir futbolcu için, ortalığı ayağa kaldıran, en kritik karşılaşma öncesinde, futbolcuları, Teknik adamı ve başkanı protesto etme saçmalığını tezgahlayan beyinlere Fenerbahçeli futbolcular, tüm bu olumsuzluklara rağmen, Mönchengladbach’ı hem de Almanya’da kendi saha ve seyircisi önünde 4-2 yenerek, sözde taraftarlara bir güzel ders vermiş oldular.

Aykut Kocaman gibi birisinin, Alex’i kıskanması, “Sen benden büyüksün” demesi mümkün mü? Eğer mümkün değil diyorsanız ve Alex’in bu iddiasını saçma buluyorsanız, Alex’in gönderilmesinin de doğal bir gelişme olduğunu kabul etmek gerekir!

Milli takımın teknik direktörü Abdullah Avcı'yı, Hamit’e özellikle de Selçuk İnan’a takımda yer vermedi diye taraftar protesto edebiliyor.

Selçuk İnan hangi Avrupa karşılaşmasında başarı gösterdi? Galatasaray’da da eski performansından ne kadar uzak olduğu ortadayken, bir futbolcuyu öne çıkarıp, sahadaki diğer futbolcuların motivasyonunu bozduklarının bile farkında olmayan, sözde Milli takım ve Fenerbahçe taraftarı olduklarını iddia eden beyinlere taraftar demek mümkün mü?

Özellikle ulusal medyada ahkam kesen spor yazarları ve yorumcuların, bu tür rezilliklere dur demeleri gerekirken, reyting uğruna Türk futbolunun içine etmeye devam etmeleri anlaşılır gibi değil!