Batik Air’in Kendari-Cakarta seferinde yaşanan olay, havacılıkta pilot yorgunluğu ve dinlenme yönetimini yeniden gündeme taşıdı. Uçakta 153 yolcu ile pilotlar ve kabin ekibi bulunurken, seyir sırasında kaptan pilotun dinlenmeye geçmesinin ardından kokpitte görev başında kalan yardımcı pilot da istemeden uykuya daldı. Böylece iki pilot yaklaşık 28 dakika boyunca aynı anda uyurken Airbus A320 otomatik pilot sistemiyle uçuşunu sürdürdü.

KKTC’de tüp bebek skandalı: Şüpheli çocuk sayısı 30’a çıktı
KKTC’de tüp bebek skandalı: Şüpheli çocuk sayısı 30’a çıktı
İçeriği Görüntüle

HAVA TRAFİK KONTROLÜ DEFALARCA ULAŞMAYA ÇALIŞTI

Endonezya Ulusal Ulaşım Güvenliği Komitesi'nin (KNKT) incelemesine göre yardımcı pilot, hava koşullarından kaçınmak amacıyla uçağın yön kontrolünü otomatik seyrüsefer modundan belirlenen baş istikameti takip eden moda aldı. Daha sonra yardımcı pilotun da uykuya dalmasıyla uçak, sisteme son girilen istikamette ilerlemeyi sürdürdü. Cakarta hava trafik kontrol merkezi mürettebata ulaşmaya çalıştı ancak çağrılar karşılıksız kaldı. Kontrolörler başka uçakların pilotlarından da Batik Air seferiyle temas kurmalarını istedi.

KNKT'nin nihai raporunda, hava trafik kontrolünün yanıtsız kalan ilk çağrıların ardından uçağa çok sayıda kez ulaşmaya çalıştığı belirtildi. Yaklaşık 28 dakika sonra kaptan pilot uyandığında uçağın planlanan uçuş hattında olmadığını fark etti ve yardımcı pilotu uyandırdı. Mürettebat yeniden hava trafik kontrolüyle bağlantı kurarak uçağı doğru rotaya yönlendirdi. Sefer daha sonra Cakarta'da sorunsuz şekilde tamamlandı; olayda yaralanma veya uçakta hasar meydana gelmedi.

OTOMATİK PİLOT NE YAPTI?

Olay, otomatik pilot sistemlerinin işlevi konusunda da önemli bir örnek oluşturdu. Modern yolcu uçaklarında otomatik pilot; irtifa, hız ve yön gibi uçuş parametrelerini pilotların yaptığı seçimler ve uçuş yönetim sistemindeki bilgiler doğrultusunda takip edebiliyor. Ancak bu sistem, kokpitteki pilotların görevini bütünüyle devralan bağımsız bir “uçuş kaptanı” değil. Pilotların hava trafik kontrolünden gelen yeni talimatları değerlendirmesi, hava durumunu izlemesi, sistemleri kontrol etmesi ve gerektiğinde rotada değişiklik yapması gerekiyor.

Batik Air olayında da uçak otomatik pilot sayesinde kontrolünü ve uçuşunu sürdürmesine rağmen son seçilen istikameti takip ettiği için planlanan rotadan uzaklaştı. Bu durum, otomasyonun uçağın temel uçuş parametrelerini koruyabilmesine karşın insan gözetiminin neden kritik olduğunu ortaya koydu. Özellikle yoğun hava sahalarında hava trafik kontrolüyle kesintisiz iletişim, uçaklar arasındaki emniyetli ayrımın korunmasında önemli rol oynuyor.

PİLOT YORGUNLUĞU HAVACILIĞIN KRİTİK RİSKLERİNDEN

Havacılıkta yorgunluk yalnızca kişinin kendisini uykulu hissetmesi anlamına gelmiyor. Uzun çalışma süreleri, gece veya sabahın çok erken saatlerindeki görevler, biyolojik saatin bozulması, yetersiz ya da kalitesiz uyku ve kişisel yaşam koşulları pilotların dikkat seviyesini etkileyebiliyor. Yorgunluk; tepki süresinin uzaması, karar verme yeteneğinin zayıflaması ve kısa süreli istemsiz uyku olarak bilinen “mikro uyku” gibi sonuçlara yol açabiliyor.

Bu nedenle ticari havacılıkta yalnızca pilotların sağlık açısından uçuşa elverişli olup olmadığı değil, görev ve dinlenme sürelerinin nasıl planlandığı da emniyet sisteminin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Havayolları ve düzenleyici kurumlar, uçuş ve görev süresi sınırlarının yanı sıra yorgunluk riskinin yönetilmesine yönelik prosedürler uyguluyor. Pilotların kendilerini görev için yeterince dinlenmiş hissetmedikleri durumları bildirebilmeleri de bu sistemin önemli unsurları arasında bulunuyor.

SAĞLIKLI OLMAK DİNLENMİŞ OLMAK ANLAMINA GELMİYOR

İncelemede öne çıkan konulardan biri, pilotların uçuş öncesinde görev yapmaya sağlık açısından uygun kabul edilmiş olmalarıydı. Ancak standart sağlık kontrolleri ile kişinin önceki saatlerde ne kadar kaliteli uyuduğunu değerlendirmek aynı şey değil. Bir pilot gerekli sağlık şartlarını karşılıyor olsa bile uyku eksikliği nedeniyle dikkat ve performans kaybı yaşayabiliyor. Bu nedenle modern havacılıkta yorgunluk, yalnızca bireysel bir sorun değil, çalışma programından dinlenme koşullarına kadar birçok değişkenin birlikte ele alınmasını gerektiren operasyonel bir risk olarak görülüyor.

İNCELEME SONRASI EMNİYET TEDBİRLERİ GÜNDEME GELDİ

Olayın ardından Batik Air, söz konusu uçuşta görev yapan pilotları tedbir amacıyla geçici olarak görevden çektiğini açıklarken Endonezyalı yetkililer de süreci havacılık emniyeti açısından incelemeye aldı. KNKT, havayolunun uçuş ekiplerinin yeterli şekilde dinlenmesini sağlayacak uygulamalarını ve kokpit prosedürlerini güçlendirmesine yönelik emniyet tavsiyelerinde bulundu. Bu tür incelemelerin temel amacı yalnızca kişisel sorumluluğu belirlemek değil, benzer bir olayın tekrar yaşanmasına yol açabilecek operasyonel ve kurumsal riskleri tespit ederek emniyet zincirini güçlendirmek olarak öne çıkıyor.

HAVACILIKTA BENZER OLAYLAR NEDEN İNCELENİYOR?

Pilotların yorgunluk veya istemsiz uyku yaşadığı vakalar dünya havacılığında zaman zaman güvenlik soruşturmalarına konu oluyor. Bu olaylar kazayla sonuçlanmasa bile “ciddi olay” veya emniyet riski kapsamında ayrıntılı biçimde değerlendirilebiliyor. Uçuş kayıtları, hava trafik kontrolüyle yapılan görüşmeler, pilotların görev ve dinlenme programları ile şirket prosedürleri incelenerek olayın hangi koşullarda ortaya çıktığı belirlenmeye çalışılıyor. Elde edilen bulgular ise eğitim, ekip planlaması, yorgunluk yönetimi ve kokpit prosedürlerinin geliştirilmesinde kullanılabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi